İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, değişik adla 2018 yılında kuruldu. İlk Rektörü Prof. Dr. Sami Özgür olmuştu. Sami Özgür’ün büyük teşebbüsleri oldu. Bir defasında Eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank o tarihte KMTSO’yu ziyaret etmişti. Sami Özgür Hoca da oradaydı. Sami Hoca, “Ben kalp hekimiyim. Birçok kalple ilgili araç gereç ve sistemlerin hepsi dışarıdan ithal ediliyor. Bana imkân verin, ben bunları üniversitemde imal edeyim. Hem dışa bağımlılığımızı azaltırız hem de üniversitemiz üretim merkezi olur.” demişti. Başta Bakan olmak üzere hiçbiri Sami Özgür Hoca’nın bu girişimine destek vermedi. O proje uygulanmadan rafa kalktı.

İki yıl önce Prof. Dr. İsmail Bakan rektör olarak atanmıştı. Kısa bir süre önce üniversitenin adı değişti. İmkânları arttı. Giriş yolları yapıldı. Rektörlük binasının inşası devam ediyor.

Ağırlıklı olarak TUSAŞ’a ait uçak parçaları üretecek eğitim bölümleri ve diğer bölümlere göre daha umut verici fakülteler ve meslek yüksekokulları açıldı. Yerleri yeterli olmasa da TUSAŞ ve Airbus Havacılık Meslek Yüksekokulu gündeme oturdu. Ve YKS yerleştirme sonuçlarına göre devlet üniversiteleri sıralamasında elde ettiği ilgi sonucu başarıda adını zirveye yazdırdı.

Üniversitelerin temel görevi nitelikli insan yetiştirmek, bilimsel araştırma yapmak ve topluma katkı sunmaktır. Bu üç ana sorumluluk, eğitim, üretim ve sosyal gelişimi desteklemektir.

Devam ediyorum; Öğrencilere meslek bilgisi vermek, eleştirel düşünce kazandırmak, özgürlük fikri üretebilen bireyler yetiştirmek. Gençleri hayata ve ülkenin ihtiyaçlarına hazırlamak.

Ülkemizde 200’ün üzerinde devlet ve vakıf üniversitesi bulunmakta. Bunlar her yıl binlerce öğrenci mezun ediyor. Bu mezunların yüzde kaçı iş bulabiliyor? Devlet gençleri eğitiyor, okutuyor ama bunlara iş vermek veya bulma zorunluluğu yok. Bu araştırmayı üniversitelerin kendisi yapmak zorundadır. Eğer tutmayan bölümler, “branşlar” varsa bunların yerine umut vaat edecek fakültelere dönüştürmek zorundadır. Elbette bu kararı vermek YÖK’e aittir.

Bir milyonun üzerinde eğitim fakültelerini bitiren öğretmenler var. Bunlar zaman zaman oturma eylemi yaparak devletten iş istiyor. Bunlar beklerken birçok yerde eğitim fakülteleri hâlen mezun veriyor. Bunlara ne demeli?

İstiklal Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü İsmail Bakan, açılış konuşmasını çok uzun tuttu ve 150’nin üzerinde yazılı basın ve sosyal medya mensubu soru-cevaba geçmeden salonu terk etti. Rektör açıklamasını daha kısa ve öz tutsaydı, daha rahat toplantıyı idare edebilirdi. O kadar konuşmasının içerisinde nerede haber yapabilsin? Bunlar göz önüne alınsaydı daha iyi olurdu. Örneğin, toplantılarda ben de hep soru sorarım ama soracak sabrım kalmadı. Benimle birlikte arkadaşlarımızın çoğu toplantıyı terk etmek zorunda kaldı.

Örneğin, uzun haberler pek okunmaz ve dinlenmez. Zaten bir insanın dinleme kapasitesi belli.

Bu bilindiği için ders saatleri sınırlı tutulmuştur. Rektör Bakan’ın iki saate yakın konuşması da kısa ve öz olmalıydı. Karşınızda öğrenciler bile olsa sizi dinlemek zorunda kalabilirdi. Karşınızda basının ve sosyal medyanın temsilcileri bulunmaktaydı.

Üniversite kurulduğundan bu yana ilk kez Rektör basınla bir araya geldi. Eğer üniversiteyi daha tanınır hâle getirmek isteyen Rektör, basın ve sosyal medya ile ilişkileri daha sıkı tutarsa, fırsat buldukça üniversitenin artılarını ve eksilerini basınla paylaşmak her zaman o kuruma artı getirecektir.

Daha ne diyelim hocam.