Kulak memesinden aşağı doğru uzanan belirgin çizgi, son dönemde kalp ve damar hastalıklarıyla ilişkilendirilmesi nedeniyle yeniden gündeme geldi. Tıp literatüründe Frank işareti olarak adlandırılan bu çizginin bazı araştırmalarda koroner arter hastalığıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Ancak uzmanlara göre kulaktaki bu görünüm, tek başına kişinin kalp hastası olduğu veya kalp krizi geçireceği anlamına gelmiyor.
Özellikle ünlü isimlerin yaşadığı kalp rahatsızlıklarının ardından sosyal medyada yeniden tartışılmaya başlayan Frank işareti, toplumda "Kulak memesindeki çizgi kalp krizinin habercisi mi?" sorusunu gündeme getirdi.
![]()
Kardiyoloji uzmanları ise bu konuda önemli bir ayrım yapılması gerektiğine dikkat çekiyor. Kulak memesindeki çizgi ile kalp-damar hastalıkları arasında bazı bilimsel çalışmalarda ilişki saptanmış olsa da bunun kesin bir tanı yöntemi olmadığı vurgulanıyor.
Kulak memesindeki çizgi neden oluşuyor?
Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp, Frank işaretinin uzun yıllardır koroner arter hastalığıyla ilişkilendirilen fiziksel bulgulardan biri olduğunu belirtti.
Ancak bu ilişkinin toplumda yanlış yorumlanmaması gerektiğini ifade eden Tanalp, kulak memesindeki çizginin tek başına kalp hastalığı teşhisi koyduramayacağının altını çizdi.
Uzmanlara göre yaş ilerledikçe vücudun farklı bölgelerinde bağ dokusuna bağlı değişiklikler meydana gelebiliyor. Kulak memesinde ortaya çıkan kırışıklık veya kıvrımlar da bu sürecin bir parçası olabiliyor.
Damar duvarlarında yaşlanmaya bağlı meydana gelen değişikliklerle kulak memesindeki dokusal değişikliklerin aynı dönemde ortaya çıkabilmesi, iki durum arasında bir bağlantı bulunduğu düşüncesini güçlendiren faktörler arasında gösteriliyor.
Ancak bu durum, kulakta çizgi bulunan herkesin damarlarında tıkanıklık olduğu anlamına gelmiyor.
Her kulak memesindeki kıvrım Frank işareti değil
Uzmanların özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de kulak memesindeki her çizginin Frank işareti olarak değerlendirilmemesi.
Belirgin Frank işaretinden söz edebilmek için çizginin belirli özelliklere sahip olması gerekiyor. Kulak memesini çapraz şekilde geçen, belirgin ve yaklaşık 45 derecelik eğim gösteren derin kıvrımlar bu kapsamda değerlendiriliyor.
Buna karşılık yaşa bağlı ince kırışıklıklar, kişinin uyuma şekline bağlı oluşan katlantılar, küpe kullanımının oluşturduğu izler veya kulak memesinin doğal anatomik yapısı da benzer görüntülere neden olabiliyor.
Bu nedenle aynada kulağında bir çizgi gören kişilerin yalnızca bu görüntü nedeniyle paniğe kapılmaması gerekiyor.
"Kulakta çizgi varsa kalp hastasısınız" demek doğru değil
Prof. Dr. Tanalp, Frank işareti ile koroner arter hastalığı arasında gözlemsel bir bağlantı bulunduğunu ancak bunun doğrudan neden-sonuç ilişkisi şeklinde yorumlanamayacağını belirtti.
Bazı araştırmalarda Frank işareti taşıyan kişilerde koroner arter hastalığına daha fazla rastlandığı görülse de bu durum, söz konusu çizginin hastalığı kesin olarak gösterdiği anlamına gelmiyor.
Burada koroner arter hastalığı ile kalp krizinin de birbirinden farklı durumlar olduğuna dikkat çekiliyor.
Kalp damarlarında darlık bulunan bir kişinin her zaman kalp krizi geçirmesi gerekmiyor. Bazı kişilerde damar daralmaları farklı şikayetlerle ortaya çıkabilirken, bazı hastalarda herhangi bir belirti bulunmayabiliyor.
Dolayısıyla kulak memesindeki çizginin doğrudan "kalp krizi habercisi" olarak tanımlanması tıbbi açıdan doğru kabul edilmiyor.
Kalp-damar hastalığında asıl önemli olan risk faktörleri
Kardiyoloji uzmanlarına göre kişinin kalp-damar sağlığı değerlendirilirken kulak memesindeki görüntüden çok daha önemli göstergeler bulunuyor.
Özellikle şu faktörler koroner arter hastalığı açısından yakından takip ediliyor:
- Yüksek kolesterol
- Sigara kullanımı
- Yüksek tansiyon
- Diyabet
- Fazla kilo
- Kronik böbrek hastalığı
- Hareketsiz yaşam
- Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü
- İlerleyen yaş
Bu faktörlerin bir arada bulunması halinde kişinin kalp-damar hastalığı açısından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Uzmanlar, insanların kulak memesindeki bir çizgiyi kontrol etmek yerine tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi değerlerini düzenli olarak takip etmelerinin çok daha anlamlı olduğunu belirtiyor.
Frank işareti ilk kez 1973 yılında tanımlandı
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik, Frank çizgisinin tıp literatüründe "diagonal earlobe crease" adıyla geçtiğini belirtti.
Çelik'in aktardığı bilgilere göre söz konusu bulgu, 1973 yılında Dr. Sanders T. Frank tarafından koroner arter hastalığıyla olası bağlantısı nedeniyle tanımlandı.
Aradan geçen yıllarda Frank işareti ile damar sertliği ve koroner arter hastalığı arasındaki ilişkiyi araştıran çok sayıda çalışma gerçekleştirildi.
Bazı araştırmalarda bu çizgiye sahip kişilerde koroner arter hastalığının daha sık görüldüğü sonucuna ulaşılırken, bilim dünyasında bunun tek başına güvenilir bir tanı veya tarama yöntemi olmadığı vurgulanıyor.
İki kulakta birden görülmesi ne anlama geliyor?
Frank işaretiyle ilgili araştırmalarda çizginin görünüm özellikleri de incelendi.
Bazı bilimsel çalışmalarda çizginin iki kulakta birden bulunmasının ve daha belirgin olması durumunun kalp-damar hastalıklarıyla daha güçlü bir ilişki gösterebileceği öne sürüldü.
Ancak bu durum da tek başına hastalık tanısı anlamına gelmiyor.
Uzmanlara göre iki kulakta belirgin bir çizgi bulunması, kişinin diğer risk faktörleriyle birlikte değerlendirilmesini gerektirebilecek yardımcı bir fiziksel bulgu olabilir. Fakat bu görünümün tek başına damarların tıkalı olduğunu gösterdiğini söylemek mümkün değil.
Çizginin derinliği veya iki taraflı olması, günümüzde kullanılan standart kalp-damar risk hesaplama sistemlerinin temel kriterleri arasında da yer almıyor.
Yaş ilerledikçe Frank işareti daha sık görülebiliyor
Kulak memesindeki çizgi ile yaş arasında da önemli bir bağlantı bulunuyor.
İnsan yaşlandıkça cilt ve bağ dokusunda çeşitli değişiklikler meydana geliyor. Aynı süreç damar sisteminde de yaşa bağlı değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.
Bu nedenle ileri yaş grubundaki kişilerde Frank işaretinin görülmesi tek başına şaşırtıcı bir durum olarak değerlendirilmiyor.
Genç kişilerde ise belirgin ve özellikle iki taraflı bir çizginin görülmesi, diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınabilir. Ancak genç yaşta bile yalnızca kulak memesindeki görüntüye bakılarak kalp hastalığı teşhisi konulması mümkün değil.
Kulaktaki çizgi damarları tıkamıyor
Frank işareti ile ilgili yanlış anlaşılmalardan biri de kulaktaki çizginin damar sertliğine neden olduğu düşüncesi.
Uzmanlar bunun doğru olmadığını belirtiyor.
Bir görüşe göre kulak memesindeki çizgi ile damar sertliği, vücuttaki benzer yaşlanma ve doku yıpranması süreçlerinin farklı bölgelerdeki yansımaları olabilir.
Kulak memesinin küçük damarlarla beslenen bir bölge olması nedeniyle burada meydana gelen bazı yaşlanma veya dolaşım değişikliklerinin dokuda daha görünür hale gelebileceği düşünülüyor.
Ancak kulaktaki çizginin doğrudan kalp damarlarında hastalık oluşturduğuna ilişkin kesin bir bilimsel kanıt bulunmuyor.
Kalp krizi belirtilerinde kulaktaki çizgiden çok bunlara dikkat edilmeli
Uzmanlar, kalp krizi veya kalp-damar hastalığı konusunda endişe duyan kişilerin kulak memesindeki çizgiye odaklanmak yerine gerçek uyarı işaretlerini bilmesi gerektiğini vurguluyor.
Özellikle efor sırasında ortaya çıkan göğüste baskı veya sıkışma hissi, nefes darlığı, kola ya da çeneye yayılan ağrı ve daha önce rahatlıkla yapılan aktivitelerde olağandışı şekilde çabuk yorulma önemsenmesi gereken belirtiler arasında bulunuyor.
Bu tür şikayetlerin ortaya çıkması halinde kulak memesindeki çizginin varlığına bakılmaksızın tıbbi değerlendirme gerekiyor.
Uzmanlar, "Kulakta çizgi var, o halde kalp krizi geçireceğim" şeklindeki bir yaklaşımın doğru olmadığına dikkat çekiyor.
Kaynak: Haber merkezi





