İnsan toplum içerisinde yaşar. Tek başına yaşayan bir varlık değildir. Bütün ihtiyaçlarını da yalnız başına karşılayamaz. Başka insanların ürettiklerine de ihtiyaç duyar. Böylece toplumda iş bölümü ve yardımlaşma vardır...
Toplumda huzur ve barışın, adalet ve erdemli ve güvenilir bir toplum inşa etmenin yolu vardır. Bu yol Şerefli bir varlık olan insanın canını, dinini, malını, aklını ve neslini korumaktan geçer. Buna Zarûrât-ı hamse diyoruz. Bu beş temel hakka sahip çıkmak dinen farz, hangi sebeple olursa olsun bunlara zarar vermek ise haramdır. Bu aynı zamanda bütün peygamberlerin ortak amacıdır. Bunlar ;Canın, dinin, malın, aklın ve neslin emniyetini sağlamaktır. Herhangi bir cana kıyılmak, herhangi bir mala zarar vermemek, nesilleri ifsat etmemek için çalışmaktır. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduğu kimsedir. Mümin de insanların canları ve malları konusunda kendisine karşı emniyet hissettikleri kişidir.”(Tirmizi)
Bu bakımdan toplumda güvenilir bir insan olmanın ve insanlarla güzel geçinmenin yolları bilinmeli, Sevgi ve saygı, adalet ve merhamet, iyilik ve muhabbet, hoşgörü ve nezaket gibi değerleri her daim insanlara hatırlatılmalıdır. Çevremize huzur ve güven vermeli, toplumu ifsat eden her türlü söz ve davranıştan uzak durmalıdır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), bu hususta bizleri şöyle uyarmıştır: “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder.”(İbn Hanbel)
Bizler, zarûrât-ı hamseyi yani korunması gereken beş temel hakkı muhafaza ettiğimizde Rabbimizin rızasına nail oluruz. Dünyada huzur ve güven hâkim olur. Ahiretimiz ebedi mutluluk yurduna dönüşür. Bu haklara gerektiği gibi sahip çıkamaz isek toplumda kavga ve kargaşa, kin ve husumet ortaya çıkar. Hüzün ve keder, acı ve ıstırap etrafımızı kuşatır. O halde, insanın insana, komşunun komşuya, herkesin birbirine güvendiği bir toplum inşa etmenin gayretinde olmalıyız. Sevgi, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeli. kalp kırmamalı, gönül İncitmemelidir . Birbirimizin hak ve hukukuna saygı göstermelidir. Şunu unutmamak gerekir ki başkalarının hakkı başladığı yerde bizim hakkımız bitmiştir.
Yüce dinimiz İslam’ın gönderiliş hikmetlerinden biri de hak ve hakikatin, huzur ve barışın, adalet ve iyiliğin, hâkim olduğu erdemli ve güvenilir bir toplum inşa etmektir. İslam dini, böyle bir toplumu inşa etmenin yolunu bizlere öğretmiştir. Bu yol; yaratılmışların en değerlisi olan insanın canını, dinini, malını, aklını ve neslini korumaktan geçer. Zarûrât-ı hamse olarak adlandırılan bu beş temel hakka sahip çıkmak farzdir, Hangi sebeple olursa olsun bunlara zarar vermek ise haramdır
Yüce Rabbimizin gönderdiği bütün peygamberlerin ortak amacı; canın, dinin, malın, aklın ve neslin emniyetini sağlamaktır. Allah Resûlü (s.a.v), güvenilir bir insan olmanın ve insanlarla güzel geçinmenin yollarını bizlere göstermiştir. Sevgi ve saygı, adalet ve merhamet, iyilik ve muhabbet, hoşgörü ve nezaket gibi değerleri her daim bizlere hatırlatmıştır. Her türlü söz ve davranıştan uzak durmamızı tavsiye etmiştir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), bu hususta bizleri şöyle uyarmıştır: “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder.” (İbni Mâce)
Zarûrât-I Hamseyi Muhafaza Etmek
Mustafa KALLİ
Yorumlar
Trend Haberler
Kahramanmaraş'ta bugün vefat edenler 23.2.2026
23 Şubat 2026 On Numara: Büyük İkramiye Kazanan Numara Kim?
Kahramanmaraş’ta 23 Şubat 2026 elektrik kesintisi: Hangi mahallelerde elektrik olmayacak?
Kahramanmaraş’ta sular ne zaman gelecek? 23 Şubat KASKİ su kesintisi saatleri açıklandı
23 Şubat Kahramanmaraş hava durumu
Türkiye ve dünya gündemi: 23 Şubat 2026 İşte detaylar