KARDEŞ KIYSKANÇLIĞI DOĞAL BİR DURUMDUR
Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Lale Allahyarova, kardeş kıskançlığının neredeyse her ailede görülebilen ve hayatın doğal akışının bir parçası olduğunu belirtti. Kardeşi doğan çocuk, ebeveynin sevgisini ve ilgisini paylaşmak zorunda kaldığı için, tepkiler her çocukta farklı şekillerde ortaya çıkabilir. “Mizacı, yaş aralığı ve çevresel faktörler, kıskanma durumunu belirleyen etkenlerdir,” dedi.
HANGİ YAŞLARDA DAHA YOĞUN GÖRÜLÜR?
Dr. Allahyarova, kardeş kıskanlığının 1,5-3,5 yaş arası çocuklarda daha sık görüldüğünü belirtti. Bu yaş aralığında kalıcı hafıza tam olarak gelişmediği için, büyük çocuk, kendisine daha fazla ilgi gösterilirken, yeni doğan bebeğe sürekli bakım verildiğini düşünebilir. Ayrıca, 4-5 yaş farkı ve 6 yaş ve üzeri yaş aralıkları da kıskanmayı etkileyebilir.
KIYASLAMAKTAN KAÇININ, Duyguları ANLAYIN
Kardeş kıskanlığı çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir: Çocuğun kardeşi görmezden gelmesi, yokmuş gibi davranması, fiziksel şiddet uygulaması veya “Keşke gelmeseydin” gibi sözlerle duygusal tepkiler göstermesi. Dr. Allahyarova, bu tür tepkilerin doğal olduğunu ancak yönetilmesi gereken bir süreç olduğunu vurguladı. Çocuk, bu duyguyu sağlıklı şekilde işleyebilirse, ilerleyen yıllarda rekabet durumlarını yönetme konusunda daha başarılı olur.
AİLELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR
Dr. Allahyarova, kardeş doğmadan önce ve sonra ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:
- Çocuğu aşırı şımartmamak ve her isteğini yerine getirmemek.
- Gerçekçi açıklamalar yapmak: “Bir oyun arkadaşı gelecek” yerine, “Sen küçükken böyle bakılıyordun, o da öyle olacak” demek.
- Çocuğu kıskanmakla etiketlememek, duygularını dinlemek ve anlamak.
- Kıyaslamaktan kaçınmak ve “Sen büyüksün” gibi sorumluluklar yüklememek.
EBEVEYNLERİN TARAFLARI TUTMAMASI GEREKİYOR
Dr. Allahyarova, çocuklar arasında kavga olduğunda ebeveynin taraf tutmadan dengeyi koruması gerektiğini belirtti. Kardeş kıskanlığını tamamen ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını, ancak önemli olanın rekabeti baş edilebilir düzeyde tutmak olduğunu söyledi. Dr. Allahyarova, “Evdeki rekabet, çocuğu hayata hazırlayan bir deneyimdir,” diyerek, bu tür deneyimlerin çocuğa ileriki yaşamında karşılaşacağı rekabet durumlarını nasıl yöneteceğini öğreteceğini vurguladı.





