Mustafa Kemal, Yıldız Sarayı’ndaki sorgulamanın ardından, 24 yaşında gençliğinin baharında Bekir ağa Bölüğü’ndeki hücresine konmak üzere tutuklanır. Bekir ağa bölüğü, Sultan Abdülhamit Han’a muhalif olanların sürgün edildiği yerdir. Bu zindanın iki özelliği vardır:

Birincisi burada Sultan'ın kişisel tutukluları kalır. Bu yüzden ceza doğrudan Sultan tarafından verilir. İkincisi ise meşhur rivayete göre bu zindandan çok az kişi sağ çıkar. Yani Mustafa Kemal, ölümle burun burunadır ve hayatı Sultan'ın iki dudağı arasındadır.

 Mustafa kemal, Bekir Ağa’da gün yüzü görmeyen, soğuk ve küçük bir hücreye atılır. Duvar dibinde eski bir ranza, üzeri küflenmiş eski bir yatak, odanın her tarafını sarmış rutubet kokusu içerisindedir. Ali Fuat yirmi gün hapislikten sonra serbest bırakılır. Lider olarak görülen Mustafa kemal ise iki ay Bekir Ağa Hapishanesinde tutulur.

Nihayet Mustafa Kemal’in Sultan Abdülhamit’e suikast suçlaması asılsız çıkar. Ancak Gazete çıkarmak, evde gizli toplantılar yapmak ise ordudan atılma cezasını gerektirmektedir.

Bu arada Ali Rıza Paşa, öğrencilerini savunmaya devam eder ve onların 2. veya 3.Orduya gönderilmelerini ister. Zülüflü İsmail Paşa ise idamlarını istemektedir. Sultan, denge gözeterek iki Paşa'nın da isteğini kabul etmez. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Şam'a ve Beyrut'a sürgüne gönderir. Ucuz kurtulan Mustafa Kemal yine söyleyeceğini korkmadan söyler: : “Pekâlâ biz de bu çöle gider, yeni bir devlet kurarız”

Serbest kaldıktan 18 yıl sonra Mustafa Kemal annesinin mezarı başında bu olayı hatırlar ve o günkü hissiyatını şöyle açıklar: “(...) Abdülhamit devrinde idi. 1320 (1905) tarihinde mektepten henüz kurmay yüzbaşı olarak çıkmıştım. Hayata ilk adımı atıyordum. Fakat bu adım hayata değil, zindana rastladı. Gerçekten bir gün beni aldılar ve baskı idaresinin zindanlarına koydular. Orada aylarca kaldım. Annemin, bundan ancak hapisten çıktıktan sonra haberi olabildi. Ve derhal beni görmeye koştu. İstanbul’a geldi. Fakat orada kendisiyle ancak üç beş gün görüşebildim. Çünkü tekrar baskı idaresinin casusları, cellatları ikametgâhımızı sarmış ve beni alıp götürmüşlerdi. Annem ağlayarak arkamdan takip ediyordu. Ben, sürgün yerime götürecek olan vapura bindirilirken benimle görüşmesi engellenen annem göz yaşlarıyla Sirkeci Rıhtımında acılar ve kederler içinde bırakılmış bulunuyordu. Sürgün yerinde geçirdiğim tehlikeler onun hayatının acılar ve göz yaşları içinde geçmesine sebep olmuştur. (...)”

Bir gencin nasıl yetiştiğini en iyi annesi bilir. Hele Mustafa Kemal gibi 12 yaşında yetim kalan bir çocuk için annesinin şefkati daha fazla olacaktır.  Allah hiçbir anne babaya evlat acısı göstermesin. Zübeyde Hanım da oğlu tevkif edilince her gün ölüp ölüp dirilmiştir eminim. Zübeyde Hanım ki; iki evlilik yapmış, ilk eşi Ali Rıza Bey vefat edince, abisine yük olmamak için gümrük başmüdürü Ragıp Bey ile evlenir. Bu evliliğe Mustafa Kemal’in babasının hatırasına saygı gösterilmediği için karşı çıkar. Çocukları Fatma 3 yaşında, Ahmet 9 yaşında, Ömer 8 yaşında ve Naciye 12 yaşında difteri-kuşpalazı salgını sebebiyle vefat ederler. Geriye Mustafa Kemal ve Makbule kalır. Balkan savaşlarından sonra Selanik’in Osmanlı toprağı olmaktan çıkması üzerine İstanbul’a mülteci olarak göç eder. Bir dul kadın olarak kızı ile birlikte hayatın zorluklarıyla baş başa kalır Zübeyde Hanım.

6 Çocuğundan 4 nü ve kocasını kaybeden Zübeyde Hanımın göz bebeği, evinin direği, tek yaslanacağı oğlu Mustafa Kemal’in elleri bağlanarak götürülmesi esnasındaki hissiyatını düşünmek bile istemiyor insan.

Üniversite gençliğine karşı daha geniş bir hoşgörüyle, sevgi ve merhametle  yaklaşmak, ve affedici olmak Sultan Abdulhamithan’ın büyük devlet adamlığının, derin tecrübesinin, yüksek düşüncelerinin bir tezahürüdür. Örnek alınmaya değer bir özelliğidir. Şayet Harp Okulu Müdürü Ali Rıza Paşa hoşgörülü olmasaydı, Abdulhamithan affedici olmasaydı Mustafa Kemal, Atatürk olamayacak, Türkiye Cumhuriyeti’nin de kaderini çizemeyecekti.

Tarih milletlerin hafızasıdır. Bu olayları hatırlayıp hafızayı sürekli taze tutmak mecburiyetindeyiz. Aksi halde insan nisyan(unutkanlıkla) malül olur.

Not: Bu yaızı,https://onedio.com/haber sitesinin ,”vatan-grubu-ve-liderleri-ataturk-un-abdulhamit-e-suikast-suclamasiyla-tutuklandiklarini-biliyor-muydunuz” ve https://seyler.eksisozluk.com sitesinin “mustafa-kemal-ataturk-24-yasindayken-neden-hapse-atildi” başlıklı yazılarından yararlanılmıştır.