Bazı akşamlar vardır, sadece notalar değil, hatıralar da havada süzülür. Geçtiğimiz 13 Şubat 2026 akşamı, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yunus Emre Kongre ve Kültür Merkezi tam da böyle bir atmosfere ev sahipliği yaptı.
Kahramanmaraş Musîki Derneği, Şef Bahaiddin BİLGİNER yönetiminde bizleri "İstanbul Şarkıları" ile büyülü bir yolculuğuna çıkardı.

Acı ve Gururun Gölgesinde Vefa
Şubat ayı bizim coğrafyamızda iki yüzlü bir madalyon gibidir; bir yanı kurtuluşun gururu, diğer yanı ise üç yıl önce yaşadığımız o "asrın felaketi"nin derin sızısı... Konserin sunumunu üstlenen Şebnem DOKUYUCU, geceye bu buruk ama vâkur duruşla başladı. Depremde yitirdiğimiz dernek mensuplarımız; Ahmet BÜYÜKÇAPAR’dan Yılmaz AKÇÖP’e, Asuman DURNA AÇIKGÖZ’den, Fatma DURNA TURAN’a, Ekrem Mahir GÖNEN’den, Ercan BAŞKAN’a, Ercan KOZANOĞLU’ndan, Lale EFE ve Öznur KÖSE’ye kadar bütün o güzel isimler saygı ve rahmetle anıldı. Musîki, sadece bir eğlence değil, aynı zamanda yarım kalan hikâyelere bir selam gönderme biçimiydi o akşam.

Kalamış’tan Boğaziçi’ne Notalarla Yolculuk
Konser, sadece şarkıların icra edildiği bir dinleti değil, aynı zamanda o eserlerin ruhuna dokunan bir hikâye anlatıcılığıydı. Münir Nurettin SELÇUK’un o meşhur "Yok Başka Yerin Lûtfu" eserinin, Behçet Kemal ÇAĞLAR ile bir sandal sefasında nasıl filizlendiğini dinlerken adeta Kalamış’ta bulduk kendimizi.
Yahya Kemal’in "Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul" deyişindeki o heybeti, Orhan Veli’nin Boğaziçi’ndeki o garip ama mağrur duruşunu notalara dökülen nağmelerden dinledik.
Boğaziçi’nin güzelliklerini mısralarına taşıyan bir başka musîki bestekârımız Dr. Alââddin YAVAŞÇA’nın “Boğaziçi Şen Gönüller Yatağı” adlı Hicaz şarkısını, solist Mehmet Celâl TEKEREK’ten keyifle dinledik.
Bir Acı Kahve, Bir Yudum Huzur
Yemen’den gelip İstanbul’da "Türk Kahvesi"ne dönüşen o meşhur türküyü Cevdet ÜSTÜN’ün sesinden dinlerken, aslında bir fincan kahvenin neden kırk yıl hatırı olduğunu bir kez daha anladık. Müzik de tıpkı o kahve gibi; acıyı paylaştırıyor, hatırayı diri tutuyor ve insanı insana bağlıyor.
Taksimlerden Notalara
Gecenin dikkat çeken anları, koronun en genç üyesi Mihrimah GÜMÜŞER’in "Biz Çamlıca’nın Üç Gülüyüz" eserini seslendirmesi ve yine en genç sazende Çağatay KOSKOCA’nın “Üsküdar’a Gider İken” eserini kanun ile çalmasıydı. Ardından gelen solistlerimiz; Saadet GÖKOĞLAN’dan Dilek EKER’e, Filiz DOĞAN’dan Turan Cihad AKBEN’e, Said TAŞTAN’dan Zekeriya TANIŞ ve Celâl CEREN’e kadar her biri, İstanbul’un farklı semtlerinin kokusunu sahneye taşıdı. Özellikle Afşinli ozanımız Aşık Hacı Yener’in sözlerini yazdığı "Kız Sen İstanbul’un Neresindensin" eseri, yerel değerlerimizin ulusal musîkiyle nasıl harmanlandığının en güzel kanıtıydı. Yahya Kemal’in "Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul" deyişindeki o heybeti, Orhan Veli’nin Boğaziçi’ndeki o garip ama mağrur duruşunu notalara dökülen nağmelerden dinledik.
Gecenin mutfağında hummalı bir çalışma vardı. Saz heyetinde neylerden kemanlara, uttan kanuna kadar her enstrüman adeta konuştu. Özellikle solistlerin performansları öncesinde Turan Cihad AKBEN, Ziya Mert KOCA, Soner OKAN ve Serkan KOSKOCA gibi ustaların icra ettiği enstrümantal taksimler, salonu adeta büyüledi. Programın finaline doğru gidilirken okunan anonim türküler ve potpuriler ise coşkuyu zirveye taşıdı.
Konser; anonim türküler, hareketli İstanbul şarkıları ve Sâbâ makamının o hüzünlü ama vakur tınıları ile son bulurken; protokolde yer alan değerli rektörlerimiz ve belediye temsilcilerimiz de halkla birlikte bu coşkuya ortak oldular.

Bu güzel konsere ruh katan sanatçılar:
Saz Heyeti:
Ney: Ahmet ALTINTAŞ, Zekeriya TANIŞ, Cevdet ÜSTÜN, Ziya Mert KOCA, Sultan AÇIKGÖZ Ut: Turan Cihad AKBEN Kanun: Serkan KOSKOCA Keman: Soner OKAN, Hüseyin GÜMÜŞ Ritm: Abdulkadir TEKEREK, Sabri ÖZİLCAN, Çağatay KOSKOCA, Furkan ARIKAN
Hanendeler (Koro):
Yasemin KORKMAZ, Dilek EKER, Fatma Ruhan NALBANTOĞLU, Saadet GÖKOĞLAN, Ayşe KARA, Filiz DOĞAN, Tuğçe ÇOPUR, Sermin AKINCI, Elif Esra TEKEREK, Aysun GÜMÜŞER, Mihrimah GÜMÜŞER, Şebnem DOKUYUCU, Celâl CEREN, Said TAŞTAN, Osman Mehmet SANDALOĞLU, Mehmet Celâl TEKEREK, Mehmet Cumhur ÇOBAN, Selahaddin SANDALOĞLU, Arif GEMCİ, Ahmet Sabri BAĞCI, Ahmet BAŞKAN, Mustafa KAVGACI, Onur METİN, Hacı Mehmet BOYRAZ.

Şehrin Protokolünden Büyük İlgi:
Şehrin protokolünün, akademisyenlerinin ve sivil toplum temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği bu gece, sanatın birleştirici gücünü bizlere yeniden hatırlattı. Konseri kalabalık bir musîki izleyicisi ile birlikte: Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail BAKAN, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Seçil FETTAHLIOĞLU ve Prof. Dr. Burcu ERŞAHAN, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Salih YEŞİL ve Prof. Dr. Ramazan ÇETİNTAŞ, İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Semih GEMCİ, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Ersin AKINCI, Onikişubat Belediyesi Başkan Yardımcısı Cuma TEKİNŞEN, Onikişubat Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Muhammet KILIÇSALLAYAN, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekrem AKSU, Kahramanmaraş Hz. Mevlânâ Kültürü, Tasavvuf Musîkisi ve Folklörünü Araştırma ve Yaşatma Derneği Başkan Yardımcısı Mesut BİLGİNER ve sivil toplum örgütlerinin kıymetli temsilcileri de izledi.

Yarım Asırlık Bir Çınar: Kahramanmaraş Musîki Derneği
1974 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk musîki derneklerinden biri olma unvanını taşıyan Kahramanmaraş Musîki Derneği, bu şehre nefes olmaya devam ediyor. Bu vesile ile bu muazzam koroyu büyük bir titizlikle yöneten Şef Bahaiddin BİLGİNER’e şehrimiz adına teşekkür borçluyuz. Sanatın iyileştirici gücü, yaralarımızı sarmaya devam edecek.
Özellikle genç yeteneklerin sahne alması, derneğin bir okul olma misyonunu sürdürdüğünü göstermesi açısından da çok kıymetliydi. Koro ve saz heyetindeki isimler, bu başarının mimarları olarak alkışı fazlasıyla hak ettiler.

Bizler bu kadim şehirde, bir yanımız buruk bir yanımız umutlu, şarkılarımızı söylemeye devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ne zaferler unutulur ne de acılar müziksiz sağalır. Şefimiz Bahaiddin BİLGİNER yönetiminde, sazıyla ve sözüyle yüreğini ortaya koyan tüm dostlara ve bizleri yalnız bırakmayan dinleyicilerimize teşekkürle...
Daha nice konserlerde, yine aynı ruhla buluşmak dileğiyle...
