Kahramanmaraş’ın tarihsel mimari kimliğinin devam etmesi için büyük çaba harcayan, arşiv çalışmaları ile bugüne kadar haberdar olmadığımız tarihi fotoğrafları büyük bir titizlikle bizlere sunan, instagramda “@tarihte_maras” hesabı ile büyük heyecan uyandıran Murat Yarım ile görüştüm.

Çocukluk yaştan itibaren Kahramanmaraş tarihe ve tarihi yapılara ilgi duyan Murat Yarım, uzun süredir, eski mahallelerdeki tarihi konakları fotoğraflayıp arşivliyor. Yurt dışı tecrübesi ile, “eski şehir” kavramının, şehrin tarihi zenginliği ile birlikte turistik cazibe merkezi olarak Kahramanmaraş ekonomisine katkılarını Murat Yarım’a sordum.

1- Murat Bey, daha önce sizinle “Arzu” isimli romanınız hakkında röportaj yapmıştık.  Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?
Mehmet Ali Bey, ben Murat Yarım. 1986 Kahramanmaraş doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Kahramanmaraş’ta okudum. Gazi Üniversitesi Ticaret ve Turizm Eğitim Fakültesi Lisans, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Lisans ve Açık öğretim Adalet Bölümü Ön lisans Mezunuyum. 2013 yılından beri Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen olarak görev yapmaktayım. Evli, İki çocuk babasıyım.
 
2- Sizi sosyal medyada “tarihte_maras” sayfasındaki paylaşımlarınızdan tanıdım. Kahramanmaraş tarihi üzerine araştırmalar yapıyorsunuz hem de Kahramanmaraş’ın tarihi konaklarının korunması ve tanıtılması için bir çaba gösteriyorsunuz. Bu ilginiz nereden geliyor?
Kahramanmaraş tarihi üzerine araştırmalar yapıyorum hem de Kahramanmaraş’ı tanıtmanın çabası içerisindeyim. Kahramanmaraş’ın turizm konusunda hak ettiği değeri görmesi için doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerimizin tanıtımı konusunda sosyal medyadan paylaşımlar yapıyorum. Diğer bir uğraşımda Kahramanmaraş’a ait eski fotoğraflardan oluşan bir arşiv oluşturuyorum. Özellikle yabancı kaynaklarda Maraş tarihi üzerine araştırma yapıyorum.
Tarihi yapılara olan ilgime gelince çocukluktan beri tarihe ve tarihi yapılara ilgi duyuyorum. Lise çağlarımdan beri her fırsatta Kahramanmaraş’ın tarihi mahallelerini dolaşır konakları inceler, fotoğraflar çekerim. Acemli, Kurtuluş, Divanlı, Ekmekçi, Kayabaşı mahallelerini her fırsatta dolaşırdım. Bugün bile nerdeyse her hafta bu mahalleleri dolaşıyorum.


Üniversite yıllarında Erusmus kapsamında Polonya, Almanya, Hollanda ve Fransa’yı görme imkânım oldu. Sonra ki yıllarda yine Avrupa’nın çeşitli ülkelerine seyahat ettim. Kendimde liseden beri turizmin içinde olduğum için bu ülkelerin turizm potansiyellerini gözlemleme şansım oldu. Gezdiğim on beş Avrupa ülkesinde turizm konusunda çıkardığım sonuç şu: Bu ülkeler tarihi ve kültürel yapılarını çok iyi korumuşlar ve korumaya devam ediyorlar.
Avrupa’da “Old town” diye bir kavram vardır. Old town yani eski şehir. Avrupa ülkelerinden herhangi birine gezmeye gittiğinizde turistik bölge olarak sizi tarihi yapıların olduğu eski şehir (Old town) bölgesine yönlendirirler. Buralarda genelde bir meydan vardır, meydanın çevresinde tarihi evler ve yapılar vardır. Turistler bu bölgeleri gezer. Avrupa ülkeleri buralara gözü gibi bakarlar. En ufak bir zarar gelmesini istemezler. Bu bölgede yaşayanlar için sıkı kurallar vardır. Çünkü onlar için “old town” tarih ve kültürlerinin yaşatıldığı yerdir. Avrupa ülkeleri sanayileri ile ön plana çıksalar da dünyanın en çok turist çeken ülkelerdir.
Bu ülkeleri gördükten sonra neden benim memleketimde bunlar olmasın derdine düştüm. Kahramanmaraş kadim bir şehirdir.  İki medeniyete Gurgum Krallığı ve Dulkadiroğlu Beyliğine başkentlik yapmıştır. Hanlar, hamamlar, kaleler, camiler, kiliseler, konaklar vb turizm potansiyeli oluşturacak birçok tarihi yapımız var. Bizde Kahramamaraş’ta kendi “old twon”umuzun oluşturursak eminim beklenenden çok fazla turist bu şehre gelecektir.

3- Kahramanmaraş’ın turizm de hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorsunuz. Bunun yanında büyük bir turizm potansiyeli barındırdığını söylüyorsunuz.
Az önce söylediğim gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir şehirdir Kahramanmaraş. Tarihi, doğal ve kültürel zenginliklerimizi iyi tanıtırsak eminim bu konuda gelişme sağlayacağız. Sadece Kahramanmaraş merkezi değil ilçelerimizde de önemli bir turizm potansiyeli var. Mesela dünyanın neresinde bir ilçede 70’e yakın kale ve gözlem kuleleri var. Andırın’da muhteşem bir turizm potansiyeli var. Onlardan bir Andırın’a bağlı Anacık Köyü’nde. Anacık Kalesi’nin yaklaşık bin yıllık bir geçmişinin olduğu söyleniyor. Bunlar çok kıymetli tarihi yapılar. Diğer ilçelerimizde de yine kendi içinde zengin turizm potansiyeline sahip.
 
4- Peki bu nasıl olacak? Biz turizm adına ne yapmalıyız ki K. Maraş’a turist gelsin?
Öncelikle şehir merkezinden başlamamız gerekli. 6 Şubat depreminden sonra evet çok büyük yıkımlar yaşadık ama hala ayakta olan tarihi yapılarımız var. Krizi fırsata dönüştürebiliriz. Beni bu konuda etkileyen iki ülke olmuştur biri Polonya diğeri Almanya. Polonya’da 6 ay kaldım, Almanya’ya birkaç kez gittim. Bu iki ülke 2. Dünya savaşında çok büyük hasar aldı. Tarihi ve kültürel yapıları yerle bir oldu. Sonra ki yıllarda bu ülkeler şehirlerini aslına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırdı. Şimdiler bu ülkeler muazzam turist çekiyor ülkelerine. Biz de bunu yapmalıyız.
İyi bir planlama ile başlamamız gerek. Divanlı’dan başlayıp Ulu Camiiye kadar ola kısmı öncelikle koruma altına almamız gerek. Bu bölge de yer alan sonradan yapılmış tarihi dokuya uymayan yapıları cımbızlayıp ayıklamamız gerek. Yani yıkılmalı. Daha sonra hasarlı konaklarımızı ve tarihi yapılarımızı restore edeceğiz. Yıkılan betonarme yapıların yerine Maraş konaklarına benzer konaklar yapacağız. Bunun sonucunda sadece tarihi yapılardan ve konaklardan oluşan sokaklarımız olacak. Bu sokakların tarihe dokuya uygun alt yapısı sokaklarımız olacaktır. Mesela sokaklar Arnavut kaldırımlı taşlardan olacak. Sonra bu bölgeyi halka hakla genişleteceğiz. Bir ucu Kanlıdere Köprüsünden, Çukuroba’ya devam edip Kayabaşı’ndan Sütçü İmam türbesine, diğer taraftan Kümbet ve Kuyucak taraflarına kadar genişleyecek.
Daha sonra buraları cazibe merkezi haline getirmemiz gerekecek. Bunu yapmadığımız zaman buralara harcanan emek ve para boşuna gitmiş olacak. Mesela Bahtiyar Yokuşu projesi iyi bir başlangıçtı fakat o bölgeyi bir cazibe merkezi haline getirmediği için konaklarda boş kaldı. Birkaç yıl sonra restorasyonu yapılan konaklarda dökülmeler başladı.
5- Kahramanmaraş adına başka projeleriniz var mı?
Uzun zamandır hazırlıklarını yaptığım çok önemsediğim bir çalışmam var. 6 Şubat depremi ile birlikte birçok tarihi yapımız hem zarar gördü hem de yıkıldı. Bunları göz önüne alarak K. Maraş’ın tarihi hafızasının yaşatıldığı bir müze düşünüyorum. Hem müze hem araştırma merkezi. Tarihi fotoğraflardan oluşan bir müze hayal ediyorum uzun zamandır. Bu yüzden 1800,lü yıllardan itibaren çekilmiş tarihi fotoğraflardan oluşan zengin bir arşivim var. K. Maraş’ta benim gibi fotoğraf arşivi olan birçok kişinin varlığını biliyorum. Eğer bir müze kurulacak olursa ben bütün fotoğraflarımı bu müze ile seve seve paylaşırım. Bu müzeye eminim birçok kişi arşiv değerinde fotoğraflarını bağışlayacaktır. Fotoğraflardan oluşan bir müzenin şehrimize çok faydası olacaktır. Hem şehrin hafızasını yaşatacağız hem de şehrimize bir müze daha kazandırarak şehrin kültürel zenginliği artacaktır. Bu müze bir araştırma merkezi haline gelirse her türlü akademik çalışmalar ve yayınlar burada üretilir. Bu da şehrimiz için zengin bir arşiv kaynağı oluşturur. İnşallah bu fikrimi şehrimizin yöneticileri ile paylaşacağım.

WhatsApp Image 2024-01-24 at 11.48.20

Murat Yarım, deprem sonrası, öğrencilerine “Eski mahallelerde” tarihi Maraş Konaklarını anlatıyor.