Kahramanmaraş, bilindiği gibi birçok ünlü şair, yazar ve edebiyatçı yetiştiren; edebiyata hevesli gençlere de ev sahipliği yapan bir ilimizdir. “Her evde bir şair çıkar” sözü de, UNESCO tarafından edebiyat şehri olmaya ne kadar hak ettiğinin bir göstergesidir.

Bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’in öncülük ettiği çalışmaları da inkâr edemeyiz. Çünkü bu, emek ve uğraş gerektiren uzun bir yolculuğun eseridir.

Kahramanmaraş edebiyat şehri olmakla birlikte birçok hakkı da elde etmiş bulunuyor. Görüldüğü gibi UNESCO unvanı, şehirlerin yalnızca estetik bir değer değil, aynı zamanda yeniden inşa gücü yüksek bir kalkınma aracı olabileceğinin de ispatıdır.

UNESCO Edebiyat Şehri tescili, bir şehrin yalnızca kültürel mirasına yönelik bir vurgu değildir. Bu unvan, sadece tarihe övgüden ibaret de değildir. Aynı zamanda şehrin geleceğine yön verecek kalkınma potansiyeline dair güveni de ortaya çıkarır. Bu açıdan “Edebiyat Şehri” unvanı, doğru değerlendirilebildiği takdirde Kahramanmaraş’ın hem ulusal hem de uluslararası arenada yeni bir konuma gelmesi için güçlü bir fırsattır.

Kahramanmaraş artık sadece yerel değil, Birleşmiş Milletler bünyesinde yer alan yaratıcı şehirler ağında bulunan bir şehirdir.

Edebiyat şehri unvanını alırken Yedi Güzel Adam Müzesi, Şairler Tepesi, Edebiyat Müzesi, Şiir Parkı ve tünellere şair isimlerinin verilmesi de UNESCO tarafından dikkate alınarak edebiyat şehri olmamıza büyük katkı sağlamıştır.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’nda “Edebiyat Şehri” unvanını taşıyan ilk ve tek Türk şehri olan Kahramanmaraş, İstanbul’da düzenlenen tanıtım programıyla kültürel birikimini ve gelecek vizyonunu kamuoyuyla paylaşma fırsatı buldu.

Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer, Tarım ve Orman eski Bakanı ve Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Vahit Kirişçi, Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel ve çok sayıda siyasetçi ve bürokrat katılım sağladı.

Kahramanmaraş birçok etkinliğe ve tarihi mirasa ev sahipliği yapsa da kenti yeterince tanıtmış değildir.

Daha önce 12 Şubat Belediyesi eski Başkanı Hanifi Mahçiçek, EXPO hakkı elde edildiğinde birçok konuda şehrin cazip hale geleceğini ifade etmişti. EXPO’ya hem yerli hem yabancı ziyaretçilerin yıl boyu geleceğini ve ekonomik olarak daha fazla kalkınma sağlanacağını dile getirmişti.

EXPO tamamlandı; o bataklık olan yer şimdi kafeler, restoranlar, piknik ve gezi alanı oldu. Ancak anlatılanların hiçbiri beklenen ölçüde gerçekleşmedi. Açılışında da istenilen ilgiyi görmedi.

Şimdi UNESCO’ya ilgi daha da artmış durumda. Daha önce kültür merkezinde büyük bir organizasyonla UNESCO tanıtılmış ve ilimize büyük katkı sağlayacağı ifade edilmiştir.

Tabii bu ekonomik destek Büyükşehir Belediyesi’nin imkânlarıyla sağlanmaktadır. Sürekli organizasyonlar, festivaller ve fuarlara ev sahipliği yapılması hedeflenmektedir.

Eğer sahip çıkılırsa turizmde de ilimizin önü açılabilir. Bu da şehrimize daha fazla turist gelmesini ve ardından yeni oteller ile restoranların açılmasına öncülük edecektir.

Son olarak; elde edilen bu imkânlar değerlendirilirse, UNESCO’ya dâhil olan birçok kent nasıl çekim gücü kazandıysa Kahramanmaraş da aynı yolda ilerleyebilir. EXPO yapım aşamasında ne parlamenterler ne bürokratlar ne de halk yeterince sahip çıkmayınca istenilen başarı elde edilememişti. UNESCO da ilimize tanınan son şans olarak görülüyorsa, başta kamuoyunun sahip çıkması gerekecektir. Eğer bunlar olmazsa EXPO’daki gibi umutların gerçekleşmemesi söz konusu olabilir.