Nükteler; ince anlamlı, düşündürücü ve güldürücü, şakalı, zarif söz; eş anlamlısı espri, sözlükler böyle tanımlıyorlar.

Gerçekten kimi zamanr ibretlik olaylar, hikaye ve  özlü sözler nükteli olunca, daha yol gösterici ve anlamlı oluyor. Neyse biz konumuza girelim.

Biz yazarlarda okuduğumuz kitaplarda rastlarsak,  böyle harika nüktelerin altını çiziyor, okuyucularımla da paylaşmaya çalışıyoruz. İşte onlardan biri.

Maraş’a atanan valilerden birisi, göreve başlamadan önce şehre girerken 40 pare top atılması için etkili yetkili insanlara haber gönderir.

Vali şehre girerken top sesleri beklerken, hiçbir hareketliliğe rastlamaz ve kızar bu duruma.  Öyle ya nasıl olur da bir valinin emirleri tutulmaz. Topçu başını yanına çağırır, adamcağız mazeretim vardı desede, dinlemeden büyük bir ceza verdirir. Ceza gönü valinin vicdanı rahat etmediği için, topçu başını bir dinleyeyim der ve sorar. Bir daha soruyorum, neden top atışı yapmadın?

- Efendim der adamcağız, üç sorunumuz vardı. Birincisi barut kalmamıştı. Daha ikinci mazereti söylemeden, peki seni affettim, ikinci ve üçüncüleri söylemene gerek kalmadı, der ve serbest bırakılır! (Nükteden dersi siz çıkartırsınız)

SESİ ÇİRKİN İMAM

Yine Osmanlı döneminde, Kavalalı Mehmet Ali Paşa Maraş ve yöresini alabilmek için Süleyman Paşa isimli bir komutanı görevlendirir(Tarihte Nizip Savaşı olarak geçiyor)

Gelir Maraş ve Malatya bölgesine askeri ile girer. Osmanlı bu paşanın üzerine asker gönderir ancak Süleyman Paşa bir yıldan fazla ilimizde kalır.

Ara sıra şehre iner, Ulucamide namaz kılar ama imam efendinin sesi ‘çirkindir’. Süleyman Paşa bu durumdan rahatsız olur, zamanın padişahına haber gönderir. “Benim üzerime ordu göndereceğine, şu imam gibi 7 tanesini gönderseydi, buralardan çeker giderdim!”der.

Bu nüktede de, Kur’an’ın güzel sesle okunmasına işaret vardır.

YANSIMA

Çile isimli kitabında N. Fazıl şair olması için annesinden aldığı desteğe işaret ederek. Bir gün hastanede annesini ziyaret ettiğini. Yan yataktaki hastanın çok güzel şiirler yazdığını, annesininde de kendisine şair olsaydın! Dediğini anlatır. Bunun üzerine şair olduğunu belirtir. ..

Eğitimde biz buna yansıma diyoruz. Büyükler, çocuklarına, “ Senden bir şey olmaz! Dememeli. Bunun yerine senden şu mesleği yapmanı isterdim. Başarabilirsin gibi sözler söylemeli.

Bunu söylemek ile çocuğun değişeceğini, özellikle hemen değişeceğini söylemiyorum. Ancak, en azından yavrunuzu bir hedef işaret etmiş olursunuz.

Değişim zaten bizlerin elinde değil, çocuğun kendisi değişimi isteyecek, tabi o değişimde yine sadece istemekle olmaz. Kul cüzi iradesini ortaya koyar, Külli İrade sahibi ne derse o olur. Bu da böyle bilene….

NÜKTELİ SÖZLER

İşlemeyen demiri kendi pası mahveder. İnsanı tembelliğe alışması mahveder. (Hint Atasözü)

İyiliğin bilgisine sahip olmayana bütün diğer bilgiler zarar verir         (Montaigne)

Kaplumbağa başını çıkarıp, önünü görmeden ilerlemez, kaplumbağayı küçümseme. (Anonim)

Karanlık geceleri ben uykusuz geçirirken, sen sabaha kadar uyuyorsun.   Ondan sonra da bana yetişmek istiyorsun. Ne gezer?  (Zemahşeri)

Kendine hakim olan başkalarına da hakim olur.  (Konfüçyüs)

Kendini herkese uydurmak için yontmaya koyulanlar, sonunda yontula yontula tükenip giderler. (R. Hull)

Kıyıyı gözden kaybetmeye cesaret etmedikçe insan yeni okyanuslar keşfedemez.   (Andre Gide)

 Kim kazanmazsa bu dünyada bir ekmek parası, dostunun yüz karası, düşmanının maskarası.  (M. Akif Ersoy)

Peki kalın sağlıcakla.