Cumhuriyet Dönemi Türk Halk şiirinin mümtaz şairi Abdurrahim Karakoç, vefatının 14. yıl dönümünde araştırmacı yazar Ramazan Avcı’nın gerçekleştirdiği “Türk Şiirinin Neoklasik Şairi Abdurrahim Karakoç” konulu konferansla anıldı.

Kahramanmaraş İl Millî Eğitim Müdürlüğü bünyesinde hayata geçirilen Kahramanmaraş Öğretmen Akademileri Projesi kapsamında Kahramanmaraş Edebiyat Sanat Derneğinde (MESDER), Abdurrahim Karakoç’un vefat günü olan 7 Haziran’da düzenlenen konferansa öğretmenler, akademisyenler, şehrin ileri gelen şair ve yazarlarıyla kalabalık bir dinleyici grubu katıldı.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (5)

Ramazan Avcı, “Bazı şairler yaşadıkları dönemi anlatır; bazı şairler ise bir milletin hafızasına dönüşür. Abdurrahim Karakoç, işte bu ikinci sınıfa mensup müstesna isimlerden biridir. Aradan geçen yıllara rağmen şiirlerinin hâlâ dillerde dolaşması, eserlerinin yeni nesiller tarafından zevkle okunması ve genç şairler tarafında örnek alınması, onun yalnızca kendi zamanının değil, geleceğin de şairi olduğunu göstermektedir. Vefatının yıl dönümünde, Türk şiirine kazandırdığı değerleri, şiirimizde açtığı yolu ve bıraktığı büyük mirası bir kez daha hatırlamak ve anlamak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.” diyerek konferansına başladı.

Abdurrahim Karakoç’un sanat hayatında kilometre taşı olan gelişmelerin anlatıldığı konferansın birinci bölümünde Avcı, Abdurrahim Karakoç’un kişiliğini ve sanatını mayalayan doğduğu ve yetiştiği aile ortamı, eğitimi, sosyal ve kültürel çevresi üzerinde durdu. Karakoç’un ilkokul yıllarında yazdığı hiciv türündeki ilk şiirin onun güçlü bir mizah ve hiciv fıtratının habercisi olduğunu belirtti. Karakoç’un bir köy yerinde olmasına rağmen gelecekte güçlü bir şair olacağına olan inancının, azminin ve sabrının başarıya ulaşmasındaki rolünün değerler eğitimi için örnek gösterilebileceğini söyledi.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (11)

Avcı, Abdurrahim Karakoç’un ilk şiirlerinin ne zaman ve nerede yayımlandığını, ilk dönem şiirlerini niçin yaktığını, ilk eserinin ne zaman yayımlandığını, şiirlerinde hangi şairlerin yansımalarının görüldüğünü anlattı. Karakoç’un hayatında ve sanatında önemli bir kilometre taşı olan Mihriban’ın kim olduğunu ve aralarındaki duygusal yakınlaşmanın şairin sanatı üzerindeki etkilerini dile getirdi.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (6)

Karakoç’un “Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım.” diyerek politikadan ayrıldığını anlatan Avcı, Abdurrahim Karakoç’un eserlerini tanıttı. Eserlerinden örnek şiirler okuyarak 1965 yılından 2005 yılına kadar yayımlanan eserlerindeki gelişim ve derinleşmenin üzerinde durdu. Avcı, “Hasan’a Mektuplar’ ile belirginleşen uyanış ve eleştiri dili, ‘Vur Emri’ ve ‘Kan Yazısı’ ile daha güçlü bir davaya ve toplumsal tavra dönüşmüş; ‘Gökçekimi’ ise bu çizgiyi daha sakin, tefekküre dayalı ve metafizik bir derinlikle tamamlayan bir aşamayı temsil etmiştir. Karakoç’un şiirindeki bu değişim bir kopuş değil, aynı istikamette ilerleyen bir derinleşme sürecidir. Onun şiiri, bu yönüyle dönemlere göre değişen ama özü hiç değişmeyen nadir şiir yolculuklarından biridir.” dedi.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (7)

Ramazan Avcı, Abdurrahim Karakoç’un Gerdanlık” adlı 5 serilik kitapları üzerinde dururken Abdurrahim Karakoç’un şiirleri, özellikle ‘Gerdanlık’ şiirlerinde belirginleşen bir hikemi söyleyiş dili taşır. Hikemi söylemin temel özelliği, hayat ve insan tecrübesinden damıtılmış hakikatleri kısa, yoğun ve sarsıcı ifadelerle dile getirmesidir. Karakoç’un şiirlerinde bu nitelik; atasözü tadında, sağlam bir düşünce örgüsüne sahip, zaman zaman metafizik arka planlı ifadelerle karşılık bulur.” değerlendirmesini yaptı.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (8)

Ramazan Avcı, konuşmasının ikinci bölümünde Abdurrahim Karakoç’un Türk şiirindeki yeri üzerinde durdu. Karakoç’un bir halk şairi olup olmadığı konusunda zaman zaman tartışmaların yaşandığını belirten Avcı, “Halkın sosyal hayatını, duygu ve düşüncelerini, zevkini, halk şiirinin nazım biçimleriyle, heceyle, dörtlüklerle ve yaşayan halk Türkçesiyle dile getirmesi bakımından o tam bir halk şairidir. Saz çalmıyor oluşu onu Âşık Ömer, Gevheri, Dertli, Erzurumlu Emrah, Bayburtlu Zihni, Halil Karabulut gibi kalem halk şairi yapmaktadır. O geleneksel halk şiirini günümüz şartlarına göre yenilemiş, gerek taşlama gerekse güzelleme türündeki şiirlerinde özgün imgeler kullanarak halk şiirini modern şiire yaklaştırmıştır.” dedi.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (9)

Abdurrahim Karakoç, Halk Şiirimizin Neoklasik Şairidir

Abdurrahim Karakoç’un geleneksel şiirin yapısal disiplinine sıkı sıkıya bağlı kalıp, içeriği modern imgelerle, çağdaş tasavvurlarla ve derin felsefi/psikolojik temalarla doldurması bakımından tam anlamıyla neoklasik bir şair olduğunu vurgulayan Ramazan Avcı, bu konuda şu açıklamalarda bulundu:

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (10)

“Eğer Yahya Kemal, divan şiirinin estetiğini modern Türk şiirine taşıyan bir neoklasik ise; Abdurrahim Karakoç da Halk şiirinin asırlık estetiğini, duruluğunu ve ritmini modern çağın zirvesine taşıyan muazzam bir "Halk Neoklasisisti"dir.

Neoklasisizm mutlak bir ünvan değil; estetik bir konumlanıştır. Bizim için neoklasisizm; bir akımın, bir dönemin adı değil kendi klasik sanatımızı - Türk halk şiirini - çağın şartlarına göre yeniden yorumlama bilincidir. Karakoç; hece ölçüsünü ısrarla koruyarak, dörtlük yapısını sürdürerek, koşma, semai, destan, ilahi gibi klasik biçimleri genişleterek özgün bir söyleyişle bu bilinci modern şiire taşımıştır.” dedi.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (12)

“Her şiir, şairin aşk denizidir./Her mısra şairin parmak izidir.” diyen Abdurrahim Karakoç’un sanat, şair ve şiire dair görüşlerini anlatan Avcı, Karakoç’un şiirdeki amacının, okuyucuyu gündelik hayatın sınırlarından çıkararak daha yüce duygu ve düşüncelere ulaştırmak olduğunu ifade etti.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (1)

Abdurrahim Karakoç’un Bestelenmiş Şiirleriyle Müzik Ziyafeti

Hem halkın duygularını içtenlikle yansıtan bir şair oluşu hem de şiirlerinin ritmik, sade ve melodik yapısı, Abdurrahim Karakoç’u Türk müziğine en çok ilham veren şairlerden biri hâline getirdiğini belirten Avcı, Karakoç’un yüze yakın şiirinin bestelenmiş olduğunu söyledi ve bestelenen şiirlerinden örnekler vererek adeta müzik ziyafeti çekti.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (2)

Ramazan Avcı, Abdurrahim Karakoç’un anılarından bazılarını paylaşarak dinleyicilere keyifli dakikalar yaşattı.

Edebiyat Akademileri’nde Muhteşem Sezon Finali (3)

Ramazan Avcı’dan Yeni Bir Kitap: Halk Şiirinin Neoklasik Şairi Abdurrahim Karakoç

Ramazan Avcı, konferansın son bölümünde 1980 yılından beri takip ettiği, araştırdığı Abdurrahim Karakoç ile ilgili olarak yakın zamanda yayımlanan kitabını tanıttı. Halk Şiirinin Neoklasik Şairi: Abdurrahim Karakoç adlı eserin içeriği hakkında bilgi verdi.

Ramazan Avcı, yayımlanan kitabı ile ilgili olarak şu açıklamayı yaptı: “Abdurrahim Karakoç, birkaç nesli inancıyla, irfanıyla, üslubuyla ve sanatıyla etkilemiş bir şairdir. Ben de o nesillerden biriyim. Onun lise yıllarımda elime geçen “Vur Emri” kitabı, düşünce dünyamın yönünü belirledi; yıllar sonra da lisans tezimde onun şiir evrenini derinlikli biçimde incelememe vesile oldu. “Halk Şairi Abdurrahim Karakoç Hayatı Sanatı ve Şiirleri” adlı lisans tezimi hazırlama sürecinde kendisiyle yaptığımız uzun söyleşiler, sonraki yıllarda Maraş ziyaretleri ve Dolunay Şiir Şölenleri’nde süren görüşmelerimiz, onu daha yakından tanımamı sağladı. Ömrünün sonunu kadar Abdurrahim Karakoç’u takip eden, onun hakkında makaleler yazan, paneller, konferanslar düzenleyen, televizyon programlarına katılan bir araştırmacı olarak onun hakkında bir kitap yazma düşüncesi yıllarca zihnimi işgal etmişti.

Nihayet Nisan 2026 yılında Edebiyat Ortamı Yayınları arasında yayımlanan ‘Halk Şiirinin Neoklasiği Abdurrahim Karakoç’ adlı eserimiz, Abdurrahim Karakoç’un hayatını, sanatını, eserlerini, duygu ve düşünce dünyasını, üslubunu efradını cami ağyarını mani bir titizlikle tanıtan, doğru ve güvenilir kaynaklarla oluşturulmuş bir başvuru kitabı olma özelliğini taşıyor.”

Ramazan Avcı’nın konuşması, Abdurrahim Karakoç’un ruhuna okunan Fatiha ile tamamlandı.

Dinleyicilerin sorularının cevaplanmasından sonra konuşmacı Ramazan Avcı’ya Prof. Dr. Sadi Gedik tarafından MESDER ve MADO işbirliği ile hazırlanan “Hikâye Seçkisi” adlı kitap hediye edildi.

MESDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali AVGIN, Öğretmen Akademileri Biyografi Akademisi ekinliklerine emeği geçenlere, katılımcılara ve anlamlı sunumları için Araştırmacı Yazar Ramazan Avcı’ya teşekkür etti. Program toplu fotoğraf çekimiyle tamamlandı.

Bu vesile ile merhum Abdurrahim Karakoç’u vefatının 14. yıldönümünde saygı ile anarak Allah’tan rahmet niyaz ediyoruz.