Eğitim sistemleri ülkeler için çok önemlidir, iyi bir sistem kurduğunuzda bu durum, siyasetten-ekonomiye, sağlıktan-teröre varana kadar her konuda etkisi görülür…

Şu anda ülkemizin eğitim sistemi hakkında olumlu ve olumsuz olarak veya güçlü zayıf yönleri itibarı ile birçok şey yazılıp çizilebilir, özellikle biz eğitimcilerin bu konuda çok söyleyecek sözü vardır.

Eğitim sistemimiz ile ilgili Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğrenim gören öğrencilere, sistemin sadece zayıf yönleri ile ilgili olarak araştırma ve tez ödevi verilmiş onlarda güzel bir çalışma yapmışlar, başlıklar halinde önce bu çalışmadan notlar veriyim, sonra de kendim değerlendirmemi yapayım inşallah!

Bahsettiğim çalışmaya gönüllü 91 öğrenci katılmış, daha doğrusu öğretmen adayları bu çalışmayı yapmışlar. Bu öğretmen adayları yavrularımızda sistemin zayıf yönlerini başlıklar halende şöyle sıralama yapmışlar:  "Merkezi sınav sistemi, ezberci eğitim modeli, donanım ve fiziki yetersizlikler, öğretmen atama sistemi, özel dershaneler, finansman ve mesleki teknik eğitim sorunları sıralanmış.

DİĞER ZAYIF YÖNLERİ İSE

Bunların dışında, mesleki ve teknik eğitim, psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri, birleştirilmiş sınıf eğitim uygulamaları, eğitim sisteminin merkeziyetçi yapısı, eğitim programları, okul-aile iş birliği yetersizlikleri, okul öncesi eğitimdeki okullaşma oranı ve okullarda aidat olayları da sorunlar içinde yer almış.

Çalışma 5 yıl sürmüş, 2007-2013 eğitim yıllarında yapılan çalışma bir rapor halinde yayınlanmış. Sorunların çözümü noktasında ise Dokuzuncu Kalkınma Planında çözümü yönelik planlamalar yapılmış.

Özellikle devamsızların azaltılması, kırsal kesime ve kız çocuklarına yönelik olmak üzere tedbirler alınması, kalabalık sınıfların azaltılması yani derslik yapımı, ikili eğitime geçme, yaygın eğitimin geliştirilmesi gibi çalışmalarında yapıldığını yine rapordan anlıyoruz.  Bu çalışma internet üzerinden istenirse geniş şekilde elde edilebilir. Buradan çalışmaya imzasını koyan, Kürsat Yılmaz, Yahya Altınkurt (Uluslararası İnsan Bilimleri Dergisi) hocalarımıza teşekkür ediyorum.  

SORUN BELLİ, ÇÖZÜM DE BELLİ

Yukardaki raporda bana göre eksiklikler var ve bu yukarda sayılan eksikliklerle, yeni ortaya koymaya çalışacağım eksiklikler üst üste koyduğumuzda, öyle sorunun çözümünün kolay olmadığını anlamaktayız. Çünkü işin bir siyasi yönü var, birde manevi yönü.

Siyasi çözümleri ortaya koymam için, temmuz ayına kadar bana müsade edin, geçen yazdığım gibi 1 Temmuz’da emekli olacağım, ondan sonra önerilerimi tek tek yazacağım inşallah!

Sonra bir de eğitimin manevi boyutu var. Bugün yaşadığımız bütün problemlerin arkasında bu dediğim nokta vardır. Vergi kaçakçılığından tutunda, teröre varana kadar her şey bu manevi sorunun kapsam alanına girer.  

Sistem bir defa öğretim ağırlıklı işliyor, yani bir çocuklarımızı hayata değil, sınava hazırlıyoruz. Bir vatandaş olarak istiyorum ki, çocuklarımız ahlaki değerlerle donatılsın, konuyu ezberlemek yerine araştırsın…

Dikkat buyurun, bu hafta Ebu Hanefi’nin eğitim metodunu okuyordum, o mübarek bile yüzyıllar önce, çocuklara ezberleterek öğretmemiş, tartışmış araştırmış, ortak akıl ile sonuca varılırmış.

Neyse, bizim derdimiz olumlu eleştiri yapmak. Şimdi buradan iki soru sormak istiyorum.

Birincisi, sistem yeniden mi kurulmalı, yoksa aksayan yönlerimi giderilmeli.

Bence ikisi de olur, ancak sistem içinde yani eğitimin mutfağında olanlarla bu iş yürütülmeli…

Sistemin olumlu ve güçlü yönlerini de bir başka yazımda kaleme alacağım, tam da burada bakanımızın özellikle meslek liselerine yönelik yaptığı çalışmaları da takdir ettiğimi bildirmek istiyorum.

Kalın sağlıcakla.