Kahramanmaraş’ta görev yapan gazeteci Mesut Tuğrul, alışılmış Umre yolculuklarının dışına çıkarak ailesiyle birlikte kendi aracıyla kara yolundan kutsal topraklara ulaştı. Türkiye’den başlayan yolculuk, Suriye ve Ürdün güzergâhı üzerinden Mekke-i Mükerreme’de son buldu.
Binlerce kilometrelik yolculuğu bir ibadetin ötesinde manevi ve kültürel bir serüven olarak nitelendiren Tuğrul, yaşadıklarını paylaştı.
Umre yolculuğuna çıkmadan önce detaylı bir rota ve hazırlık süreci yürüttüklerini belirten Tuğrul, kara yoluyla seyahatin ciddi bir planlama ve sabır gerektirdiğine dikkat çekti. Sınır geçişlerinden yol koşullarına kadar her aşamanın özenle hesaplandığını ifade etti.
Yolculuk boyunca farklı coğrafyalar ve yaşam kültürleriyle karşılaşmanın kendileri için ayrı bir tecrübe olduğunu vurgulayan Tuğrul, “Her ülke, her şehir bize yeni bir hikâye sundu” dedi.
Seyahatin en dikkat çeken etaplarından biri olan Suriye ve Ürdün geçişleri, yolculuğun hem en merak edilen hem de en öğretici bölümleri oldu. Tarihi şehirler, çöl yolları ve Orta Doğu’nun kendine has dokusu, Tuğrul ailesine adeta bir zaman yolculuğu yaşattı.
Mesut Tuğrul, bu süreci şu sözlerle anlattı:
“Direksiyon başında geçen her kilometre, bizi hem fiziken hem ruhen Mekke’ye biraz daha yaklaştırdı. Yerel halkın samimiyeti ve misafirperverliği bu yolculuğu unutulmaz kıldı.”
Günler süren yolculuğun ardından Mekke-i Mükerreme’ye ulaşan Tuğrul ailesi, Kâbe-i Muazzama’yı görmenin heyecanını ve huzurunu yaşadı. İlk anların kelimelerle anlatılamayacak kadar derin bir duygu barındırdığını dile getiren Mesut Tuğrul, yaşadıklarını şöyle özetledi:
“Binlerce kilometre yolu ailemle birlikte aşarak Beytullah’a ulaşmak tarif edilemez bir his. Rabbim bu kutsal yolculuğu isteyen herkese nasip etsin.”



