Kahramanmaraşspor’un eski futbolcusu Fethi Çokkeser ve amigosu Yahya Vursavaş, basınla bir araya gelerek Kahramanmaraşspor’un kapanmaması için tüm sporseverleri yardıma çağırdılar.

Kahramanmaraşspor zor bir kulüptür. Bir tarihte Hasan Belli başkanlığını yaptı. O tarihte Süper Lig yoktu, Birinci Lig vardı. Takımı Birinci Lig’e kadar çıkarttı. Ancak kendisi de iflas etmişti. On yıldan bu yana Fatih Mehmet Ceyhan da bu takımı İkinci Lig’den aldı. Şimdi takım amatör kümeye düştü. Mehmet Fatih Ceyhan’ın da ekonomik olarak sarsıldığı söyleniyor.

Şimdi İstiklalspor kulübümüz var. Eğer Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel de sahip çıkmasaydı, bırakın Birinci Lig için mücadele etmeyi, ayakta durmakta bile zorlanabilirdi. Spor kulüplerine ciddi ve devamlı bir kaynak bulunamazsa hiçbir ferdin tek başına başarı sağlaması mümkün değil. Kim Kahramanmaraşspor’un başkanı olmuşsa ekonomik olarak zor günler geçirdiklerini biliyoruz.

Fethi Çokkeser ve amigo Yahya Vursavaş’ın ne kadar üzüldüklerini anlıyoruz. Ama bu iş, toplumun destek vermesiyle olacak bir iştir.

Bir tarihte sıkıyönetim vardı. Sıkıyönetim komutanı Yusuf Paşa, yine Kahramanmaraşspor’un sahipsiz kaldığı bir dönemde, o tarihte belediye başkanı olan rahmetli Hacı Ali Özal’a Kahramanmaraşspor’un başkanlığını vermişti. Belediye Başkanı Özal bile zor günler geçirdi. Belediyenin o tarihte bu kadar imkânları yoktu. Özal’ın o dönem söylediği şu söz hiç unutulmamalı:

“Futbolu sevenin parası yok. Parası olan da futbolu sevmiyor.”

Bu sözü toplantıda Fethi Çokkeser’e de sordum. Aynı düşüncenin devam ettiğini söyledi: “Futbolu sevenin parası yok. Parası olan da futbolu sevmiyor.”

Böyle bir düşüncenin hâkim olduğu bir ilde futbolu yaşatmak, başarı elde etmek, hatta şampiyonluk elde etmek mümkün mü?

Kahramanmaraş’ın bir Ali Koç’u, bir Aziz Yıldırım’ı yok.

Kahramanmaraşspor Kulübü Başkanı Ceyhan’ın neden başkanlığı bırakmak istemediğini de kendi aramızda sorgulamamız gerekecektir.

Ceyhan kulübü bırakmazsa eğer, Yeni Kahramanmaraşspor adı altında bir kulüp kurulabilir.

En sağlıklısı, kulübü Belediye Spor bünyesine katmak ve Kahramanmaraşspor’u bir alt ligde veya altyapı olarak değerlendirmek olabilir. Başka çaresi yok. Bu işte Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel’e büyük görev düşüyor.

Futbol, bilindiği gibi bir şehrin veya bir ülkenin tanıtımında en büyük rolü oynayan etkenlerden biridir. İlimiz bu kadar gelişmiş olmasına rağmen yeteri kadar tanınmadığı da bilinen bir gerçektir.

Dünya Kupası’nda adını bilmediğimiz, daha önce duymadığımız ülkelerin dünya genelinde ne kadar çok konuşulduğunu unutmayalım. Bugün Trabzon küçük bir Karadeniz ili. Ama takımlarının Süper Lig’de başarılı olması, o ilin ne kadar tanındığının da bir göstergesidir.

Diğer taraftan futbol, seyirciye heyecan yaşatırken sosyal bağlar da kuruyor; kentlere ekonomik ve kültürel canlılık kazandırıyor. Stresi azaltıyor. Maç izlemek, günlük hayatın kaygılarından uzaklaşmayı ve rahatlamayı sağlıyor. Heyecan ve isteklendirme, kazanma coşkusu ve rekabet hissi kişiye enerji veriyor. Kentin daha çok tanınmasına ve turizm gelirlerinin artmasına katkıda bulunuyor.

Sıkıyönetim 1982 yıllarıydı. Aradan 44 yıl geçmiş. Dünya değişti, insanlar değişti. Teknoloji ve yapay zekâ bulundu. Ancak Kahramanmaraş’ta futbol anlayışı, 44 yıl önce olduğu gibi aynı şekilde devam ediyor. O yıl Kahramanmaraşspor sahipsiz kalmıştı, şimdi de sahipsiz kaldı.

Eski futbolcu ve teknik direktör Fethi Çokkeser ile Yahya Vursavaş’ın çabalarının sonuç vereceğini sanmıyorum. Geçici müdahalelerle belki birazcık nefes alabilir ama sonuçta bir şey değişmez.