Bu yazı ülkü ocakları eğitim ve kültür vakfı için kaleme alınmış bir bildiridir.

Ülkü Ocakları, dünyanın ve Türkiye’nin en büyük gençlik teşkilatıdır. Ülkü Ocakları, rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş tarafından kurulmuş ve aktif siyasete birçok insan yetiştirmiştir. Ülkü Ocakları bir gençlik teşkilatıdır; burada gençlere vatan, millet, bayrak sevdası, Kızılelma, sevgi, saygı ve aile kavramı öğretilmektedir.

Ülkü Ocakları’nda yetişen gençler, burada aldıkları adap ve töre ile topluma kazandırılmakta; ilerleyen yıllarda ise topluma, bulundukları yere yön verme özelliğine ulaşmaktadırlar. Ülkü Ocakları’nın en büyük işlevi, gençlerimizin yetiştirilmesinde ve geleceğe hazırlanmasında büyük bir öneme sahiptir. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı faaliyetlerini eğitim ve vakıf anlamında sürdürmektedir. Eğitim faaliyetleri olarak geçmişimize yönelik tarihimizin öğretilmesi, Türk-İslam ahlakının öğretilmesi ve aynı zamanda Kızılelma’nın öğretilmesi; vakıf faaliyetleri olarak da üniversitede, lisede hatta ilköğretimde okuyan gençlerimizin her türlü ihtiyacının sağlanması, bu ihtiyacın eğitim ve öğretim hayatı boyunca devam etmesi ve bunun yine oralarda bulunan iş insanı kişiler tarafından yapılması söz konusudur. Bu yüzden Ülkü Ocakları’na çocuklarımızı göndermeliyiz; onları kötü alışkanlıklardan korumalıyız, onları geleceğe hazırlamalıyız. Ülkü Ocakları, gençlerin geleceğe hazırlanmasında Türkiye genelinde, Avrupa’da, Orta Asya ülkelerinde, Kıbrıs’ta ve bazı Orta Doğu ülkelerinde görev üstlenmiştir.

Her ne kadar Avrupa ve Amerika Ülkü Ocakları’ndan rahatsız olsa da var olsun Ülkü Ocakları, var olsun ülkücü gençler. Ülkü Ocakları’ndan vatan haini tarih boyunca hiçbir zaman çıkmamıştır. Ülkü Ocakları, tarihçi yazar olarak benim de benliğimi, karakterimi, kişiliğimi, her şeyimi bulduğum; bana yön veren, hayatıma dokunan, geleceğime dokunan, kişiliğimi ortaya çıkaran ve sevdam olan kuruluştur.

Şu anda Ülkü Ocakları kendisini çağın koşullarına göre yenilemiş, teknolojik anlamda da büyük bir ilerleme göstermiştir. Her ne kadar bazı küçük çaplı konuları, menfur olayları Türkiye’deki bazı kendini bilmez, yazar-çizer zanneden kişiler farklı göstermeye çalışsa da Ülkü Ocakları gençlerimizi geleceğe hazırlayan ve onlara yön veren en büyük kuruluş ve teşkilattır. Hiç kimse Ülkü Ocakları’nı farklı göstermeye çalışmasın. Ülkü Ocakları bizim varlığımızın varoluşsal açıklamasıdır. Ülkü Ocakları bizim yaşam biçimimizdir. Ülkü Ocakları bizim evimizdir. Ülkü Ocakları bizim okulumuzdur. Ülkü Ocakları bizim hayatımızın bir parçasıdır. Ülkü Ocakları bizim geleceğimizdir. Ülkü Ocakları yaşatılmalı, yaşamalı ve tüm aileler çocuklarını kötülüklerden korumak istiyorlarsa Ülkü Ocakları’na göndermelidir. Tarihçi yazar olarak 1997 yılında Ülkü Ocakları ile tanışmasaydım belki de farklı mecralarda olabilirdim; bu yüzden Ülkü Ocakları’na ne kadar şükretsem, minnet duysam azdır.

Bu zamana kadar Ülkü Ocakları’ndan birçok değerli şahsiyet yetişmiştir. Bu yetişenler devletimize, milletimize, toplumumuza yön vermiş; kamu kurumlarında önemli görevlere gelmiş ve şu anda aktif görev yapmaktadırlar. MHP Genel Başkanımız Sayın Dr. Devlet Bahçeli, Ülkü Ocakları’nı yakın bir şekilde takip etmekte, tüm ihtiyaçların karşılanmasında elinden gelen bütün gayreti göstermektedir. Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, Türk gençliğinin geleceğe yönelik hazırlanmasında büyük ve gayretli çalışmalar ortaya koymaktadır. Dolayısıyla diyorum ki: Ülkü Ocakları Türk milletinin ve Türk Devleti’nin sigortasıdır, gençlerin kurtuluş reçetesidir. Ülkü Ocakları topluma rehberlik edenlerin bulunduğu evdir. Ülkü Ocakları bizi eğiten yerdir. Ülkü Ocakları yaşamalı, yaşatılmalıdır.

Whatsapp Image 2026 09 14 At 10.01.10

Bu vesileyle ülkücü şehitlerimizi, rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, Ülkü Ocakları’nda görev yapan genel başkanlarımızı, Ülkü Ocakları’na ömrünü adayan herkesi minnet ve şükran duygularımla yâd ediyorum. Ayrıca şu anda Ülkü Ocakları’nda görev yapan tüm başkanlarımıza muvaffakiyetler diliyorum.