Kahramanmaraş’ta 12–20 Eylül tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığının gerçekleştirdiği Kültür Yolu etkinliklerinde, ünlü sanatçıların yer alacağı konserlere gazetecilerin alınmayacağı duyuruldu.
Bakanlık tarafından Türkiye’nin uluslararası marka değerini artırmak ve şehirlerin tarihi ile kültürel birikimlerini ön plana çıkarmak amacıyla 2021 yılından bu yana kapsamlı bir kültür ve sanat festivali düzenleniyor.
Temel amaç; şehirlerin marka değerlerine katkı sağlamak, sanatı ve kültürü toplumun her kesimine yaymak ve erişimi kolaylaştırmak.
İlk olarak İstanbul’da Beyoğlu Kültür Yolu ile başlayan ve zamanla ülkenin pek çok bölgesine yayılan festival kapsamında, 2026 yılında 26 farklı ilde ve 8 aylık bir süreyi kapsayan etkinlikler gerçekleştiriliyor.
Konserler ve sahne gösterileri kapsamında ünlü sanatçıların katıldığı halk konserleri, tiyatro, opera ve bale gösterileri düzenleniyor.
Bunun yanında sergiler, geleneksel el sanatları, dijital sanat, resim ve fotoğraf sergileri ile uygulamalı atölye çalışmaları da gerçekleştiriliyor.
Bu etkinliklere ek olarak çocuk etkinlikleri de düzenleniyor. Festival alanlarında kurulan özel çocuk köylerinde tiyatrolar ve eğlenceli aktiviteler gerçekleştiriliyor.
Söyleşiler ve gastronomi etkinlikleri kapsamında ise edebiyat söyleşileri, imza günleri ve şehirlerin mutfak kültürünü tanıtan lezzet reyonları yer alıyor.
Buraya kadar Kültür Yolu etkinliklerinin ne amaçla gerçekleştirildiğini buldum ve yazdım.
Amaç, illerin bu etkinliklerden yararlanmasını sağlamak. Kültür ve Turizm Bakanlığı da bunun için çaba sarf ediyor ve bütçe ayırıyor. Ancak bu sosyal aktivitelerin içerisinde gazeteciler yok.
Türkiye Kültür Yolu Festivali Medya İletişim Ekibi tarafından yapılan duyuruya göre, etkinliklerin konser bölümüne basının alınmayacağı merak ve tepki çekti. Bu kadar masraf edilerek yapılan veya yapılacak etkinliklere gazetecilerin alınmaması da olumsuz bir şekilde dikkat çekici oldu.
İster istemez gazetecilerin tepki vermesi de haklılık arz ediyor. Gazetelerin bu etkinliklerin dışında tutulması, organizasyona gölge düşürecektir. Gazetecilerin alınmadığı herhangi bir etkinliğin, bu ayrıcalığının mutlaka bir zararı olacaktır.
Bu organizasyona tek başına Kültür ve Turizm Bakanlığı sahip çıkamaz. Kamuoyuna duyurulmayan bir festivalin ne gibi bir artısının olacağını da bir kez daha düşünmek gerekecektir.
Bu kararı elbette valiliğe yüklemek de doğru olmaz. Bakanlığın aldığı bir karara benziyor.
Diğer taraftan basının görevi; toplumu objektif, doğru ve tarafsız bir şekilde bilgilendirmek, kamuoyu oluşturmak ve kamu adına haberi duyurmaktır.
Hakiki bağlamda basının görevi, kamuoyunu ilgilendiren tüm konu ve olaylar hakkında nesnel bir ifadeyle toplumu bilgilendirmektir.
Bu konuda İletişim Başkanlığı ve Basın İlan Kurumu (BİK), basına büyük görevler yüklemektedir. “Otur, oturduğun yerde” demiyor; o zaman “kendin çal, kendin oyna” atasözünü gündeme getiriyor.