Kahramanmaraş artık şiirin, sözün ve edebiyatın köklü geçmişinin yanında UNESCO Edebiyat Şehri kimliğiyle de dünya sahnesinde.
Binlerce yıllık tarihe ev sahipliği yapmış, nice kahramanlık destanlarına imza atmış şehrimiz, bilindiği üzere artık UNESCO Edebiyat Şehri!
Kahramanmaraş’ta edebiyat, şehrin hafızasında ve gündelik hayatında yaşayan köklü bir gelenek. Divan şiirinden halk edebiyatına, ozanlık geleneğinden çağdaş kalemlere uzanan dev birikim şehrin yetiştirdiği şair ve yazarlarla kuşaktan kuşağa taşınıyor. Kahramanmaraş’ın edebî mirası daha geniş kitlelere tanıtılmasında Büyükşehir Belediyesinin çok büyük katkıları mevcut.
Fakat asıl mesele şimdi başlıyor… Bayrağı daha ileriye taşımak, UNESCO Edebiyat Şehri ünvanını daha anlamlı hale getirmek adına Kahramanmaraşlı gençlere büyük bir rol düşüyor.
Edebiyatı yalnızca korunacak bir hatıranın yanında okuyarak, yazarak ve paylaşarak yaşayan bir değer hâline getirmek gençlerimize düşüyor. Necip Fazıl’ın fikri, Nuri Pakdil’in duruşu, Cahit Zarifoğlu’nun dünyası ve daha nice kalemin mirası bu şehrin hafızasında yaşıyor.
Ancak kültürel miras, yalnızca geçmişin büyük isimlerini hatırlamakla korunamaz. O mirası devralacak, dönüştürecek ve geleceğe taşıyacak gençlerin yepyeni “Yedi Güzel Adam”lar olarak edebiyat alanına çıkması gerekiyor.
Edebiyatı canlı tutmak, yalnızca kitap yazanların ya da sanatla profesyonel olarak ilgilenenlerin işi değildir. Bir kitabı arkadaşına önermek, bir etkinliğe katılmak, okulda okuma topluluğu kurmak veya farklı görüşleri saygıyla dinlemek de bu kültüre katkıdır. Gençler, edebiyatın herkese açık ve kapsayıcı bir alan olmasına destek olabilir; farklı yaşam deneyimlerinin ve seslerin duyulmasına yer açabilir.
UNESCO ünvanı gençlerden tek başlarına büyük bir yük üstlenmelerini beklemez. Bu miras; ailelerin, eğitimcilerin, kültür kurumlarının, yazarların ve bütün şehir halkının ortak emeğiyle yaşar. Gençlerin misyonu, bu ortaklığın etkin bir parçası olmak; geçmişten devraldıkları edebî zenginliği kendi soruları, dili ve hayal gücüyle geleceğe taşımaktır.
Kahramanmaraş dünyaya edebiyat şehri olduğunu ilan etti. Şimdi sıra, bu ünvanı gençlerin hayatında hissettirmekte.
Öyleyse asıl soruyu gençlerimize soralım: Kahramanmaraş, yalnızca büyük şairlerin yetiştiği şehir olarak mı kalacak; yoksa gençlerin hayallerini kelimelere, kelimelerini eserlere, eserlerini de geleceğe dönüştürdüğü bir şehir mi olacak?
Bu ünvanın gerçek karşılığı, gençlerimizin vereceği cevapta saklı.
Kahramanmaraş’ın edebiyat geleneği, gençler okudukça, düşündükçe ve kendi sözlerini kurdukça yaşamaya devam edecek. Şehrin yarınına düşen en güzel imza da gençlerin kendi kalemleriyle atacağı imzadır.