Bazı akşamlar vardır; şehrin gürültüsü, hayatın koşturmacası ve gündelik telaşlar bir anlığına durur.
Kelimeler o zaman diliminde, sıradan birer iletişim aracı olmaktan çıkıp ruhun derinliklerine sızan birer muştuya, kalbi titreten birer nağmeye dönüşür. İşte 16 Mayıs Cumartesi günü, MESDER (Kahramanmaraş Edebiyat Sanat Derneği) çatısı altında tam da böyle büyüleyici bir günlerden biriydi.

Dördüncüsü düzenlenen "MESDER Şiir Günleri-4: Şairlerimizden Şiir Dinletileri", kelimenin tam anlamıyla kulakların pasını silen, gönülleri estetik bir çizgide buluşturan bir kültür hafızası bıraktı geride.

Program, Dilek Eker Özyurt’un akıcı ve zarif sunumuyla başladı. Salonun atmosferini anında saran o estetik dil, MESDER Başkanı Ali Avgın’ın açılış konuşmasıyla devam etti. Avgın, her zamanki birleştirici ve edebiyatı önceleyen üslubuyla, şiirin insanı ve toplumu iyileştiren gücüne bir kez daha vurgu yaptı. Program, edebiyat dünyamızın değerlerinden, şair ve yazar Tayyib Atmaca’nın yönetiminde bütün güzelliğiyle devam etti.

Yüreklerden Süzülen Dizeler
Ardından, sözün ustaları sırasıyla kürsüdeki yerlerini aldı. Sahneye çıkan her isim, kendi iç dünyasının kapılarını araladı dinleyicilere.

Kimi zaman burun direğini sızlatan bir hüzün, kimi zaman memleket sevdasıyla yoğrulan coşkulu bir haykırış, kimi zaman da aşkın en yalın hâli döküldü dillerden.

Programda, okudukları şiirlerle duygularımızı coşturan şairlerimiz; Ayşegül Taşkın Erkan, Bilal Saygılı, Dilek Eker Özyurt, Eshabil Karademir (Karaozan), Hanifi Yılmaz, Lütfi Bilir, Mustafa Başıbüyük, Mustafa Güzel, Nimet Tekerek, Özlem Polat, Süleyman Kaba,Şaban Sözbilici, Tezay Tezcan Akkurt, Tuğba Tezcan Akkurt ve Vildan Çelik...

Şiir severlerin yoğun katılım gösterdiği salonda yükselen alkışlar, sadece şairlerin performansına değil, aslında kaybolmaya yüz tutan o "derin hissetme" duygumuza duyulan derin bir özlemdi sanki.

Vefa ve Teşekkür
Kültür ve sanat faaliyetlerinin gittikçe dijitalleştiği, insanı yalnızlığın soğuk kollarına ittiği bir çağda; salonu dolduran şairler, yazarlar, sanata duyarlı sivil toplum kuruluşu başkanları ve edebiyat dostları bu etkinliğin en sağlam sütunları oldu.

Programın sonunda salona hâkim olan duygu, tam bir teslimiyet ve huzurdu. Ruhumuza bu eşsiz ziyafeti çeken kıymetli şairlerimize, etkinliğin gizli yükünü omuzlayan cefakâr MESDER yönetim ekibine, programı bir orkestra şefi titizliğiyle yöneten Tayyib Atmaca’ya ve zarafetiyle geceyi taçlandıran Dilek Eker Özyurt’u ne kadar alkışlasak az. Ve elbette, ismi bu satırlara sığmayan ancak varlıklarıyla salonu bir şiir sarayına dönüştüren ütün şiir dostlarına gönül dolusu bir şükran borçluyuz.

Görünen o ki; MESDER, bu kadim şehrin kültür damarlarına taze kan pompalamaya, sözü aziz kılmaya ve bizleri şiirin o şifalı, korunaklı ikliminde buluşturmaya devam edecek.

Bir sonraki mısrada, yeni bir şiir şöleninin ikliminde yeniden buluşmak ümidiyle...

























