Türklerin ve genelde de İslam dünyasında bilime katkısı olan bir çok alim olduğunu duymuşsunuzdur. Son olarak İslam’ın bilimsel gelişmelere engel olmadığını dünkü yazımda belirtmiş. Aynı yazımda Dr. Fuat Seçkin’e bu konuda yöneltilen soruya; "Bugün Müslümanlara düşen görev tarihlerini çok iyi bir şekilde ortaya koymak. Gerileyişin nedeni din değildir!” sözlerine de yer vermiş ve bugünkü yazımda da somut örnekler vereceğimi yazmıştım.

Dr. Seçkin, son olarak Avrupa’da yapılan “evrenin yaratılış sırlarını çözmek üzere Cern’de, toplantı sonrası diyor ki; 'AVRUPA NÜKLEER ENERJİ MERKEZİ'NDE YAPILAN "BÜYÜK ÇARPIŞMA" DENEYİ İLE, BİR KEZ DAHA ÖĞRENMİŞ OLDUK Kİ, 1200 YIL ÖNCE HARRAN ÜNİVERSİTESİ'NDE DERS VEREN TÜRK BİLGİNİ CABİR BİN HAYYAM'IN DÜNYANIN İLK GENETİK MÜHENDİSİ OLDUĞUNU VE ATOMALTI PARÇACIKLARDAN SÖZ ETTİĞİNİ PROF. DR. FUAT SEZGİN SAYESİNDE ÖĞRENDİK.”

Şimdi buradan mı başlasam, Farabi’den başlasam. Neyse biryerden başlayalım. Hadi Bismillah.

BÜYÜK ÇARPIŞMA VE İLK GENETİK MÜHENDİS

Bilim tarihi açısından çok önemli olan "büyük çarpışma" deneyi, 10 Eylül 2008 günü, saat 9.30'da, dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısı olan Büyük Hadron çarpıştırıcısının çalıştırılmasıyla başladı. Yerin 150 metre altındaki CERN Araştırma Merkezi'nde 27 kilometre uzunluğundaki ivme halkasında önce protonlar daha sonra ise atom çekirdekleri, şimdiye kadar ulaşılamayan bir kuvvetle çarpıştırılıyor. Hedef, Higgs parçacıklarının varlığının kanıtlanması. Maddenin kütleye sahip olduğu, kırk yıl kadar önce İngiliz Fizikçi Peter Higgs'in teorisinden biliniyor. Yapılan deneyde bilimadamları, bu temel parçacıkların varlığını, protonları son derce yüksek bir enerjiyle çarpıştırarak kanıtlamak istiyorlar. Yani özetle, bu muazzam deneyde atom altı parçacıkların özellikleri gözlenecek. 1200 YIL ÖNCE ATOM ALTI PARÇACIKLARDAN SÖZ EDEN TÜRK BİLGİNİ CAFER BİN HAYYAN, AYNI ZAMANDA

DÜNYANIN İLK GENETİK MÜHENDİSİYDİ

Cabir bin Hayyan(721-815), yüzlerce yıl önce yazdığı kitaplarda, atomun bölünebildiğini, maddenin en küçük parçası olan 'cüz-ü la yetecezza'da yoğun bir enerji saklı olduğunu, serbest kalması halinde Bağdat'ın altını üstüne getirebileceğini, bunun da Allah'ın kudret nişanı olduğunu söylüyordu. Tıp, fizik, astronomi, felsefe alanında yaklaşık 200 eser kaleme alan Cabir bin Hayyan aynı zamanda bugün bildiğimiz genetiğin babasıdır da. Hayyan şöyle diyor: "Allah bize fiziki kanunlar vermiştir. Bunlarla bitki, hayvan hatta insanın benzerini yapabiliriz. Allah beşere öyle kabiliyetler bahşetmiş ki, bununla beşer kainattaki tüm sır perdelerini çözmeye muktedirdir." Bu sözler 8. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış olan ve atomun parçalanabileceğini ilk bulan alim Cabir bin Hayyan'a aittir."

PROF. SEZGİN 60 YIL ÇALIŞMIŞ

Bu gerçekleri, İslam'ın bilimi engelleyen bir din olmadığını, 60 yıllık çalışmalarıyla ortaya koyan Prof. Dr. Fuat Sezgin'dir. Frankfurt Goethe Üniversitesi'nde görevli Prof. Dr. Fuat Sezgin'i biz yeterince tanımıyoruz, ama tüm dünya onu taktirle, gıptayla anıyor.

"Dünya bilim tarihi yeniden yazılmalıdır" diyen Prof. Dr. Fuat Sezgin, 60 yıl emek verdiği araştırmalarının sonuçlarını ilk baskısı Almanca yapılan 12 ciltlik "İslam Bilimi Tarihi" adlı eserinde toplamıştır.

Kültür Bakanlığı tarafından 5 cilt olarak yayınlanan bu muazzam, bu benzersiz eser, İslam dinini bilim yapmanın engeli olarak göstermek isteyenleri susturan, savunmasız bırakan bir kaynaktır. İslam Bilim Tarihi Uzmanı Prof. Dr. Fuat Sezgin, 60 yıllık araştırması sırasında incelediği binlerce yazma eserde gördüğü, İslam bilimadamları tarafından bulunan ya da geliştirilen araç-gereçleri verilen ölçülere uygun olarak yeniden hayata geçirmiş ve bu eserlerle iki önemli müze kurmuştur. Bu müzelerden biri Almanya'da, diğer İstanbul'dadır. İstanbul'daki müze, bu yıl Kültür Bakanlığı ve TÜBİTAK'ın desteğiyle Gülhane Parkı'nda açıldı. 3500 metre karelik "İslam Bilim ve Teknoloji Müzesi"nde İslam bilimadamlarının geliştirdikleri 40 parça eser sergilenmektedir.(Yarın Farabi)