23 Nisan 1920, Türk milletinin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve Türk milletinin egemenliğinin ilan edildiği tarihtir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1924’te bu günü bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. Dünya genelinde çocuklara bayram hediye eden ve bunu tüm dünya ile paylaşan tek ülke Türkiye’dir.

23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılmasıyla millet iradesinin egemenliği ilan edilmiş; Atatürk’ün bu günü çocuklara armağan etmesiyle de geleceğe olan güveni vurgulanmıştır. Ulusal egemenlik, bağımsızlık ve çocuklara verilen değerin birleşimi olan bu gün, birlik ve beraberliği güçlendirmeyi amaçlar.

Geldiğimiz noktaya baktığımızda, 15 Nisan 2026 tarihinde Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda, aynı okulun 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli tarafından sınıflara girilerek silahlı saldırı gerçekleştirilmiştir. Olayda 8 öğrenci ve 1 öğretmen tabancayla hayatını kaybetmiş, saldırgan olay yerinde hayatını kaybetmişti.

Daha önceleri Amerika’da benzer saldırılar yaşanırdı. Bunları televizyonlarda ve sosyal medya kanallarında izler, ülkemizde ve okullarımızda böyle bir şey yaşanacağını düşünmezdik. Bizim kültürümüzde, inancımızda, örfümüzde ve geçmişimizde bu tür olaylar yer almıyordu.

Ancak teknolojinin bu kadar gelişmesiyle çocuklarımızı ve gençlerimizi sanal ve sosyal medya ortamına kaptırdık. Bu oyunlardan etkileniyorlar. İnternette açık ve gizli birçok içerik bulunuyor. Gençlerimiz ve çocuklarımız bu ortamlardan ciddi şekilde etkileniyor.

Elbette köprünün son çıkışına gelmiş değiliz. Bu tür saldırılar olmasaydı, olayların bu kadar ciddi boyutlara ulaştığının farkına bile varamayabilirdik. Sosyal medya kanallarının ve dizilerin etkisini de yok sayamayız. Gençlerimiz arasında daha bilinçli olanlar hayatın bu şekilde olmadığının farkında olsa da, sosyal medya platformlarının reyting uğruna içerikleri cazip hale getirdiği de biliniyor.

Devlet, sanal platformların izlenmesine 15 yaş sınırı getirmiştir. Bu düzenlemenin önümüzdeki Ekim ayında yürürlüğe girmesi beklenmektedir. Bunun yanında okulların güvenliğiyle ilgili tedbirlerin de alınmaya başlandığı bilinmektedir.

Ancak bunu yalnızca devletten beklemek doğru olmaz. Çocuklarımız ilk eğitimlerini aileden alır. Aileler tüm çabalarına rağmen çocuklarını tabletten ve cep telefonundan uzak tutmakta zorlanmaktadır. Ellerinden geleni yaptıklarını söyleseler de sorumluluğun büyük kısmı yine ailededir.

Eğitimde okul yöneticilerine ve öğretmenlere de daha fazla yetki verilmesi gerekmektedir. Mevcut yönetmeliklerde öğretmen öğrencisine müdahale etmekte zorlanmaktadır. Bir müdahale sonrasında velilerin okula tepki göstermesi, öğrencinin öğretmene karşı saygısını azaltmaktadır.

103 yıl önce 23 Nisan, çocuk bayramı olarak kutlanmaya başlanmıştır. Dünyada çocuklara ve gençlere bu denli değer veren başka bir ülke göstermek zordur. Bu değere sahip olan çocuklarımızın ve gençlerimizin sosyal medya alışkanlıkları ülkemize yakışmamaktadır.

Çocuklarımızı cezalandırarak değil, sanat ve spora yönlendirerek geliştirmek en önemli çözüm yollarından biridir. Uzmanlar da bu konuda çeşitli önerilerde bulunmaktadır.

Sonuç olarak; güçlü bir devlete sahip bir ülkeyiz. Osmanlı İmparatorluğu’ndan gelen köklü bir tarihe sahibiz. Her türlü olayın üstesinden gelmiş 86 milyonluk büyük bir milletiz.