Yargıtay, balık çiftliğindeki mesaisini tamamladıktan sonra iş yeri dışında denize giren ve boğularak yaşamını yitiren işçinin ölümünü iş kazası kapsamında değerlendirmedi.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışma konusu olan bir ölüm olayında dikkat çeken bir karara imza attı. Balık çiftliğinde çalışan bir işçinin, görevini tamamladıktan sonra iş yeri sınırları dışında denize girerek hayatını kaybetmesi üzerine açılan davada, olayın iş kazası sayılamayacağına hükmedildi.
Karara konu olayda, balık çiftliğinde çalışan Z.Y., işverene ait tekneyle balık havuzlarına yem verdikten sonra yemek yemek amacıyla işveren tarafından hazırlanan konteynere geçti. Yemek sonrasında ise yüzmek için limanda gemilerin bulunduğu bölgeye gitti.
Denize giren işçi, yüzdüğü sırada belinin tutulması nedeniyle hareket edemedi ve boğularak yaşamını yitirdi.
Yakınları olayın iş kazası olduğunu savundu
Z.Y.'nin yakınları, ölümün çalışma süreciyle bağlantılı olduğunu belirterek İş Mahkemesi'ne başvurdu. Davacılar, olayın iş kazası kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek buna göre işlem yapılmasını talep etti.
Sosyal Güvenlik Kurumu ve diğer davalı taraf ise ölümün iş kazası niteliği taşımadığını savundu. Davalılar, olayın işveren tarafından verilen bir görev sırasında meydana gelmediğini belirterek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi ise davacıların talebini kabul etti ve meydana gelen ölümün iş kazası olduğuna karar verdi.
Bu kararın davalılar tarafından istinafa taşınmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi de ilk derece mahkemesinin kararını yerinde buldu ve istinaf başvurularını esastan reddetti.
Dosya Yargıtay'a taşındı
İşveren vekili ile Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelemesine geldi.
Yüksek Mahkeme, olayın gerçekleşme biçimini ve çalışanın olay sırasında işveren tarafından verilen bir görevi yerine getirip getirmediğini ayrıntılı şekilde değerlendirdi.
Yargıtay kararında, Z.Y.'nin işverene ait balık çiftliğinde çalıştığı, olay günü balık havuzlarında bulunan balıklara yem verdiği ve ardından yemek için işveren tarafından temin edilen konteynere geçtiği belirtildi.
Ancak işçinin yemek sonrasında yüzmek amacıyla limandaki gemilerin bulunduğu bölgeye kendi isteğiyle gittiğine dikkat çekildi.
“İşveren tarafından görevlendirme bulunmuyordu”
Yargıtay'ın değerlendirmesinde kararın temel noktalarından birini olay sırasında işçiye verilmiş herhangi bir görevin bulunmaması oluşturdu.
Yüksek Mahkeme, işçinin denize girdiği yerin işverene ait iş yeri sınırları içerisinde bulunmadığını ve yüzme eyleminin herhangi bir iş görevlendirmesi kapsamında gerçekleşmediğini vurguladı.
Bu nedenle olayın, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde düzenlenen iş kazası hükümleri kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldı.
Önceki karar kaldırıldı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının ortadan kaldırılmasına karar verdi. Dosyanın yeniden değerlendirilmek üzere İş Mahkemesi'ne gönderilmesine hükmedildi.
Kararla birlikte Yargıtay, bir olayın iş kazası sayılabilmesi açısından yalnızca çalışanın iş yeri yakınında bulunmasının yeterli olmadığına dikkat çekmiş oldu. Olayın çalışma faaliyetiyle bağlantısı, işveren tarafından verilmiş bir görev bulunup bulunmadığı ve kazanın iş yeri sınırları içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği gibi unsurların da önem taşıdığı ortaya konuldu.
İş kazalarında “görev bağlantısı” vurgusu
Karar, özellikle işçilerin mesai sırasında veya mesai sonrasında iş yeri çevresinde yaşadığı olayların hangi şartlarda iş kazası sayılabileceği açısından önem taşıyor.
Yargıtay'ın değerlendirmesinde, çalışanın iş yerinde bulunması veya iş yerine yakın bir noktada hayatını kaybetmesi tek başına yeterli görülmedi. Somut olayda çalışanın görevini tamamladıktan sonra kendi iradesiyle yüzmeye gitmesi ve olayın işveren tarafından verilen herhangi bir görev kapsamında gerçekleşmemesi belirleyici oldu.
Böylece Yargıtay, iş kazası değerlendirmesinde olay ile çalışma faaliyeti arasındaki hukuki bağın önemine işaret etti.
Kaynak: Haber merkezi





