Kahramanmaraş’ta 1975 yılından bu yana dondurmacılık yapan Ali Rıza Usta, yarım asra yaklaşan meslek hayatında Maraş dondurmasının geçirdiği değişimi anlattı. Ailesinden devraldığı mesleği sürdüren 4. nesil usta, geleneksel dövme dondurmanın yapımındaki inceliklere dikkat çekerek, “Eski dondurmayı yapan artık pek kalmadı” dedi. Kahramanmaraş’ın simge lezzetlerinden Maraş dondurması, yıllardır kentin kültürel ve gastronomik değerleri arasında önemli bir yere sahip. Tarihi Kaplı çarşıda dondurmacılık yapan Ali Rıza Usta ise bu geleneği ailesinden devralarak sürdüren isimlerden biri. 1975 yılında babasıyla birlikte başladığı mesleğini bugün 4. nesil olarak devam ettiren Ali Rıza Usta, yıllar içerisinde hem dondurmacılığın hem de üretim yöntemlerinin büyük ölçüde değiştiğini söyledi.

“Ben dördüncü nesilim”

Dondurmacılığın kendisine ailesinden miras kaldığını anlatan Ali Rıza Usta, meslek hikayesinin dedesinden başladığını belirtti. Usta, ailesindeki dondurmacılık geleneğini şöyle anlattı: “Dedem babama devretmiş. Babam da abimi ve beni yetiştirdi. Abim rahmetli oldu. Ben dördüncü nesilim. Bu mesleğin içinde ömrümü geçirdim.” 1975 yılında babasının vefatının ardından kardeşiyle birlikte işin başına geçen Ali Rıza Usta, kardeşinin de ilerleyen yıllarda hayatını kaybettiğini söyledi. Buna rağmen mesleği bırakmayan usta, bugün dükkanının başında olmaya devam ediyor.

“Eski dövme dondurmayı yapan artık kalmadı”

Geleneksel Maraş dondurmasının kendine özgü bir üretim yöntemi bulunduğunu belirten Ali Rıza Usta, günümüzde eski usul dondurma yapan ustaların sayısının oldukça azaldığını ifade etti. Dövme dondurmanın temelinde süt, şeker ve salep bulunduğunu anlatan Usta, ürünün kıvamının da kullanılan malzeme ve üretim tekniğiyle doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Ali Rıza Usta, geleneksel dondurmayla günümüzde piyasada bulunan ürünler arasındaki farkın üretim sürecinde daha net görüldüğünü belirterek, eski yöntemin emek ve zaman istediğini dile getirdi.

Maraş Dondurmasının Unutulan Sırrı! 4. Nesil Usta Eski Günleri Anlattı (2)“Eskiden 12 saatte 100 kilo dondurma yapardık”

Dondurmacılıkta geçmişte uygulanan üretim yöntemlerinin günümüzde büyük ölçüde değiştiğini anlatan Ali Rıza Usta, eski dönemlerde üretimin çok daha zahmetli olduğunu söyledi. Usta, geçmişle bugünü kıyaslarken, “Eskiden 12 saatte 100 kilo dondurma yapardık. Şimdi aynı sürede ancak 5 kazan dondurma yapabiliyoruz” diyerek üretimdeki değişime dikkat çekti. O yıllarda Kahramanmaraş’ta dondurmacı sayısının da oldukça sınırlı olduğunu belirten Usta, kentte yalnızca birkaç ustanın geleneksel yöntemlerle üretim yaptığını ifade etti.

“Eskiden Maraş’ta birkaç dondurmacı vardı”

Dondurmacılık mesleğinin bugün geçmişe göre çok daha yaygın hale geldiğini anlatan Ali Rıza Usta, artık farklı bölgelerden çok sayıda kişinin bu sektöre yöneldiğini söyledi. Usta, “Eskiden Maraş’ta toplasanız birkaç tane dondurmacı vardı. Şimdi maşallah köylerden bile dondurmacılar çıkıyor” sözleriyle sektördeki büyümeye dikkat çekti. Dondurmacı sayısının artmasının doğal olduğunu belirten Usta, herkesin geçimini sağlamak için bir iş yapması gerektiğini ifade ederek, önemli olanın işi doğru ve kaliteli şekilde yapmak olduğunu vurguladı.

53 yıllık meslek hayatında değişmeyen alışkanlık

Yıllar boyunca dondurmacılıktan kopamadığını belirten Ali Rıza Usta, mesleğin artık hayatının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi. “53 senedir buradayım” diyen Usta, dükkanın başından uzak kalmanın kendisi için kolay olmadığını ifade etti. Mesleğe olan bağlılığını anlatan Ali Rıza Usta, ilerleyen yaşına rağmen işinin başında olmayı sürdürdüğünü belirterek, dükkanını açmanın kendisi için artık günlük hayatın doğal bir parçası olduğunu söyledi.

Mesleği oğluna da öğretti

Ailesinden devraldığı dondurmacılık geleneğini bir sonraki kuşağa aktaran Ali Rıza Usta, oğlunu da yetiştirdiğini söyledi. Oğlunun mesleği öğrendiğini ve kendi ayakları üzerinde durduğunu anlatan Usta, “Oğlan da dördüncü nesir. O geldi mi ben giderim. Onu da yetiştirdim. Allah’a şükür esnaf oldu” ifadelerini kullandı. Usta için dondurmacılık yalnızca geçim kaynağı değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan bir aile mirası niteliğinde.

“Çok kazanmak değil, sağlık ve huzur önemli”

Yıllarını mesleğine veren Ali Rıza Usta, hayattaki önceliklerinin zaman içerisinde değiştiğini de anlattı. Gençlik yıllarında işini büyütmenin ve daha fazla kazanmanın önemli olduğunu belirten Usta, bugün ise sağlık, huzur ve ailesiyle geçirdiği zamanın kendisi için çok daha değerli olduğunu söyledi. “Allah’tan sağlık, sıhhat ve huzur istiyorum. Çok para kazanmak önemli değil” diyen Usta, çocuklarını ve torunlarını görmenin kendisine yettiğini ifade etti.

Onikişubatspor'dan şampiyon transfer! Yasin Berkay Yalçın imzayı attı
Onikişubatspor'dan şampiyon transfer! Yasin Berkay Yalçın imzayı attı
İçeriği Görüntüle

Deprem sonrası korkularını da anlattı

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinin izlerinin halen hissedildiğini belirten Ali Rıza Usta, yaşanan felaketin ardından bazı korkuların kendisinde devam ettiğini söyledi. Günlük hayatta bazı anlarda depremin hatırladığını belirten Usta, özellikle asansöre bindiğinde yaşadığı endişeyi dile getirdi.“Allah felaket vermesin. Hâlâ tesiri var. Asansöre bindiğimde sallansa ne olur diye insan düşünüyor” sözleriyle deprem sonrası oluşan psikolojik etkinin sürdüğünü anlattı.

“Allah’a şükür mutluyum”

Hayatının büyük bölümünü dondurmacılıkla geçiren Ali Rıza Usta, bugün sahip olduğu en büyük zenginliğin ailesi ve sağlığı olduğunu söyledi. Çocukları ve torunlarıyla vakit geçirmenin kendisine mutluluk verdiğini belirten Usta, hayatında çok büyük maddi hedefler yerine huzuru tercih ettiğini ifade etti.

Usta, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Allah’a şükür mutluyum. Başta sağlık, huzur ve sıhhat olsun. Gerisi önemli değil.”

Kahramanmaraş’ta yarım asra yaklaşan meslek hayatıyla geleneksel dondurmacılığın yaşayan ustalarından biri olan Ali Rıza Usta, ailesinden devraldığı mesleği bugün yeni kuşağa aktarmaya devam ediyor. Onun hikayesi, Maraş dondurmasının yalnızca bir tatlıdan ibaret olmadığını; aynı zamanda emek, aile ve kuşaktan kuşağa taşınan bir meslek kültürü olduğunu ortaya koyuyor.

Muhabir: Atilla Şakacı, Murat Kuşcu