1953'te petrolünü elinden alan emperyalizm, 1979'dan beri halkı açlığa mahkûm eden yaptırımlar, 2020'de kahraman komutanını şehit eden terör devleti...
1953'te petrolünü elinden alan emperyalizm, 1979'dan beri halkı açlığa mahkûm eden yaptırımlar, 2020'de kahraman komutanını şehit eden terör devleti... İran, bağımsızlığı uğruna yarım asırdır tek başına direnen bir ülke. Mart 2026'da ABD'nin İsrail'e destek için doğrudan savaşa girmesiyle bu zulüm zinciri yeni bir vahşet boyutuna ulaştı. Ama İran hâlâ ayakta. Çünkü haklı olan, kazanır.
Mart 2026: Emperyalizmin Açık Saldırısı
Haziran 2025'te İsrail İran’a saldırdı. İran'ın nükleer tesisleri hedef alındı, ama İran balistik füzelerle karşılık verdi. 12 gün süren çatışmada İsrail Demir Kubbenin çöktüğünü gördü. Tel Aviv'de sirenler susmadı, halk korkuyla yaşadı. Batı medyası "zafer" diye bağırsa da gerçek ortadaydı: İran boyun eğmedi.
Mart 2026'da ABD sahaya indi. İsrail'in oyununa gelen Pentagon, "destek" bahanesiyle doğrudan müdahale etti. ABD uçak gemileri Basra Körfezi'nde konuşlandı, F-35'ler İran topraklarını bombalamaya başladı. Trump'ın "İran'ın nükleer kapasitesini tamamen yok edeceğiz" sözleri, açık bir işgal ilanıydı.
Yaşananlar artık İsrail-İran çatışması değil, ABD-İsrail ittifakının bağımsız bir Müslüman ülkeye karşı açtığı emperyalist bir saldırıdır. Bir tarafta trilyon dolarlık teknoloji, dünyanın en büyük donanması. Diğer tarafta 45 yıldır yaptırımlarla kuşatılmış, yalnız bırakılmış İran. Ama İran direniyor.
Süregiden Savaş: Direnişin Zaferi
ABD'nin müdahalesi savaşı uzattı ama sonucu değiştirmedi. İran Devrim Muhafızları her gün ABD üslerine füze yağdırıyor. Katar'daki, BAE'deki, Irak'taki Amerikan üsleri hedef alınıyor. Hürmüz Boğazı kapatıldı, küresel enerji akışı durdu. Batı ekonomisi titriyor, petrol fiyatları fırladı.
İran'ın yerli İHA'ları ABD'nin pahalı savaş uçaklarını düşürüyor. Füze teknolojisi ambargoya rağmen gelişiyor. İran "bizi yıkamazsınız" mesajını her gün kanıtlıyor. Bu eşit güçlerin savaşı değil, ama İran'ın onurlu direnişi emperyalizme meydan okuyor.
Tarihin Kara Sayfaları: Batının İran'a İhaneti
1953'te Muhammed Musaddık, İran'ın petrolünü milletine geri vermek istedi. Sonuçta CIA ve MI6 demokratik hükümeti devirdi, Şah diktatörlüğünü 25 yıl tahtta tuttu. Batı İran'ın demokrasisini çaldı, petrolünü sömürdü, halkını zulme mahkûm etti.
1979'dan beri süren yaptırımlar, tıbbi malzemelerden uçak parçalarına kadar her şeyi yasakladı. Kanser hastaları ilaç bulamıyor, çocuklar beslenemiyor. Bu savaş suçunu; BM'in kendi raporları, yaptırımların "hedefli" olmadığını, sivilleri vurduğunu kabul etti.
2020'de Kasım Süleymani, (IŞİD'e karşı mücadele eden) bir komutandı. ABD, Bağdat Havalimanı'nda onu katletti. Uluslararası hukuk çiğnendi. 2026'da ABD bu suikastın hesabını vermek yerine savaşı büyüttü.
Nükleer Yalan: Bahane Değil, Hedef
Batı "İran nükleer silah yapıyor" diyerek saldırıyor. Peki İsrail'in 200 nükleer başlığı var, neden ona hiçbir yaptırım yok? İran NPT'ye imza atmış, denetimlere açık olmuş bir ülke. 2015 anlaşmasını imzaladı ama ABD tek taraflı çekildi.
Gerçek şu: ABD-İsrail ittifakı İran'ın bağımsızlığını hedef alıyor. Nükleer bahane sadece saldırı için bir örtü. İran'ın talebi açık: "Bizi vuranlar nükleer silahlara sahip. Kendimizi savunmak için caydırıcıya ihtiyacımız var." Bu meşru bir hak.
Direniş Ekseni: Tek Yürek
Mart 2026'da direniş ekseni tek vücut oldu. Husiler Kızıldeniz'de ABD-İsrail gemilerini vuruyor. Lübnan'da Hizbullah İsrail sınırında çatışmaları sürdürüyor. Irak'ta Haşdi Şabi ABD üslerine saldırıyor. Yemen, Filistin, Lübnan, Irak... Her yerde emperyalizme karşı direniş var.
İran yalnız değil. 45 yıldır kurduğu direniş ağı şimdi ABD'ye karşı tek ses oluyor. Bu "terör" değil, özgürlük mücadelesidir.
Ekonomik Kuşatma: Halkın Zaferi
Yaptırımlar İran halkını yıldıramadı. Şimdi de savaş yıldıramıyor. Tahran'ın caddelerinde hâlâ direniş marşları yankılanıyor. İranlılar biliyor: Açlıkları emperyalizmin cezası. Bağımsızlıkları kanları pahasına korunacak bir değer.
ABD'nin savaşı İran'ı güçlendirdi. Yerli sanayi, savunma teknolojisi hızla gelişiyor. Ambargo bağımsızlığın bedeli. Ve İran bu bedeli ödemeye hazır.
Sonuç: Haklı Olan Kazanacak
İran yarım asırdır emperyalizme karşı duruyor. 1953'te petrolü çalındı, 1979'dan beri açlığa mahkûm edildi, 2020'de komutanı katledildi, 2025'te tesisleri vuruldu, 2026'da ABD doğrudan saldırdı. Ama hâlâ ayakta. Hâlâ direniyor. Hâlâ bağımsız.
Bu "stratejik zafer" değil, onurlu bir varoluş mücadelesidir. İran mazlumların sesi, zalimlerin korkusudur. Tarih gösterdi ki zulüm sonsuza kadar sürmez. Haklı olan sonunda kazanır. İran haklıdır.
"Emperyalizme karşı direnen her ulus, özgürdür."