Yarım asırdır terörle mücadele ettik. Binlerce askerimiz ve insanımız şehit oldu. PKK'nın üstesinden geldik. Burada hemfikiriz. PKK'nın bitirilmesiyle ve sindirilmesiyle barış gelmiyor. Günü geldiğinde terör örgütü yine başını gösterecek, askerimiz ve vatandaşlarımız şehit olacaktı.
Ama MHP lideri inisiyatif alarak "Terörsüz Türkiye" sözünü TBMM'ye taşıdı ve tuttu. Belki partisi tepki çekmiş olabilir. Ama tüm ülkenin kazanması söz konusuysa gösterilen tepkilerin hiçbir önemi yok. 86 milyon insanımız söz konusu ise sesler çıkabilir ama sonuç olarak barış geldi. Elbette karşılıklı fedakârlık etmek durumunda kalınabilir. Önemli olan terörsüz ülkeyi inşa etmek.
Hangi partiden, hangi görüşten olursak olalım, "Terörsüz Türkiye" değerlendirmesi tüm ülke olarak kabul gördü.
‘’Savaşın ve kavganın kârlı çıkanı olmaz’’
Bugün Ukrayna-Rusya, Amerika-İran arasında yaşanan savaşlarda yüz binlerce asker ve sivil hayatını kaybetti. Kazanan kim oldu? Hiçbir ülke bundan kârlı çıkmadı. Demek ki savaştan daha çok barışa önem vermeliyiz.
Ülke içerisinde siyasi olarak eleştirilerimiz oldu, olmaya da devam ediyor. Ama bu ülke her şeyin üstesinden gelir. Bugüne kadar tüm zorlukların da üstesinden gelmiştir.
Terörle mücadelenin barışla sonlandığının farkındayız. Bir yıldan bu yana uçaklarımız bombalamak için kalkmıyor. İnsanlarımız ve askerlerimiz şehit olmuyor. Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere tüm ülkeye bir güven geldi.
Bundan sonra terörle mücadeleye ayırdığımız bütçeyi artık ülkenin kalkınmasına ayıracağız. Bundan daha güzel ne olabilir?
Elde edilen "Terörsüz Türkiye" sözünü küçümsemeyelim. O uçakların kalkıp görevini yaptıktan sonra dönmeleri milyonlarca liradan bahsediliyor. Ülkenin huzur ve güveni için "helal olsun" denebilir. Ama karşı tarafta, terör örgütü dediğimiz, yine bizim topraklarımızda yetişmiş olan vatandaşlarımızdır.
Türk-Yunan Savaşı'nın ardından, Kurtuluş Savaşı sonrasında Mustafa Kemal Atatürk ve Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos, iki ülke arasındaki düşmanlığı sonlandırarak tarihi bir dostluk ve barış dönemi başlatmışlardı.
Savaştan sonra bu iki liderin imza attığı diplomatik yakınlaşmadan sonra çok olumlu ve önemli gelişmeler gerçekleşmiştir.
"Terörsüz Türkiye"nin mimarı MHP lideri Devlet Bahçeli'dir. Bu liderden başkası, "Terörsüz Türkiye" ve TBMM'deki sözlerini başka bir lider gündeme taşısaydı büyük tepki alırdı. Ama terörün karşısında olan böyle bir liderin barıştan söz etmesi de kolay değildi.
Destekleyen de başta Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere bazı siyasi liderler de bu gelişmeye destek verdiler.
Kazanan tüm Türkiye oldu ve bölge komşularımız da bu barıştan nasiplerini aldılar.
İleriki süreçte teröre ayrılan kaynak, ülkenin gelişmesine ve savunma sanayisinin daha çok güçlenmesine neden olacaktır. Elbette buna karşı çıkan siyasi partiler olacaktır. Ama demokrasinin gereği, her insan aynı düşünmek zorunda değil. Karşı çıkan da olacak ama TBMM'de alınan ve oylanan kararlar en doğru kararlardır.
"Bu coğrafya bizim kaderimiz" derler. Çünkü tüm olaylar, savaşlar ve teröristler bu bölgeden çıkıyor. Biz de bu bölgede yaşadığımız için payımıza düşen mücadelenin en büyüğünü yaşadık.
Ülke olarak onlardan çok farklıyız. Bizde demokrasinin olması, onlarda ise demokrasinin yalnızca adının olması en büyük farklılık göstermektedir.
Son olarak: Yetişerek arkamızdan gelen yeni nesil, terörle mücadelemizi tarih sayfalarında okuyacaklardır.