Takvimler 15 Temmuz 2026'yı gösterirken, hafızalar yine o uzun geceye gidiyor. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Kahramanmaraş'ta da insanların evlerinden çıkıp ellerine ay yıldızlı bayrağı alarak meydanlara koştuğu o tarihi gece, milletin iradesinin hiçbir güce teslim olmayacağını tüm dünyaya gösterdi.

O gece ne siyasi görüş vardı ne de farklılıklar...

Meydanlarda tek bir bayrak, tek bir ses ve tek bir amaç vardı: Vatanı korumak.

Kahramanmaraş da o gecenin sessiz kahraman şehirlerinden biriydi. Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine kadar binlerce vatandaş, hiçbir çağrıyı beklemeden sokaklara çıktı. Kimisi aracına Türk bayrağını astı, kimisi çocuğunun elinden tutarak demokrasi nöbetine katıldı. O gece korkuya teslim olmak yerine cesareti seçen insanlar, milli iradenin yanında saf tuttu.

15 Temmuz, yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği tarih değildir.

Aynı zamanda milletin, devletine ve geleceğine sahip çıktığı gecedir.

Elbette üzerinden geçen 10 yıl içinde hayat değişti. Yeni nesiller büyüdü, şehirler yeniden inşa edildi, acılar zamanla hafifledi. Ancak 15 Temmuz'un bıraktığı iz, hafızalardaki yerini koruyor. Çünkü o gece yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Bugün de FETÖ terör örgütüyle mücadele, devletin tüm kurumları tarafından kararlılıkla sürdürülüyor. Sadece güvenlik boyutuyla değil; hukuk, eğitim ve kamu yönetimi alanlarında da benzer yapıların yeniden oluşmaması adına önemli adımlar atılıyor. Geçmişten çıkarılan dersler, geleceğin daha sağlam temeller üzerine kurulmasına katkı sağlıyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da meydanlar yine dolacak.

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında Türkiye'nin dört bir yanında anma programları düzenlenecek. Kahramanmaraş'ta da vatandaşlar yine ellerinde Türk bayraklarıyla meydanlarda olacak. Belki o gecedeki kadar büyük bir tehdit yok, ancak aynı ruhu yaşatmanın, gelecek nesillere aktarmanın sorumluluğu var.

Çünkü milletleri ayakta tutan sadece ekonomik güç ya da teknolojik gelişmişlik değildir.

Asıl güç; ortak değerlerde, ortak hafızada ve ortak vatan sevgisinde saklıdır.

Bu topraklarda yaşayan insanların ortak paydası bayraktır. Farklı düşünceler olabilir, farklı hayatlar yaşanabilir. Ancak söz konusu vatan olduğunda milyonlar aynı safta buluşabiliyorsa, işte bu milletin en büyük zenginliği de budur.

Kahramanmaraş'ın tarihine bakıldığında bunun sayısız örneği görülür. Kurtuluş Savaşı'nda gösterilen destansı direnişten 15 Temmuz gecesinde sergilenen milli duruşa kadar bu şehir, her zaman devletinin ve milletinin yanında yer aldı. Bu nedenle 15 Temmuz ruhu, Kahramanmaraş için sadece bir anma günü değil, tarihinden gelen karakterinin de bir yansımasıdır. Bugün çocuklarımıza anlatılması gereken sadece tankların önüne çıkan insanlar değildir.

Anlatılması gereken; özgürlüğün, bağımsızlığın ve demokrasinin kolay kazanılmadığıdır.

Bir bayrağın gökyüzünde dalgalanmasının arkasında büyük fedakârlıklar olduğu unutulmamalıdır. Şehitlerin emanetine sahip çıkmanın yolu da geçmişi unutmadan geleceği inşa etmektir.

15 Temmuz'un üzerinden 10 yıl geçti.

Ancak o gece meydanlarda yankılanan "Bu vatan bizim" sesi hâlâ aynı kararlılıkla duyuluyor.

Çünkü bu millet için bayrak; sadece bir kumaş parçası değil, bağımsızlığın simgesidir. Vatan ise üzerinde yaşanılan bir toprak değil, uğruna gerektiğinde can verilecek kutsal bir emanettir.

Ve tarih bize bir gerçeği defalarca göstermiştir:

Bu millet, söz konusu vatan olduğunda dün olduğu gibi bugün de yarın da aynı cesaretle ayağa kalkmasını bilir.