“Savaşın kazananı olmaz” diye bir söz var. Ama bu sözü boşa çıkartan İran oldu. İran hem ABD’ye hem de İsrail’e iyi bir ders verdi.
Teknoloji kuvvet olarak elbette Amerika’yla uğraşmak kolay değil ama bizdeki olan inanç ve devlet sevgisi komşumuz İran’da boy gösterdi.
İran halkı ayakta dimdik dururken, her akşam birlikte olmayı gösterdi. Yurt dışında olan vatandaşlar da savaş zamanında İran’a döndü.
Örnek bir direniş gösterdiler. Hava gücü olmayınca tüm enerjisini ve gelirini füzeye ayırmışlar ve zamanı gelince de kullandılar. Hem İsrail hem ABD hem de Donald Trump’a büyük bir ders oldu.
İran’ı Venezuela gibi bir ülke zannettiler. Bir gece Nicolas Maduro’yu yataktan kaldırarak eşiyle birlikte ABD’ye götürdüler ve hapsettiler. Venezuela halkından da hiçbir ses çıkmadı.
Bu 39 günlük savaşta Türkiye de elinden geleni yaptı. İran için hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan son dakikaya kadar ellerinden gelen çabayı gösterdiler.
Ülke olarak savaşa katılmasak da tüm ülkü olarak İran’ın yanında yer aldık.
İnşallah İranlı yöneticiler de bu zamana kadar ülkemize olumsuz yaklaşımlarını olumluya çevirirler. Türkiye olarak komşumuz İran’dan hep zarar gördük. Hiçbir zaman bizim yanımızda yer alma örneğini göstermedi. Azerbaycan-Ermenistan savaşında bile Ermenistan tarafında yer aldı. Terör konusunda da hem PKK’ya sıcak bakarken PJAK gibi terör örgütü grubuna devamlı destek verdiler.
Savaş bizim yanı başımızda olmasına rağmen İran tarafından ülkemize birkaç kez füze atılırken bile sağduyusunu hep korudu. Erdoğan, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’a telefon ederek dostluğunu ve İran’ın yanında olduğunu gösterdi. Trump savaşı biz kazandık dese de bu savaş hem ABD’ye hem de İsrail’e alınması gereken bir ders niteliğindeydi.
TV yorumcularının ve bazı siyasetçilerin “Sıra Türkiye’ye geliyor” değerlendirmeleri de boşa çıktı. Savaştan biz de ulus olarak dersler çıkardık elbette.
Bir anı: Rahmetli İsmet İnönü, 2. Dünya Savaşı’nda “Bizi ekmeksiz bıraktın” diye eleştirenlere, “Evet, ekmeksiz bıraktım ama babasız bırakmadım!” der. İsmet İnönü, 2. Dünya Savaşı sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı olarak görev yapmış, “Millî Şef” unvanıyla ülkeyi savaş dışında bırakarak yönetmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da kapı komşumuz olan İran’ın başına gelenleri gördü ve ülke olarak 86 milyon nüfusu savaşa sokmayarak uzaktan İran’a destek verdi. Bu da aynı İnönü gibi tarih sayfalarında yerini alacaktır.
Sonuç olarak savaşın kaybedeni de kazananı da olsanız, görüldüğü gibi bir ülke en az 20 yılda eski hâline dönebilir; o da her şey yolunda giderse.
Böyle bir zamanda liderliğin ne kadar önemli olduğunu gördük.
İran’ın da gösterdiği mücadeleyi kutlamak lazım. Bakalım İsrail bu 15 günlük anlaşmaya sadık kalacak mı? Hafta sonu Pakistan’da yapılacak toplantının sonucu ne olacak, bekleyip göreceğiz hep birlikte.