Kahramanmaraş Andırın'daki Azgıt Kalesi, Roma ve Bizans dönemleriyle ilişkilendirilen mimarisi ve deprem hasarıyla gündemde.
Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesinde, eski adıyla Yeni (Azgıt) Köyü sınırlarında bulunan Azgıt Kalesi, Roma ve Bizans dönemleriyle ilişkilendirilen tarihî geçmişi ve savunma mimarisiyle öne çıkıyor. İlçe merkezine yaklaşık 6 kilometre mesafede yer alan kale, Andırın, Göksun, Kadirli ve Çukurova arasındaki tarihî ulaşım güzergâhlarını gözetleyen konumuyla dikkat çekiyor.
Andırın Kaymakamlığının resmî tanıtımına göre yaklaşık 40'a 60 metre ölçülerindeki kale, kayalık tepenin yapısına uygun biçimde inşa edildi. Güney surunda üç yarım daire planlı burç bulunan yapının ana burcunda iki ayrı su sarnıcı yer alıyor.
Azgıt Kalesi'nin günümüzdeki korunma durumu ise tarihî özellikleri kadar önem taşıyor. Kültürel miras envanterinde yer verilen ve 2024 tarihli hasar tespit raporuna dayandırılan kayıtta, yapı 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen kültür varlıkları arasında gösteriliyor. AN-3 koduyla incelenen kalenin ağır hasarlı olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Bu nedenle Azgıt Kalesi, yalnızca gezilecek tarihî bir yapı olarak değil, korunması ve güvenlik durumu değerlendirilmesi gereken kültürel miras alanı olarak ele alınmalı.
AZGIT KALESİ ANDIRIN'A 6 KİLOMETRE UZAKLIKTA BULUNUYOR
Azgıt Kalesi, Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesindeki kayalık bir tepenin üzerinde yer alıyor.
Andırın Kaymakamlığının kayıtlarına göre yapı, eski adıyla Yeni (Azgıt) Köyü sınırları içerisinde bulunuyor.
Kalenin ilçe merkezine uzaklığı yaklaşık 6 kilometre olarak belirtiliyor.
Sarp bir yükselti üzerinde konumlanan yapı, çevresindeki vadileri ve geçiş güzergâhlarını görebilen bir noktada bulunuyor.
Bu özellik, geçmiş dönemlerde kalenin neden bu alanda inşa edilmiş olabileceğinin anlaşılması bakımından önem taşıyor.
Tarihî savunma yapılarında doğal yükseltiler, çevredeki hareketliliğin izlenmesini sağlayan önemli avantajlar oluşturabiliyordu.
Azgıt Kalesi'nin kayalık tepeye yerleştirilmesi de bu tür bir savunma yaklaşımıyla ilişkilendiriliyor.
Yapının planı, bulunduğu arazinin doğal biçiminden etkilenmiş durumda.
Kaymakamlığın tanıtımında, bu nedenle kalenin tam geometrik bir plan yerine oval biçime yakın bir yerleşime sahip olduğu belirtiliyor.
KALE ROMA DÖNEMİYLE İLİŞKİLENDİRİLİYOR
Azgıt Kalesi'nin yapım tarihi hakkında kesin bir inşa kitabesi veya tarih bilgisi aktarılmıyor.
Andırın Kaymakamlığının tanıtımında kalenin Roma döneminde, 4. yüzyılda inşa edilmiş olabileceği değerlendiriliyor.
Yapının daha sonra Bizans döneminde ana biçimini kazandığı, Osmanlı döneminde ise son mimari değişikliklerinin gerçekleştiği ifade ediliyor.
Bu bilgi, kalenin farklı tarihî dönemlerle ilişkili olabileceğini gösteriyor.
Ancak her bir sur bölümünün hangi tarihte inşa edildiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Kültürel miras araştırmalarında yapı malzemeleri, duvar örgüsü, harç özellikleri ve mimari izler tarihlemeye yardımcı olabiliyor.
Bunun yanında yazılı belgeler, arkeolojik buluntular ve bilimsel incelemeler de yapıların tarihî gelişiminin anlaşılmasında önem taşıyor.
Azgıt Kalesi'nin mevcut kalıntıları, farklı dönemlerdeki kullanımların izlerini barındırabilecek özelliklere sahip.
Bu nedenle yapının tarihini yalnızca tek bir medeniyetin eseri olarak anlatmak yerine farklı kullanım dönemlerini dikkate almak gerekiyor.
BAT TALIN KISIĞI OLARAK ANILAN VADİYİ GÖZETLİYOR
Azgıt Kalesi'nin tarihî önemini artıran unsurlardan biri, bulunduğu coğrafi konum.
Kaymakamlık kayıtlarında kalenin Andırın, Göksun, Kadirli ve Çukurova'yı birbirine bağlayan tarihî güzergâhı kontrol eden savunma noktalarından biri olduğu belirtiliyor.
Kale, “Battalın Kısığı” adıyla anılan vadiye hâkim bir konumda bulunuyor.
Dağ geçitleri, geçmiş dönemlerde yerleşimler arasındaki ticaret ve ulaşım açısından önem taşıyordu.
Bu tür geçitleri kontrol altında tutan kaleler, yol güvenliği ve askerî hareketlilik bakımından kullanılabiliyordu.
Azgıt Kalesi'nin de çevresindeki diğer savunma yapılarıyla bağlantılı bir garnizon kalesi olduğu değerlendiriliyor.
Kaymakamlığın tanıtımında Ak Kale ve Geben güzergâhındaki kalelerle ilişkisine dikkat çekiliyor.
Bununla birlikte söz konusu kaleler arasında doğrudan haberleşmenin hangi yöntemlerle gerçekleştirildiği veya kalelerde kaç askerin görev yaptığı konusunda doğrulanmış sayısal kayıt bulunmuyor.
Bu nedenle geçmiş askerî kullanıma ilişkin ayrıntılar, mevcut mimari verilerle sınırlı biçimde değerlendirilmelidir.
ÜÇ BURÇ VE İKİ SU SARNICI DİKKAT ÇEKİYOR
Azgıt Kalesi'nin önemli mimari unsurları arasında surlar, burçlar ve su sarnıçları bulunuyor.
Kaymakamlığın envanterinde güney surunun yarım daire planlı üç burçla desteklendiği belirtiliyor.
Güneydoğu köşesinde bulunan ana burcun iki katlı olarak inşa edildiği ifade ediliyor.
Ana burcun alt katına iki ayrı su sarnıcı yerleştirilmiş durumda.
Su sarnıçları, geçmiş dönemlerde savunma yapılarının temel ihtiyaçlarından biri olan suyun depolanmasına imkân sağlıyordu.
Özellikle yüksek ve kayalık arazide bulunan kalelerde suya sürekli erişim her zaman mümkün olmayabiliyordu.
Bu nedenle suyun depolanması, kalenin kullanım koşulları açısından önem taşıyordu.
Azgıt Kalesi'nin ana burcunun üst katı ise gözetleme amacıyla değerlendirilmiş.
Kaymakamlık bilgilerine göre bu bölümde çevrenin izlenmesi için dört mazgal pencere bulunuyor.
Ancak surların ve burçların bazı üst bölümleri yıkılmış durumda.
Bu nedenle geçmişte mevcut olan bütün mimari parçaların günümüzde görülebileceği düşünülmemeli.
TAŞ MALZEME VE TONOZLU GEÇİTLER KULLANILDI
Azgıt Kalesi'nin inşasında farklı taş işçiliği teknikleri kullanılmış.
Resmî tanıtımda kireç harçlı ince yonu taş, kaba yonu taş ve moloz taş malzemelerden söz ediliyor.
Bu malzemeler, kalenin farklı duvar ve savunma bölümlerinin oluşturulmasında kullanılmış.
Yapıya batı surunun güney bölümünde bulunan ve burçla desteklenen bir kapıdan girildiği belirtiliyor.
Kapıdan sonra beşik tonozla örtülmüş bir geçit aracılığıyla avluya ulaşılabiliyordu.
Ancak bu geçit günümüzde tahrip olmuş durumda.
Kalenin kuzey ve kuzeydoğu kesimlerinde doğal kayalıklar savunma düzeninin parçası olarak değerlendirilmiş.
Diğer kesimler ise kalın surlarla çevrelenmiş.
Bu mimari düzen, kalenin bulunduğu araziyle bütünleşen bir savunma sistemi oluşturduğunu gösteriyor.
Yapının içinde bulunan bazı mekânlar yıkılmış; duvar ve temel kalıntılarının bir bölümü günümüze ulaşmış durumda.
Bu kalıntıların mevcut durumunun korunması, yapının mimari özelliklerinin bilimsel olarak belgelenmesi bakımından önem taşıyor.
6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEN SONRA AĞIR HASAR TESPİTİ YAPILDI
Azgıt Kalesi'nin güncel durumuna ilişkin en önemli bilgilerden biri, 6 Şubat 2023 depremlerinden sonraki hasar tespit çalışmalarına dayanıyor.
Kültür Envanteri'nin 30 Mart 2026 tarihinde güncellenen kaydında, Azgıt Kalesi depremden etkilenen kültür varlıkları arasında yer alıyor.
Envanter, Kültürel Mirası Koruma Derneğinin de yer aldığı 2024 tarihli Kahramanmaraş Kültürel Miras Hasar Tespit Raporu'na atıfta bulunuyor.
Bu kayıtta AN-3 koduyla tanımlanan Azgıt Kalesi'nin ağır hasarlı olarak değerlendirildiği belirtiliyor.
Bununla birlikte raporun yayımlandığı dönemle 6 Kasım 2026 arasında herhangi bir onarım veya yeni teknik inceleme yapılıp yapılmadığı kesin olarak doğrulanamadı.
Bu nedenle ağır hasar kaydı, mevcut durumun değerlendirilmesi açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Yapının son güvenlik durumunun belirlenmesi, yetkili koruma kurumlarının güncel incelemelerini gerektiriyor.
Tarihî kalelerde taş blokların ve sur parçalarının hareket etmesi, özellikle dik ve kayalık arazilerde güvenlik açısından ciddi riskler oluşturabilir.
Bu nedenle ziyaretçilerin ağır hasar kaydı bulunan yapıların içine girmemesi, surlara çıkmaması ve koruma alanlarındaki uyarılara uyması gerekiyor.
TARİHÎ KALENİN KORUNMASI KÜLTÜREL MİRAS AÇISINDAN ÖNEMLİ
Azgıt Kalesi, Andırın'ın tarihî coğrafyasında farklı dönemlerin izlerini taşıyan yapılardan biri olarak önemini koruyor.
Roma ve Bizans dönemleriyle ilişkilendirilen savunma özellikleri, yapının mimari bakımdan araştırılmasını gerekli kılıyor.
Su sarnıçları, gözetleme kulesi, burçlar ve surlar, geçmişteki kale yaşamının anlaşılabilmesine yardımcı olan unsurlar arasında bulunuyor.
Ancak yapıların doğal aşınma ve deprem etkileriyle zarar görmesi, bu tür özelliklerin zaman içerisinde kaybolmasına neden olabiliyor.
Kültürel mirasın korunmasında belgeleme, hasar tespiti, uygun koruma projelerinin hazırlanması ve düzenli izleme çalışmaları önem taşıyor.
Bu işlemlerin yetkili kurumlar ve uzmanlar tarafından gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Azgıt Kalesi'nin korunmasına yönelik mevcut projelerin ve koruma kararlarının açık biçimde belgelenmesi, bölgenin tarihî mirasının tanıtımına da katkı sağlayabilir.
Ayrıca yapının eski fotoğraflarıyla yeni görüntülerinin karşılaştırılması, zaman içerisinde meydana gelen değişimlerin tespit edilmesi bakımından değer taşıyor.
ZİYARET KOŞULLARI VE GÜVENLİK DURUMU
Azgıt Kalesi'nin Andırın ilçe merkezine yaklaşık 6 kilometre uzaklıkta bulunduğu resmî kayıtlarda belirtiliyor.
Ancak kaleye ulaşan yolun son bölümünün güncel durumu, otopark imkânı, giriş düzeni ve ziyaret saatleri konusunda ayrıntılı bir resmî çizelge doğrulanamadı.
Özellikle 2024 tarihli ağır hasar kaydı nedeniyle yapının serbestçe gezilebileceği varsayılmamalı.
Ayrıca yapının bulunduğu yükseltinin engelli erişimi açısından uygun biçimde düzenlendiğine ilişkin güncel bilgi bulunmuyor.
Kale ve çevresinde fotoğraf veya video çekimi yapmak isteyenlerin de yapı güvenliği ve yetkili kurumların kurallarını dikkate alması gerekiyor.
Azgıt Kalesi, tarihî savunma mimarisi ve deprem sonrası koruma ihtiyacıyla Andırın'ın belgelenmesi gereken önemli kültürel varlıkları arasında bulunuyor.
Kalenin tarihinin, mevcut mimari kalıntılarının ve depremden sonraki durumunun bilimsel verilerle izlenmesi, Kahramanmaraş'ın kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayabilir.
ARAŞTIRMA KAYNAKLARI
-
Kültürel Mirası Koruma Derneği, 2024 Kahramanmaraş Kültürel Miras Hasar Tespit Raporu, sayfa 59. Rapora Kültür Envanteri üzerinden atıf yapılmıştır.
Muhabir: SERPİL KARA



