Mescid-i Dırar ve Müslüman kılıklı münafıklar
Ahmet Oğuz
Resulullah ( sav) zamanında münafıkların , fitne, fesat yuvası ve silah deposu olarak Kuba da yaptıkları mescit. Allah Resul’ü Mekke den Medine ye hicret etmeleri sonucu, Medine halkının Müslüman olmaları ve Müslümanların sayı olarak artması , Medine de bazı insanların hoşuna gitmedi. Bu tip insanlar görünüşte Müslüman fakat geri de münafıklık yapmaya başladılar. Müslüman gibi görünüp gerçekte Müslüman düşmanlığı yapar hale geldiler. Fırsat buldukça Medineli müşrik ve Yahudilerle birleşerek Müslümanlara her türlü hakareti yapmaktan geri durmuyorlardı. Başı çeken baş münafık übey bin selul’ün dayısının oğlu olan Ebu amirdir. Birazda ruhbanlığa özenen bu zat Müslümanlara inat olarak Kuba köyü münafıkları arasına katılarak orada ki münafıklara : “ Ben Kuba mescidine giremem zira muhammed’in ashabı, beni görür ve bana hoşlanmadığım bir şey ulaştırır “ dedi. Zaten Kuba mescidine gönüllü olarak girmeyen bu münafık tipli insanlar onu sözüne uyarak ; “ bizde bir mescid yaparız sen bizim yanımız da bulun yeter dediler. Baş münafık amir ; öyleyse , siz kendi mescidinizi yapınız. Gücünüz yettiği kadar silah ve kuvvet hazırlayınız. Ben de Rum Hükümdarından gider yardım isterim, onları Medine den çıkarırız dedi. Daha önce mü’minlerle birlikte namaz kılar gibi görünen münafıklar , onun karşısına bir mescit yapıp , kendi cemaati ile Müslüman cemaatinden ayırmak istediler. Bu mescit’in adına mescid-i dırar ( zararlı , zarar veren mescit) adı verilmiştir. Bu mescit adeta bir fitne ve düşman evi haline geldi. Bir ara Peygamberimize gelerek orada bir namaz kıldırmasını talep ettiler. Allah Resul’ü de münasip bir vakitte olabilir buyurdular. Fakat onların niyeti başka idi. Amaç kendilerini de Müslüman gibi göstermek ve Peygamberimizi ona alet etmek istiyorlardı. Fakat gelen bir ilahi emir onların amaçlarının kötü olduğunu ve oraya gitmemesi gerektiği hakkında idi. Sonun da Allah Resul’ü bu fitne yuvası haline gelen mescit’in yıkılmasına karar verdi ve öyle de oldu. Böylece bir oyununa son verilmiş oldu. Gelelim günümüz de ki Müslüman görünüp te aslında islam’ı kendi kötü amaçlarına alet eden münafık yapılı insanlara. Cemaat , hoca ve şeyh kisvesi altında halktan menfaat sağlayanlar insanlara acaba ne demek lazım ? bunlara “ İnsan-ı Dırar “ ( topluma ve dine zarar veren) değil de başka ne denir? Hiç bir haki ki mü’min dinini kullanarak, din istismarcılığı yaparak onu karşılığın da menfaat edinemez, edinirse haram işlemiş ve kul hakkı yemiş olur. Bunlar: Allah rızasından yola çıkıp insanları kandırmak için namaz kılan “ vay o namaz kılanların haline hitabına “ mazhar olan kişiler gibidir. Onlara ; “ Gidin kimin için namaz kıldıysanız ondan yardım isteyiniz” denilecek. Bu konu da “ maun “ suresine bakınız. Müslüman yamuk olamaz, Müslüman Müslüman gibi olur. Zaten Müslüman Allah’a teslim olan demektir. Halka teslim olan değil. Mü’min Başkalarını aldatmaz, hele dinle hiç aldatmaz. Bu milletin en duygusal sinir ucu dindir. Ona dokunarak menfaat devşirilmez. Bizim en dokunulmaz ve vaz geçilmez temel harcımız Kur’an ve sünnettir. Bunun adı da toptan İslam dinidir, İslam dır. Allah katında da en bakbul din yine İslamdır. Rabbimiz yeniden Kur’an a sarılıp onu gerçek mana da anlayıp ilmiyle amil, ameli ile mamur olanlardan eylesin. Rabbül alemine emanet olun.
Yorumlar
Trend Haberler
Uzman Çavuş Ali Solak Kimdir? Van'daki Görev Bölgesinde Neden Öldü?
İcra İşleri Dairesi Başkanı Yusuf Kılıç Kimdir, Nereli, Kaç Yaşında?
Dr. Hayrettin Kayahan Tangör Kimdir? Edremit’i Yasa Boğan Ölümün Detayları!
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz Kimdir, Nereli, Kaç Yaşında?
Destek Hizmetleri Dairesi Başkanı Murat Akınbingöl Kimdir, Nereli, Kaç Yaşında?
Avukat Pınar Kuzucuoğlu Çevik Kimdir? Genç Avukat Neden Öldü?