Giresun’un Keşap ilçesinde geçtiğimiz yıl Kasım ayında yaşanan ve tüm Türkiye’yi yasa boğan olayda, emekli sınıf öğretmeni Abdullah Coşkun’un ölümüyle ilgili hukuk mücadelesi başladı. Karadeniz Sahil Yolu üzerinde meydana gelen maddi hasarlı bir kazanın ardından taraflar arasında çıkan sözlü tartışmanın yumruklu kavgaya dönüşmesi, kanseri yeni yenmiş olan 68 yaşındaki bir eğitimcinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanmıştı. Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada, sanık İlhan İhtiyaroğlu hakkındaki "kasten öldürme" suçlamalarına karşı savunma yaptı. Duruşma salonunda duygu dolu anlar yaşanırken, Coşkun’un tıp doktoru olan kızı ve ailesi sanığın en ağır cezayı alması için ifade verdi. Mahkeme heyeti, olay anına dair kritik ses ve görüntü kayıtlarını incelemeye alırken, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. İşte Giresun’daki bu sarsıcı davanın ilk duruşmasında yaşananlar ve olay yerinden yansıyan şok edici tanık ifadeleri…

EMEKLİ ÖĞRETMEN ABDULLAH COŞKUN KANSERİ YENMİŞTİ

Hayatını kaybeden Abdullah Coşkun’un hikayesi, davanın en trajik yönlerinden birini oluşturuyor. Emekli öğretmen Coşkun, uzun süredir amansız bir hastalık olan akciğer kanseri ile mücadele ediyordu. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan kızı Doç. Dr. Ayşe Coşkun Beyan’ın gözetiminde 3 yıl süren yoğun bir tedavi süreci geçiren Coşkun, kazadan sadece bir hafta önce kanseri tamamen yendiğine dair müjdeli haberi almıştı. Sağlığına kavuşmanın sevincini yaşayamadan, basit bir trafik kazası sonrası çıkan arbedede aldığı darbeler sonucu hayatını kaybetmesi, ailesi ve Tirebolu’daki sevenleri arasında büyük bir infiale neden oldu.

SANIK İHTİYAROĞLU: ÖNCE O BANA VURDU BEN İTTİM

Giresun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada hazır bulunan tutuklu sanık İlhan İhtiyaroğlu, olay gününe dair kendi versiyonunu anlattı. Kazanın ardından Abdullah Coşkun’un kendisine saldırdığını öne süren İhtiyaroğlu, "Üzerime atılı kasten öldürme suçlamasını kabul etmiyorum. Tartışma sırasında önce o bana vurdu, ben de kendimi korumak amacıyla onu sadece ittim" dedi. Pişman olduğunu belirten ve tutuksuz yargılanma talebinde bulunan sanığın bu ifadeleri, müşteki tarafın avukatları ve görgü tanıklarının beyanlarıyla çelişti. Sanık avukatları olayın bir arbededen ibaret olduğunu savunurken, mahkeme heyeti savunmayı kayıt altına aldı.

112 SES KAYITLARI VE OTOBÜS KAMERASI DELİL OLDU

Davanın en somut delilleri arasında, olay anında yoldan geçen bir yolcu otobüsünün araç içi kamerası ile 112 Acil Çağrı Merkezi ile yapılan görüşmenin ses kayıtları yer alıyor. Mahkeme dosyasına giren ses kayıtlarında, taraflar arasındaki sözlü münakaşanın bir kısmının, küfürlerin ve ardından gelen arbede seslerinin net bir şekilde duyulduğu belirtildi. Savcılık makamı, bu kayıtların sanığın saldırgan tutumunu ve olayın gelişimini kanıtlar nitelikte olduğunu değerlendiriyor. Otobüs kamerası görüntülerinde ise kaza sonrası tarafların araçtan iniş anları ve fiziksel temasın yaşandığı dakikalar saniye saniye yer alıyor.

TANIKLARIN ÇELİŞEN İFADELERİ VE MAHKEMEDEKİ GERGİNLİK

İsrail Konsolosluğu önündeki çatışmada yakalanan ter*ristin eşi de gözaltına alındı
İsrail Konsolosluğu önündeki çatışmada yakalanan ter*ristin eşi de gözaltına alındı
İçeriği Görüntüle

Duruşmada tanık olarak dinlenen merhum öğretmenin eşi Hanife Coşkun, dehşet anlarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Coşkun, sanığın araçlarının önünü keserek doğrudan saldırdığını, eşine yerdeyken bile vurmaya devam ettiğini iddia etti. Buna karşılık sanığın eşi Gamze İhtiyaroğlu ise, eşinin sadece yardım çağırmaya çalıştığını ve saldırıya uğrayan tarafın kendileri olduğunu savundu. Çevredeki evlerden olayı gören diğer 4 görgü tanığının ifadeleri de mahkemece dinlenerek çapraz sorguya alındı. Tanıkların büyük bir kısmının saldırının şiddetine dair beyanları, davanın seyrini sanık aleyhine çevirecek nitelikte bulundu.

ADALET BEKLEYİŞİ 6 MAYIS 2026’YA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu, tanık ifadeleri ve sanığın kaçma şüphesini göz önünde bulundurarak İlhan İhtiyaroğlu’nun tutukluluk halinin devamına karar verdi. Abdullah Coşkun’un ailesi, duruşma çıkışında adaletin yerini bulacağına dair inançlarını yinelerken, davanın ikinci duruşması 6 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. Giresun’da geniş yankı bulan bu dava, trafikte şiddetin ve öfke kontrolünün ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Kaynak: DHA