Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) çağımızın en önemli unsuru haline gelen kişisel verilere ilişkin son dönemlerde farkındalık sağlayan, bilinç kazandıran son derece anlamlı projelere ev sahipliği yapıyor. Öncelikle Kurum Başkanı Sayın Prof.Dr. Faruk Bilir’i ve çok değerli ekibini yürekten kutluyorum.

İnteraktif Reklamcılık Derneği (IAB) ev sahipliğinde Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun uygulamalarını ve kayıt süresi 3 Aralık 2019’da sona erecek olan Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi’nin (VERBİS) detaylarını paylaşmak amacıyla, 6 Eylül Cuma günü Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in katılımıyla bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Şahsım olarak katılım sağladım. KVKK ile ilgili ayrıntılı ve faydalı bir seminer sunumu oldu. Katılım da oldukça fazlaydı. Tekrar emeği geçen başta KVKK kurum başkanı Sayın Prof. Dr Faruk Bilir’e ve kurum ve çalışanlara tekrar teşekkür ediyorum.

Dijital reklam her geçen yıl büyüyor, işletmeler ve tüketiciler için vazgeçilmez hale geliyor. Öte yandan kültürel, sosyal, ekonomik ve psikolojik etkileri de hissediliyor. Bu kapsamda kişisel verilerin doğru kullanımı en önemli konulardan biri olarak karşımıza çıkıyor.

2017 yılında kurulan Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), IAB Türkiye’nin ev sahipliğinde kanunun getirdiği yükümlülükler, veri işlemenin şartları ve ilkeleri, kurumun uygulamaya yönelik ilke kararları, kanuna aykırılık halinde yaptırımlar ve VERBİS’e kayıt konuları hakkında detaylı bilgi vermek için 6 Eylül Cuma günü bir bilgilendirme toplantısı düzenledi.

“ŞEFFAF, AÇIK VE BİREYİN RIZASINA DAYANAN BİR SİSTEM OLUŞTURULMALI”

Toplantıda konuşma yapan Kişisel Verileri Koruma “Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi neticesinde kendine uygulama alanı bulan veri temelli ekonomi sayesinde dijital dünyanın getirdiği kolaylıklardan faydalanırken kendimizle ilgili inanılmaz boyutta veri paylaşıyoruz. Dijitalleşme ile birlikte kendine uygulama alanları bulan veri temelli ekonomi sayesinde kişisel verilerin değeri daha yakından hissedilmeye başlandı. Öte yandan sosyal medya başta olmak üzere, birçok platformda profilleme, çerezler ve otomatik karar verme gibi teknolojilerin kullanılması sayesinde ilgili kişiler çeşitli konularda yönlendirilebilmektedir. Bu durum, kişisel verilerin ve kişinin mahremiyet hakkının korunması gerekliliğini de gündeme getirmektedir” dedi.

“İlgili kişiler doğru zamanda ve doğru yöntemle işlenen kişisel veriler sebebiyle fayda görürken, kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde yetkisiz kişilerin eline geçmesi sebebiyle de maddi veya manevi zarar ile karşı karşıya kalabiliyor. Bu noktada kendimize sormamız gereken sorular şunlardır: Kişisel verilerimiz mi bizi yönetecek, yoksa biz mi kişiler verilerimizi yöneteceğiz? Paylaşımlarıma ben mi karar veriyorum yoksa manipüle mi ediliyorum? Evet, bunlar yanıtlamamız gereken son derece kritik sorular” şeklinde devam etti.

“TEKNOLOJİ VE İNTERNET BAĞIMLILIĞINA DİKKKAT EDİLMELİ”

Kişisel verilerin korunması bağlamında teknoloji ve internet bağımlılığına da dikkat edilmesi gerektiğini belirten Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, “Çevrimiçi ortamlarda paylaşım yaparken, paylaştığımız kişisel verilerin gelecekte olumsuz sonuçlar doğurabileceğini de düşünelim, paylaşım yaparken ilerisini de düşünerek hareket edelim. Birkaç basit adımla, biraz dikkat ile birçok siber tehditten korunmak mümkün olabilir. Biz de o yüzden dedik ki; kişisel veri güvenliği, kişinin kendisiyle başlar. Takipçi sayısı, beğeni sayısı kişisel verilerinizden, sizden daha önemli değil. Önemli olan sizsiniz, sizin kişiliğiniz” dedi.

IAB Türkiye Başkanı Neslihan Olcay, konuya ilişkin görüşlerini “Günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelen internet ve gelişen teknolojilerle birlikte, bire bir hedefleme ile yapılabilen dijital reklam, markalar için çok değerli bir iletişim aracına dönüştü. Bu durum ülkemizde de dünyada olduğu gibi yasal düzenleme ihtiyacı doğurdu. Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, dijital pazarlama iletişimi dünyasına ilave yükümlülükler getirdi. Uygulamanın başlamasıyla birlikte bireyler interneti kullanırken bilgilerinin sadece izin verdikleri doğrultuda kullanılacağı, istismar edilmeyeceği güvenini taşırken; ilgili taraflar, bilgilendirme yapma ve bireyin rızasını alma sorumluluğunu üstlendi,” şeklinde ifade etti.