Araştırmacı gazeteci Mehmet Ali Bulut, Haber7 Gündem Masasında Yayın Yönetmeni Osman Ateşli ve Yayın Koordinatörü Tarık Dağlı’nın sorularını cevaplarken, özellikle gıda üzerinde oynanan oyunlarla ilgili açıklamaları dikkatimi çekti. İsterseniz önce Bulut’a kulak verelim, sonra yorumumuzu yapalım.

“İblisin askeri olan Siyonist askerin, elde ettiği güç ve ilim ile karşısında durabilen hiç kimse yok. O yüzden şimdi doğrudan Tanrı’ya kafa tutuyor, çünkü kıyametin gelmesi niyetinde. Bu yüzden insanı yıkıyor, helalin içinde murdarı yediriyor. Fenni yemin içerisinde mezbahadaki atıklar var. Bunu alıp kurutuyor, toz yapıyorsun, hayvana veriyorsun. Hayvan bunu hazmedemiyor, yağ olarak depoluyor. 1,5-2 yaşındaki hayvanı 3-5 ton gelecek şekilde şişiriyorsun. Pragmatik bakıyorlar, etli olmasını sağlıyoruz diyorlar. Ama bunu sana ilk yaptıran kasıtlı yapıyor. Çünkü bir Müslüman’a sen domuz eti yediremezsin. Murdarı da yediremezsin. Ama sen helal etini murdarla beslemişsin işte.

Tavuk için de aynı şeyi yapıyorlar. 45 günde tavuğa yedirdiği şeylerle 1,5-2 kiloya getiriyor. Kısırlığı buradan sokuyor mesela... Lezbiyenliği tavukla işin içine sokuyor... Çünkü tavuğa östrojen yüklüyor ki yumurtadan dişi çıksın. Sen de sadece yumurtadan dişi civciv çıkacak. Ama sen o eti yediğin zaman erilliktense östrojen taşkınlığı geliyor. Dünyada dört bir tarafta lezbiyenlik ve LGBT çoğalıyor... Daha da çoğalacak. Çünkü bunu gıda eliyle yapıyorlar. Gıdalar, hormonların dengesini bozuyor. Salgı bezlerinin dengesi bozuluyor.

GDO’LU BUĞDAYI ROCKEFELLER ÜRETTİ

Genetiği oynanmış buğday ve ekmek de çok sık gündeme geliyor bu manada…

1954’te Rockefeller Kolombiya’da tabiatıyla oynanmış buğdayı orada ekip çoğalttı. Bu, dünyada üç yere zorla ekildi: Türkiye, Pakistan ve Hindistan’ın Müslüman bölgesi. Bu kasıtlı bir şey değil mi? Eğer Türkiye’deki buğdayın on tanesini birleştirmezseniz un yapamıyorsunuz. Un yaptıktan sonra da bunun açılabilmesi için sistain adında bir madde ekliyorlar. E-920... Sistain maddesinin içindekini açıklarken, Yakub’un oğlu Aşer’den gıda bahsine değindim. Sistain maddesine “hamur ajanı” diyorlar. 6 saatte mayalanan hamur 1 saatte mayalansın ve açıldığında jilet gibi olsun diye konuluyor. Arkasını gösteren incelikte yufka açıyorlar mesela, bu nasıl oluyor? Sadece kabiliyet mi? Hayır. Unun içinde sistain maddesinden kaynaklı. Hamuru, muşambaya dönüştürüyor. Açabildiğin kadar aç, yırtılmaz. Sistanin; kaz tüyünde, domuz kılında ve siyah erkek saçında var. İnsan saçı, erkek saçı mı yemek istersin, domuz eti mi, kaz eti mi? Türkiye 2012’lerde domuz girdilerini asgariye indirdi. GDO’ya da tedbir koydurdu ama pamuk GDO’lu, buğday ve mısır da aynı şekilde. Bütün tarlaların büyük bir kısmının üzerinde oynama var. Siyonistler bunu neden yapıyor? Çünkü cüce bir ümmet olmaktan kurtulamadılar. O yüzden büyük bir devlet de kuramayacaklar. Hristiyanlığın da işini bitirdiler. Sıra Müslümanlarda. Müslümanlara haram yediremedikleri için, onu da başka yerden vuruyorlar.

''GIDA SORUNU GÜVENLİK SORUNUDUR''

1975’te Dünya Sağlık Örgütü’nün bir raporu var. ''Dünyanın en üretken erkeği Türk erkeğidir. 1 milimetre küpünde 75 milyon adet tohum var.'' Şu anda en yiğit, en kabadayıda 15 milyonu geçmiyor. 75 milyon nerede, 15 milyon nerede. Sakatlar da otistikler de artacak. Çünkü ihtimal azaldıkça böyle sonuçlanıyor. Bunları bilerek yapıyorlar. Ne diyor ayeti kerimede, ''Gelir sana iyi şeyler söyler, sen hayran kalırsın. Dikkat et, o en tehlikeli düşmandır. Çünkü seninle bunu konuştuktan sonra nesli bozar.'' Şu anda da bu yapılıyor işte. Gıda sorunu aynı zamanda çok büyük bir güvenlik sorunudur. Oradan da vuruluyoruz.

Evet, Bulut kardeşimiz haklı, yediklerimiz tadı yok, lezzet mi hiç yok, peki yaydığı hastalıklarin bedeni nedir? İbrahim Gülsu kardeşimiz der ki, bunu bir defa daha yazmıştım. “ Gıda terörü, PKK teröründen daha tehlikeli!”

Ne yapmak gerek, toplumsal bilinç burada önem arz ediyor. Sonra, uzak durmak gerekiyor, işte helal gıda satanlar böyle yapıyorlar ya da alanlar.

Dikkat etmek gerekiyor.

Peki kalın sağlıcakla.