“Kızgınlık cehennem ateşinin tohumudur; kendine gel de şu cehennemini söndür.” der, Mevlâna. Kendi ateşini söndüremeyen biri, başkalarının ateşini nasıl söndürsün? Batılı ve batıl insanlar fıtrî bir ateşin içinde kıvranırken, acısını, başkalarına saldırarak dindirmeye çalışmaktadır…” Bu tespite katılır mısınız? Ancak son yıllarda dünyada ve yakın çevremizde meydana gelen olayları düşündüğümde bana doğru geliyor!Neden mi?

Bugünkü konumuz batılı ve batılı savunan kitlelerin, dünyayı süreklemeye çalıştıkları fitnelerle ilgili ki, bunun en büyük örneğini İranlı komutanın suikastla öldürülmesinde görmekteyiz. Sürekli kaşıyorlar dünyanın yaralarını..

Peki dertleri ne? Bununla ilgili onlarca yazı kaleme aldım. Ancak, hemşehrimiz Dilipak’ın geçtiğimiz haftalarda bu konuda kaleme aldığı yazıdan kısa alıntıları yazım, sonra da yorumumuzu yapalım inşallah!

ŞEYTAN VE ÇOCUKLARI BOŞ DURMAZ

Dilipak’ın(5.1.2020)“Kıyamet Fitnesine Hazır Olun!” başlıklı yazında diyor ki: “2020’nin ilk çeyreği çok zor geçeceğe benziyor. Böyle bir zamanda “Kadrolu bir Mehdi” işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirebilir. Dün “Amerikano bir Mehdi”den söz etmedim. Zaten yıllardır bundan söz ediyorum.. Şiilerin, Sünnilerin yanında bir de CIA, İngiliz, MOSSAD’ın örgütlediği bir “Mehdi projesi”nden söz etmemiştim….

Şeytan boş durmuyor. Ama Şeytanın varlığı bizim günahlarımızın gerekçesi olamaz. Onun için “Euzü…” diye başlamıyor muyuz, farkında olduğumuzu ifade ettiğimiz için. Şeytan Allah’ın muttaki kullarına bir zarar veremez.(Ama şeytanın çocukları da var işin içinde, gireceğim bu konuya) O ancak kalbinde hastalık olanlara, Şeytanın dostlarını dost edinenlere, onlar: Şeytanın yoldaşı “İns’in Şeytanları” üzerinden zarar verir. Biz nefsime ve dostlarımıza bakalım.

Bize denmedi mi: “Allah’a ve O’nun Resulüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korku ile za’fa düşersiniz, rüzgârınız (kesilir) gider. Bir de sabr(-u sebat) edin (katlanın). Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Çantay Meali: Enfal 46)

ÇOK AĞLAYIP, AZ GÜLMEK GEREK

“Ahir zaman Peygamberi”, “Kıyamet fitnesi” ile ilgili olarak; “Bildiğimi bilseydiniz, çok ağlar az gülerdiniz” der.

Teklifimdir: Allah’ın dostlarını dost edinin, Allah’ın rahmet ve bereketi, koruması buradadır. “Biz Müslümanlardanız diyenlerden daha güzel sözlü kim olabilir”. Allah’ın gazabına uğrayacak olan münkir, münafık, mütrefin, müfsid, fasık, müstekbirlerden uzaklaşın ve onları çevrenizden uzaklaştırın.

 Sonra “İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helak eder misin Allah’ım” diye sormanıza gerek kalmadan bela size ulaşırsa, sizi kimse kurtaramaz! Onlar “biz ıslah edicileriz” diye size gelmiş, uluslararası “Şeytani düzen”in temsilcileri ile bir arada oturup planlar kuran, siyasi emelleri ve şahsi çıkarlarını onlarla tevhid eden, onların fonladıkları ve yönlendirdikleri kişi ve toplulukları çevrenizden uzaklaştırın. “Men teşebbehe…” emrini hatırlayın, Alamet-i farikanızı (Sizi başkalarından ayırt eden özelliklerinizi)  hatırlayın ve koruyun, moda akımların peşinden savrulmayın, sonra zarara uğrayanlardan olursunuz. Allah’ın yardımı size ulaşmaz…”

DİYECEĞİM ŞU

Emperyalist batılı güçler ki başta ABD ve onun ortakları AB ülkeleri var, dünyayı fokor fokor kaynatıyorlar. Ama onlar görecek ki, bu yaktıkları fitne ateşi tüm insanlığı kendilerde dahil herkesi yakacaktır. Şimdi benim dikkatimi çeken bir konu var, Hıristiyan aleminin başındaki din adamlarının hiç sesi çıkmıyor. Etmeyin, tutmayın, savaşmayın, insanları öldürmeyin demiyorlar. Yani bunlar nasıl din adamları?  Peki İslam alemi zarar görecek te diğer halklar özellikle de Beni İsrail’in akıbeti çok iyi olacak. Ey insanlık, sesim duyular mu, bilmiyorum ama şeytanın son  oyununa gelmeseniz diyorum. Yazık ediyorsunuz insanlığa, çünkü bu mazlumun ahı asle yerde kalmayacaktır. Allah(cc) adildir ve eden bulur.

Kalın sağlıcakla.