Amerikan basınına verdiği demeçte, İsrail'in artık yüksek teknolojili dev bir ekonomi haline geldiğini vurgulayan Netanyahu, ABD'nin her yıl sağladığı 3,8 milyar dolarlık askeri yardımın "sıfıra indirilmesi" gerektiğini savundu. Bu yardımı sona erdirip iki ülke ilişkisini "yardım alan-veren" statüsünden "eşit ortaklık" seviyesine taşımak istediklerini belirten İsrail lideri, savaşın üçüncü yılında ülke ekonomisinin son 50 yılın en güçlü seviyesine ulaştığını iddia etti. Öte yandan bölgedeki askeri gerilime de değinen Netanyahu, ortak operasyonlar ve Hürmüz Boğazı'na uygulanan abluka sayesinde İran'ın tarihindeki "en zayıf" dönemini yaşadığını öne sürdü.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ile olan askeri iş birliğinin mali boyutuna dair yaptığı bu çıkış, uluslararası diplomaside geniş yankı uyandırdı. Yıllardır ABD'nin en büyük dış yardım alıcısı konumunda olan İsrail'de, Başbakan Netanyahu bu bağı koparmaya hazır olduklarını ilan etti. Netanyahu, "İsrail artık yüksek teknolojiye dayalı, kendini finanse edebilen dev bir ekonomiye sahip. Amerikan halkının ve yönetiminin bize yıllardır sağladığı desteğe minnettarız, ancak artık kendi ayaklarımız üzerinde durma zamanımız geldi" ifadelerini kullandı.
EKONOMİMİZ HİÇ OLMADIĞI KADAR GÜÇLÜ
Netanyahu, ekonomik verilere dayanarak yaptığı savunmada, üç yıldır devam eden yoğun bölgesel çatışmalara rağmen İsrail ekonomisinin bir "patlama" yaşadığını ileri sürdü. "Paramız son 50 yılda, belki de daha uzun süredir hiç olmadığı kadar güçlü" diyen Netanyahu, 10 yıl içinde İsrail ekonomisinin 1 trilyon dolarlık hacme ulaşmasını beklediklerini kaydetti. Bu doğrultuda, üzerinde anlaşılmış bir program dahilinde yıllık 3,8 milyar dolarlık askeri yardımı aşamalı olarak kaldırıp, iki ülke arasındaki iş birliğini tamamen karşılıklı teknolojik ve stratejik ortaklık zeminine oturtmak istediklerini belirtti.
İRAN ÜZERİNDEKİ HÜRMÜZ ABLUKASI VE BASKI
Bölgesel güvenlik konularında da çarpıcı mesajlar veren Netanyahu, İran rejiminin askeri ve ekonomik olarak köşeye sıkıştığını iddia etti. ABD ile yürütülen ortak operasyonların, İran'ın silah üretim tesislerini ve kritik altyapısını büyük oranda felç ettiğini savunan Başbakan, özellikle Hürmüz Boğazı'na uygulanan deniz ablukasının Tahran'ın can damarlarını kestiğini söyledi. Netanyahu, "İran şu an en zayıf halinde. Uygulanan abluka ve baskı, bölgedeki terör odaklarının lojistik ağlarını da çökertti. ABD ile bu baskıyı sürdürmekte kararlıyız" şeklinde konuştu.
YARDIMDAN STRATEJİK ORTAKLIĞA GEÇİŞ
Bu yeni vizyonun sadece bir mali karar olmadığını, aynı zamanda İsrail'in bölgesel bir süper güç olarak rüştünü ispat etmesi anlamına geldiğini belirten siyasi analistler, Netanyahu'nun bu hamlesinin ABD iç siyasetindeki "İsrail yardımları" tartışmalarını da dindirebileceğini öngörüyor. Netanyahu, "Bu süreç bir anda olmayacak, mevcut Kongre döneminde başlayarak planlı bir şekilde askeri iş birliğinin mali bileşenini sıfıra indireceğiz" diyerek, İsrail'in savunma sanayiinde de kendi kendine yetebilen bir yapıya bürünme hedefini tescilledi.




