Günümüzde sindirim sistemi hastalıkları arasında en üst sıralarda yer alan safra kesesi taşları, modern tıbbın sunduğu görüntüleme teknikleri sayesinde artık çok daha kolay teşhis edilebiliyor. Ancak teşhis konulan her hastanın bıçak altına yatması gerekip gerekmediği konusu, hastalar arasında en büyük merak konusu olmaya devam ediyor. Acıbadem Adana Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, erişkin nüfusun %10 ile %20’sini etkileyen bu durumla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kadınlarda erkeklere oranla iki kat daha fazla görülen safra kesesi taşlarının, vakaların %80'inde ömür boyu hiçbir şikayete yol açmadan (asemptomatik) kalabildiğini belirten Çetinkünar, cerrahi kararın hastanın klinik tablosuna göre verilmesi gerektiğini ifade etti.

HER SAFRA KESESİ TAŞI AMELİYAT EDİLMELİ Mİ? İŞTE KRİTİK AYRIM

Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, safra kesesinde taş saptanan ancak hiçbir ağrı veya hazımsızlık şikayeti olmayan hastalar için rutin cerrahinin genellikle ilk seçenek olmadığını belirtti. "Hastaların büyük bir kısmı hayatları boyunca hiçbir şikayet yaşamadan takip edilebilir" diyen Çetinkünar, buna rağmen her hastanın durumunun özel olduğunu hatırlattı. Yapılan araştırmalara göre, belirti vermeyen hastalarda yıllık semptom gelişme riskinin %1-4 arasında seyrettiğini, ancak 20 yıllık bir projeksiyonda bu riskin %20’lere kadar çıkabildiğini söyledi. Bu nedenle, şikayeti olmayan hastaların düzenli kontrol altında tutulması, cerrahi için ise belirgin şikayetlerin oluşmasının beklenmesi modern tıbbın genel yaklaşımı olarak öne çıkıyor.

PANKREATİT VE İLTİHAP RİSKİ: SAFRA TAŞI NE ZAMAN TEHLİKELİ HALE GELİR?

Safra kesesi taşları her ne kadar sessiz kalabilse de, bazı durumlarda vücutta ciddi komplikasyonlara yol açabiliyor. Özellikle taşın safra kanalını geçici olarak tıkamasıyla ortaya çıkan ve "biliyer kolik" olarak adlandırılan şiddetli ağrı atakları, hastaların yaklaşık %20-30’unda görülüyor. Eğer taş kanalı uzun süre tıkarsa, "akut kolesistit" adı verilen safra kesesi iltihaplanması gelişiyor; bu tabloya yüksek ateş ve bulantı da eşlik ediyor. Ancak en tehlikeli komplikasyonlardan biri, taşın pankreas kanalını tıkaması sonucu oluşan pankreatit tablosudur. Sırta vuran şiddetli karın ağrısı ile kendini gösteren bu durumun bazı vakalarda hayati risk oluşturabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Çetinkünar, komplikasyon gelişen hastaların vakit kaybetmeden cerrahiye yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

HANGİ DURUMLARDA CERRAHİ TEDAVİ KAÇINILMAZDIR?

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, cerrahi kararın kesinleştiği durumları şu şekilde sıraladı:

  • Tekrarlayan ve hastanın yaşam kalitesini bozan safra kesesi ağrıları,

    Uzman Dr. Çakır 'Yorgunluk sandığınız belirti Hashimoto çıkabilir'
    Uzman Dr. Çakır 'Yorgunluk sandığınız belirti Hashimoto çıkabilir'
    İçeriği Görüntüle
  • Akut kolesistit (safra kesesi iltihabı) varlığı,

  • Safra yollarında taş saptanması,

  • Pankreatit geçmişi veya riski,

  • Safra kesesi duvarında kalsifikasyon (porselen safra kesesi) veya büyük taşların varlığı,

  • Safra kesesi polipleri ile birlikte seyreden taşlar. Bu belirtilerin varlığında tedavi süreci zorlaşmadan müdahale edilmesinin önemine değinen Çetinkünar, bekletilen vakalarda safra yolu tıkanıklığı gibi daha komplike sorunların gelişebileceği uyarısında bulundu.

ALTIN STANDART: KAPALI (LAPAROSKOPİK) SAFRA KESESİ AMELİYATI

Cerrahi müdahale gereken durumlarda günümüzde en güvenilir yöntemin kapalı ameliyat olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkünar, bu yöntemin avantajlarını anlattı. Milimetrik kesilerle gerçekleştirilen laparoskopik cerrahi, hastaya daha az ağrı, daha kısa süreli hastane yatışı ve estetik açıdan daha iyi sonuçlar sunuyor. "Kapalı yöntem günümüzde altın standarttır" diyen uzman, hastaların ameliyattan çok kısa bir süre sonra günlük yaşantılarına dönebildiğini ifade etti.

SAĞLIKLI BİR SİNDİRİM SİSTEMİ İÇİN DÜZENLİ KONTROL ŞART

Sonuç olarak, safra kesesinde taş olması mutlaka bir operasyon geçireceğiniz anlamına gelmiyor. Ancak uzman doktorun yapacağı detaylı değerlendirme, ultrason sonuçları ve şikayetlerin analizi tedavinin yönünü belirliyor. Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, özellikle karın bölgesinde şişkinlik, hazımsızlık ve sağ üst kadranda ağrı hisseden kişilerin mutlaka bir genel cerrahi uzmanına görünmesi gerektiğini hatırlatarak açıklamalarını sonlandırdı.

Kaynak: İHA