İran’da Aralık 2025’te başlayan ve tüm ülkeye yayılan protestolar, yüksek enflasyon ve düşen alım gücüyle derinleşti. İran riyalinin rekor seviyede değer kaybetmesi, gıda fiyatlarının tırmanışı ve yaptırımların etkisiyle yaşam maliyetleri tavan yaptı. Peki 2026 itibarıyla İran’da enflasyon oranı ne kadar? Asgari ücret halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyor mu?
İRAN'DA 2026 YILINDA ENFLASYON NE KADAR?
İran ekonomisi, 2025’in son çeyreğinde ağır baskılarla karşı karşıya kaldı. Özellikle döviz kuru ve gıda fiyatlarındaki sert yükseliş, enflasyonu hızla tırmandırdı. Ekim 2025’te %48,6’ya ulaşan yıllık enflasyon, Aralık ayı itibarıyla %42,2 seviyesine gerilese de, fiyatlar üzerindeki baskı devam ediyor.
Enflasyonun bu düzeye ulaşmasındaki başlıca nedenler:
- İran riyalinin dolar karşısında 1,45 milyona kadar değer kaybetmesi, ithalat maliyetlerini ciddi oranda artırdı.
- Temel gıda ve enerji ürünlerinde tedarik sıkıntısı, fiyatların istikrarsız şekilde yükselmesine yol açtı.
- Uluslararası yaptırımların yeniden devreye girmesi, ticaret ve yatırım akışını sekteye uğrattı.
- İsrail ile yaşanan kısa süreli çatışmalar, lojistik hatları etkiledi ve krizi derinleştirdi.
Bu tablo, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir krizi de tetikledi. Enflasyon, İran halkı için artık sadece rakamsal bir veri değil, günlük yaşamın temel belirleyicisi hâline geldi.
İRAN'DA ASGARİ ÜCRET NE KADAR?
İran'da 2025 yılı sonu itibarıyla belirlenen asgari ücret yaklaşık 110 Amerikan doları seviyesinde. Bu rakam, yerel para birimiyle her ne kadar sürekli güncellense de, hızla artan enflasyon karşısında alım gücünü korumakta yetersiz kalıyor.
Asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca İranlı, temel gıda, konut ve sağlık giderlerini karşılamakta zorlanıyor. Döviz kuruna bağlı olarak ithal ürün fiyatlarının yükselmesi, özellikle şehir merkezlerinde yaşam maliyetini dramatik şekilde artırmış durumda.
Asgari ücretin düşük seviyesi, özellikle gençler ve üniversite mezunları arasında işsizlik ve geçim sıkıntısı kaynaklı huzursuzluğu tetikliyor. Bu da protestoların tabanını genişleten faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
PROTESTOLARIN EKONOMİK NEDENLERİ
28 Aralık 2025’te Tahran çarşısında başlayan protestolar, kısa sürede üniversitelere, sanayi bölgelerine ve taşra kentlerine yayıldı. Gösteriler, doğrudan ekonomik taleplerle başladı, ancak zamanla siyasi bir kimlik kazandı.
- Esnaf ve tüccarlar, yüksek vergi yükü ve daralan ticaret hacmine karşı tepki gösterdi.
- Üniversite öğrencileri, geleceksizlik ve işsizlik nedeniyle seslerini yükseltti.
- Protestoların merkezinde, düşük ücret – yüksek enflasyon döngüsüne karşı direniş vardı.
Göstericiler, “Diktatöre ölüm” gibi sloganlarla dini lider Ali Hamaney’i doğrudan hedef alarak rejime yönelik eleştirilerini sertleştirdi.
KRİZİN KÜRESEL BOYUTU: DIŞ FAKTÖRLERİN ETKİSİ
İran’daki ekonomik darboğazın tek nedeni iç politikalar değil. Uzun süredir devam eden ve son aylarda yeniden artan uluslararası yaptırımlar, ekonomide ciddi bozulmalara yol açtı. Özellikle:
- Nükleer program nedeniyle uygulanan BM ve ABD yaptırımları, İran’ın dış ticaretini neredeyse kilitledi.
- İsrail ile yaşanan 12 günlük çatışma, ithalat ve ulaşım maliyetlerini artırdı.
- Enerji ihracatına uygulanan kısıtlamalar, döviz girdisinin azalmasına neden oldu.
- Döviz krizine paralel olarak, sermaye kaçışı ve yatırım durgunluğu büyüdü.
Bu gelişmeler, İran ekonomisini dışa bağımlı hâle getirirken, içerideki fiyat dengesizliklerini de kontrol edilemez bir noktaya taşıdı.




