AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili ve AK Parti Kültür ve Sanat Politikaları Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Şahin, Habertürk TV ekranlarında katıldığı canlı yayında Orta Doğu ve Suriye merkezli kritik değerlendirmelerde bulundu. Son on yılda bölgede yaşanan siyasi türbülansa ve güvenlik dinamiklerine dikkat çeken Şahin, terör örgütlerinin uğradığı değişimi gözler önüne serdi. Siyasi tarihin 2012-2013 yılından bu yana yaşanan süreci "yakın coğrafyamızdaki terör dönemi" olarak adlandıracağını vurgulayan Şahin, akademisyenlerin yaptığı cafcaflı tanımların arkasındaki gerçeğe işaret etti.
ORTA DOĞU'DA TERÖR DÖNEMİ KAPANIYOR
Geçmişte akademisyenler tarafından "silahlı devlet dışı aktör" olarak tanımlanan yapıların aslında doğrudan terör örgütleri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Mehmet Şahin, son on yılda bu yapıların sayısının neredeyse devletleri geçtiğini ifade etti. Günümüzde ise bu sürecin tam tersine döndüğünü belirten Şahin, yaşanan bu dönüşümün kendiliğinden gerçekleşmediğini vurguladı. Bir yıl öncesine ait haritalara bakıldığında bölgenin üçte birinin terör unsurları tarafından kontrol edildiğini hatırlatan Şahin, günümüzde bu tablonun değişmesiyle birlikte bazı çevrelerin duyduğu rahatsızlığa dikkat çekti.
Amerikan politikasındaki değişimlerin bu süreçte etkili olduğunu belirten Şahin, başkanlık değişimleri ve diplomatik aktörlerin tutumlarındaki farklılıklara değindi. Eski dönemde bölgeyi şekillendirmeye çalışan problemli yaklaşımların yerini yeni bir tavra bıraktığını aktaran Şahin, "Zor oyunu bozar" atasözünü hatırlatarak Türkiye'nin güney sınırlarında oynanan oyunları bozduğunu dile getirdi.
TÜRKİYE'DEN TERÖR KUŞAĞINA GEÇİT YOK
Türkiye'nin kendi güneyinde ve Suriye'nin kuzeyinde İsrail'in uzun dönemli stratejilerine hizmet edecek bir terör kuşağının oluşturulmasına asla müsaade etmeyeceğini hem sözle hem de fiili olarak gösterdiğini belirten Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, ülkenin bu uğurda ciddi maliyetler ödediğini ifade etti. Türkiye'nin DEAŞ'tan en çok zarar gören ve bu örgüte karşı en net operasyonları yapan ülke olmasına rağmen haksız ithamlarla karşı karşıya bırakılmaya çalışıldığını kaydetti.
Türkiye'nin Suriye'deki ilk operasyonlarının doğrudan DEAŞ'a karşı gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Harekâtı olduğunu hatırlatan Şahin, o dönemde bazı yabancı yayın kuruluşlarının terör örgütlerinin otobüslerle nasıl taşındığını gözler önüne serdiğini belirtti. Arkasından gelen Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve diğer operasyonlarla birlikte Türkiye'nin kararlılığını tüm dünyaya ilan ettiğini vurgulayan Şahin, Irak'taki uzantılara yönelik de aynı iradenin sergilendiğini ifade etti.
KARARLILIK VURGUSU DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye'nin "Neye mal olursa olsun kardeşim ben burada kararlıyım, kalıcıyım ve burada bir terör aparatına müsaade etmeyeceğim" anlayışıyla hareket ettiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Şahin, bölgesel güvenlikte yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belirtti. Habertürk TV'deki açıklamalarıyla dikkat çeken Şahin'in değerlendirmeleri, Kahramanmaraş'ta ve ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Sınır ötesinde yürütülen operasyonların ve stratejik hamlelerin Türkiye'nin güvenliği açısından taşıdığı hayati önem bir kez daha gözler önüne serildi.




