Muhteşem Bir Tasavvuf Musikisi Konseri İle Final Yaptı

Geçtiğimiz 20.06.2026 günü Kahramanmaraş Edebiyat ve Sanat Derneği (MESDER), kelimenin tam anlamıyla hafızalardan silinmeyecek, ruhları dinlendiren muhteşem bir kültür köprüsüne ev sahipliği yaptı. Kahramanmaraş Öğretmen Akademileri Musiki Akademisi, düzenlediği muhteşem sezon finali konseriyle bizleri hem musiki tarihimizde derin bir yolculuğa çıkardı hem de şehrimizin kayıp bir hafızasını yeniden tazeledi.

Türk Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Vakfı Kahramanmaraş Temsilciliği ile Kahramanmaraş Hz. Mevlânâ Kültürü; Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği “Kahramanmaraş’ta Mevlevilik ve Tasavvuf Musikisi Geleneği” başlıklı program, sadece bir konser değil, adeta ruhlarımızı hafifleten, gönülleri mest eden bir musiki terapisi oldu.

"Hz. Mevlâna Kim Değildir?"

Programın açılış konuşmasını yapan Kahramanmaraş Hz. Mevlânâ Kültürü; Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Derneği’nin Başkan Yardımcısı Mesut Bilginer, ezber bozan bir soruyla sözlerine başladı: "Biz bugün ‘Hz. Mevlâna kim değildir?’ sorusunun cevabını konuşalım." Bilginer, günümüz dünyasında Hz. Mevlâna’yı sadece seküler bir "filozof" ya da "hümanist" kalıbına sıkıştırmaya çalışanlara karşı haklı bir serzenişte bulundu. O’nun ulu bir İslam velisi olduğunu vurgulayarak, bizzat Hazretin o meşhur rubaisini hatırlattı:

"Yaşadığım müddetçe bendesiyim Kur`ân'ın / Yolunun toprağıyım Muhammed Mustafâ'nın / Kim bundan başka bir söz naklederse benden / Nakleden de şikâyetçiyim o sözden de."

Bilginer ayrıca yüreğimizi burkan tarihi bir gerçeği de paylaştı. Bir zamanlar Osmanlı coğrafyasında faal olan 114 Mevlevihane’den bugün sadece 30 binanın ayakta kalabildiğini, yok edilenlerden birinin de Maraş Mevlevihanesi olduğunu belirtti. Maalesef bu kadim bina, 9 Şubat 1920’de şehirden kaçan Fransız işgalciler tarafından yakılmıştı.

Kültürel Mirasın Peşinde Bir Adım

Daha sonra söz alan KSÜ İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Musikisi Hocası ve koro şefi Ahmet Görüzoğlu, Maraş’ın kadim musiki kültürüne ve bu Mevlevihane’nin şehrin kültürel mirasına katkılarına değindi. Saraçhane Meydanı karşısında şimdi olmayan Dulkadiroğlu Hükümdarı Alaüddevle Bey’in vakfettiği Fransızların yaktığı Maraş Mevlevihanesi’nin olduğu alanda tam yüzyıl sonra ilk kez bir sema mukabelesi ve tasavvuf konseri yapıldığını hatırlatan Görüzoğlu, “En büyük gayemiz bu kutlu mekânı yeniden Kahramanmaraş’a kazandırmak. Bu konuda uzun yıllardan beri araştırmalar yapan hatta bu konuda Maraş Mevlevihanesi isimli eser kaleme alan Mesut Bilginer ve Ali Avgın’a teşekkür ediyorum”

Kulaklardan Gönüllere Akan Nağmeler

Programın ikinci bölümü ise tam bir manevi ziyafetti. Kahramanmaraş Hz. Mevlânâ Kültürü; Tasavvuf Musikisi ve Folklorunu Araştırma ve Yaşatma Derneği sanatçıları Ahmet Görüzoğlu tarafından yönetilen konserde şu sanatçılar yer aldı. Hanendeler: Mesut Bilginer, Resul Altınköprü, Abdulkadir Tekerek, Bekir Sıddık Tekerek, Muhammet Karaokur. Sazendeler: Ney Mustafa Çam, Kanun Mehmet Akif Işık, Ud Mehmet Ali Sarıtürk, Kudüm Sabri Özilcan, Bendir Furkan Arıkan, Halile Emrehan Emiroğlu, Bendir Fehmi Kuşçu yer aldı.

Neyzen Mustafa Çam’ın Hüseyni makamındaki ruhu dinlendiren taksimiyle perdeyi açtı. Ardından Hafız Muhammed Karaokur’un yüreklere işleyen Salâ’sı yükseldi.

Konserin ilk eseri, güftesi ve bestesi bizzat Mesut Bilginer’e ait olan, Ehl-i Beyt sevgisini ilmek ilmek işleyen “Cenâb-ı Ali’ye Selman olasın” ilahisiydi:

Meftûn ol ki Ehl-i beyt-i Tâhâ’ya

Medyûn ol ki Fatımat-üz Zehra’ya

Müştâk ol ki Aliyy-ül Murtezâ’ya

Cenâb-ı Ali’ye Selman olasın

İmam-ı Hasan allâme-i cihandır

İmâm-ı Hüseyin cânan-ı cinandır

Zeyn-el Âbidin seyl-i hurûşandır

Mânâ aleminde mihmân olasın

İmam-ı Bâkır kurbiyet eylesin

Câfer-ı Sâdık hamiyet eylesin

Mûsa-yı Kâzım merhamet eylesin

Aliyy-ül Rızâ’ya hânümân olasın

Muhammed Tâkî vü Hâdi-yül Nâkî

Ebû Muhammed Hasan-ül Askerî

Sâhib-üz zamandır İmâm-ı Mehdî

Dîvâne’ye de sâyebân olasın

Bu güzel eserin ardından kulaklarımızın pasını silen klasik tasavvuf eserleri ardı ardına sıralandı: "Affet isyanım benim", "Severim seni ben candan içeri", "Derman arardım derdime" ve "Tevhid etsin dilimiz".

Maraşî Dervişleri Sahnedeydi

Rast makamındaki eserler bölümünde ise salondaki huşu duygusu zirveye ulaştı. "Ey Güzellerden Güzel Rûhum Resul-i Kibriya", "Muhammedün Eşrefü'l Arâbî Ve'l Acemi" gibi eserlerin arasında, bu geceye özel çok kıymetli bir yerel hazine parıldıyordu. Güftesi Furkan Arıkan’a, bestesi ise Ahmet Görüzoğlu’na ait olan “Maraşî Dervişleri” isimli eser, salonu adeta büyüledi:

Tevhid eder dilleri / Bu bağın bülbülleri

Bîdârdır seherleri / Maraşî dervişleri

Saf tutmuş meydânında / Gözleri ihsânında

Sükût var lisânında / Maraşî dervişleri

Uyandır kandilleri / Aşk ehlinin gülleri

Vecd ile sohbetleri / Maraşî dervişleri

Dindirir hasretleri / Muhabbet meclisleri

Bir olur gönülleri / Maraşî dervişleri

Yüz sürerler kapında / Cem olmuş erkânında

Dizilmiş devrânında / Maraşî dervişleri

Düşmüş aşkın izine / Bakar ol kemâline

Baş koymuş eşiğine / Maraşî dervişleri

Rast eserlerin hitamında Bekir Sıddık Tekerek’in etkileyici kasidesi, salat-u selamlar ve Hafız Mehmet Ali Sarıtürk’ün ruhları dinlendiren Kur’an-ı Kerim tilavetiyle program nihayete erdi.

Vefa ve Teşekkür

Program sonunda konsere emek verenler plaketlerle taçlandırıldı. Kahramanmaraş Öğretmen Akademileri Müzik Akademisi’nce hazırlanan teşekkür plaketleri MESDER Başkanı Ali Avgın tarafından, Mesut Bilginer ve Ahmet Görüzoğlu’na takdim edildi. Ayrıca, Öğretmen Akademileri programlarının finali olması hasebiyle Öğretmen Akademileri İl Koordinatörü Selçuk Kaba ise Ali Avgın’a Mesder derneğinin sanata Öğretmen Akademilerine sunduğu katkılardan dolayı bir şükran plaketi sundu.

Programa çok sayıda öğretmen ve musikisever izleyicinin katıldığı bu müstesna konser, çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.

Şehrimizin kültürel damarlarını besleyen Kahramanmaraş Öğretmen Akademileri Musiki Akademisi’ne, Mevlânâ Kültürü ve Tasavvuf Musikisi Derneği’ne, ev sahibi MESDER’e ve özellikle salonu doldurarak bu manevi iklime ortak olan fedakâr Andırınlı Öğretmenlerimize şehrimiz adına kalbi bir teşekkürü borç biliriz. Ruhu besleyen bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi dileğiyle...

Selam ve sevgilerle.