Depremin üzerinden üç yıl geçti. Kahramanmaraş, A’dan Z’ye yeniden inşa edilme sürecinde.
Bu yeniden yapılanma yalnızca üstyapıyla sınırlı değil; altyapı da bu dönüşümün en kritik başlıklarından biri. Üstelik deprem öncesinde de sorunlu olan altyapı, afetin ardından çok daha kırılgan bir hale geldi. Su kayıp-kaçak oranlarının yüzde 70’lere ulaştığı bir tabloyla karşı karşıya kalındı. Bu ağır mirasın farkında olan Büyükşehir Belediyesi ise iki yıllık bir plan çerçevesinde kapsamlı bir altyapı seferberliği başlatmış durumda. Kolay değil, zor bir iş…
23 Nisan’ı da içine alan hafta sonunu Kahramanmaraş’ta geçirdim. Bir şehrin gündelik ritmini anlamanın en iyi yolu, en temel ihtiyaçların nasıl karşılandığına bakmaktır. Su gibi… Hayatın en vazgeçilmez unsuru.
Cumartesi günü saat 16.00 civarında, herhangi bir uyarı olmaksızın sular kesildi. İlk anda bunun kısa süreli bir kesinti olduğunu düşündük. 185’i aradığımda verilen bilgi de bu yöndeydi: “Saat 18.00 gibi su verilecek.” Ancak saatler ilerledikçe bu öngörünün yerini belirsizlik aldı. Akşam yeniden aradığımda bu kez “mahalleye özel bir arıza” olduğu ve ekiplerin müdahale ettiği söylendi.
Pazar sabah şehirden ayrılırken suyun kısa süreli ve düşük tazyikle verildiğini gördüm; ancak bu durum kalıcı olmamış. Bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde dahi, arızanın bölgede devam ettiği ve suyun hâlâ verilemediği ifade ediliyor. Site sakinleri ise soruna kendi imkânlarıyla, tankerle iki kez su temin ederek geçici çözümler üretmiş. Kısacası, ortada uzun süren bir susuzluk var.
Üstelik altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan yollara ilaveten, uzun süren su kesintileri süreci daha zor ve yıpratıcı hale getirir.
Burada mesele yalnızca bir arıza da değil. Bu çalışmalar sırasında arızalar elbette olabilir; altyapı dediğimiz yapı, zaten bu tür sorunların tespit edilip giderildiği dinamik bir sistemdir. Ancak asıl önemli olan, bu süreçlerin vatandaşın mümkün olduğunca susuz kalmayacağı şekilde planlanıp yönetilmesidir.
Kahramanmaraş’ta yürütülen altyapı çalışmalarının kapsamlı olduğu biliniyor. Şehrin daha sağlam bir altyapıya kavuşması için ciddi bir dönüşüm süreci işletiliyor. Bu çok kıymetli bir çaba…
Ancak bu çabanın, vatandaşın günlük yaşamını sekteye uğratacak şekilde ilerlemesi ve buna rağmen yeterli bilgilendirmenin yapılmaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur. Altyapı projeleri hayata geçirilirken, aynı zamanda kriz anlarında gösterilen reflekslerde önemlidir.
Peki ne yapılabilir?
Büyükşehir Belediyesi sosyal medyada yol çalışması hakkında bilgilendirme yapmaktadır. Benzer şekilde su kesintisi yapılacak bölgeler için de ayrıca detaylı anlık bilgilendirme yapılması vatandaş memnuniyeti açısından önemli katkı sağlayacaktır. Vatandaşın neyle karşı karşıya olduğunu açıkça bilmesi, verilen bilgilerin değişmesi durumunda ise zamanında güncellenmesi bu sürecin daha sağlıklı yönetilmesine yardımcı olacaktır.
İkinci olarak, uzun süren kesintilerde alternatif çözümlerin sistematik bir yapıya kavuşturulması önemlidir. Su tankerleri geçici bir çözüm olarak değerlidir; ancak bu sürecin planlı, yeterli ve düzenli bir şekilde organize edilmesi gerekir. Vatandaşların temel ihtiyaçları için bireysel ve geçici çözümler aramak zorunda bırakılmaması da bu yaklaşımın önemli bir parçasıdır.
Üçüncü olarak, saha ekipleri ile çağrı merkezi arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Vatandaşa aktarılan bilgilerin tutarlı ve güncel olmaması çoğu zaman yaşanan teknik sorundan daha fazla memnuniyetsizlik yaratabilmektedir.
Ve belki de en önemlisi, kriz yönetimi bir refleks değil, bir sistem haline getirilmelidir. Şehirler büyüdükçe, sorunlar da karmaşık hale gelir. Bu nedenle yalnızca teknik ekiplerin değil, iletişim ve planlama ekiplerinin de bu sürecin ayrılmaz parçası olması gerekir.
Bugün şehirler, yalnızca yapılan yatırımlarla değil; bu süreçlerin nasıl yönetildiği, ne kadar öngörülebilir olduğu ve kurulan iletişimin gücüyle de değerlendirilmektedir. Bu unsurlar, modern şehir yönetiminin temel taşlarını oluşturmaktadır.
Yapılan ve yapılacak yatırımlarla birlikte Kahramanmaraş, modern ve sağlam altyapıya sahip şehirlerden biri haline gelecek…
Tamamlandığında sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de ihtiyaçlarını karşılayacak bir altyapı kurulmuş olacak…
Kahramanmaraş elbette bu süreci aşacaktır. Altyapı tamamlanacak, mevcut sorunlar giderilecektir…
Ancak bu süreçte en az mağduriyetin yaşanması da en az sonuç kadar kıymetli olup, vatandaşlar açısından olumlu yönleriyle hatırlanacak bir deneyim olarak kalması çok daha güzel olur.