Kahramanmaraş’ta yaşanan ve Türkiye’yi yasa boğan okul saldırısına ilişkin yürütülen soruşturmada çarpıcı ayrıntılar gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. On kişinin yaşamını yitirdiği kanlı saldırının faili İsa Aras Mersinli’nin, olaydan aylar önce resmi kayıtlara geçen psikolojik sorunlar ve kendine zarar verme vakalarıyla dikkat çektiği ortaya çıktı.
Soruşturma dosyasına yansıyan bilgiler, saldırganın yaşadığı ruhsal problemlerin yetkili kurumların bilgisi dahilinde olmasına rağmen yeterli müdahalenin yapılmadığı yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
AYLAR ÖNCE HASTANE KAYITLARINA GİRDİ
Gazeteci İsmail Saymaz tarafından paylaşılan bilgiler doğrultusunda, saldırganın 15 Aralık 2025 tarihinde okulda fenalaşarak sağlık ekiplerinin müdahalesine ihtiyaç duyduğu öğrenildi.
Yapılan ilk incelemede öğrencinin kolunda dikkat çeken kesik izleri bulundu. Sağlık görevlilerinin yönelttiği sorular sırasında öğrencinin intihar düşüncesine sahip olduğunu ifade ettiği iddia edildi. Bunun üzerine genç öğrenci acil olarak hastaneye sevk edildi.
Hazırlanan resmi belgelerde "kasıtlı kendine zarar verme" ve "disosiyatif bozukluk" ön değerlendirmelerinin yer aldığı, olayın aynı zamanda güvenlik birimlerine bildirildiği öne sürüldü.
Ancak tüm bu gelişmelere rağmen öğrencinin kapsamlı bir psikiyatrik tedavi programına yönlendirilmediği ve düzenli bir takip mekanizmasının oluşturulmadığı iddiaları dikkat çekti.
PSİKOLOJİK DESTEK SÜRECİ TARTIŞMA YARATTI
Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan araştırma komisyonuna bilgi veren uzman psikoloğun ifadeleri de soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu.
Psikoloğun beyanına göre İsa Aras Mersinli, kendisine yalnızca sınav stresi ve akademik baskı şikayetleriyle yönlendirildi. Yapılan görüşmeler sonucunda öğrencinin uzman bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmesi gerektiği yönünde rapor hazırlandı.
Ancak söz konusu tavsiyenin uygulanmadığı ve öğrencinin ileri düzey ruh sağlığı desteğine erişemediği belirtildi.
Uzmanların değerlendirmelerine göre özellikle ergenlik döneminde görülen kendine zarar verme davranışlarının ciddi risk göstergeleri arasında yer aldığı ve çok yönlü takip gerektirdiği ifade ediliyor.
SORUŞTURMA DİJİTAL FAALİYETLERE UZANDI
Kanlı saldırının ardından yürütülen incelemeler yalnızca sağlık kayıtlarıyla sınırlı kalmadı. Emniyet birimleri tarafından gerçekleştirilen dijital incelemelerde saldırganın internet üzerindeki faaliyetleri de mercek altına alındı.
Elde edilen bulgulara göre İsa A.M.’nin olaydan önce İngilizce bir manifesto hazırladığı belirlendi. Söz konusu metinde çeşitli saldırı olaylarına göndermelerde bulunulduğu ve mühimmatlara ilişkin ayrıntılı ifadelerin yer aldığı öne sürüldü.
Yetkililer ayrıca saldırganın farklı çevrim içi platformlarda bazı kişilerle iletişim kurduğunu tespit etti. Bu kapsamda uluslararası adli iş birliği mekanizmalarının devreye alındığı öğrenildi.
HAYATINI KAYBEDEN ÖĞRENCİNİN AİLESİNE TEHDİT
Saldırı sonrasında yaşanan gelişmeler arasında en dikkat çeken başlıklardan biri de mağdur ailelere yönelik tehdit iddiaları oldu.
Soruşturma kapsamında, hayatını kaybeden öğrencilerden birinin yakınlarına gönderilen tehdit mesajları nedeniyle Manisa’da bir şüpheli gözaltına alındı. Daha sonra tutuklanan şahsın, "C31K" isimli bir Telegram kanalıyla bağlantılı olduğu öne sürüldü.
Yetkililer söz konusu dijital ağın faaliyetlerini ve olası bağlantılarını araştırmayı sürdürüyor.
SİVEREK’TEKİ BENZER OLAY DA KOMİSYONUN GÜNDEMİNDE
TBMM Araştırma Komisyonu’nun gündemindeki bir diğer başlık ise Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde meydana gelen benzer nitelikteki okul saldırısı oldu.
Komisyon görüşmelerinde güvenlik birimlerinin olay öncesinde şüpheli öğrencinin ikametine gidip gitmediği konusunda farklı açıklamalar yapıldığı belirtildi. Bu çelişkili ifadeler, güvenlik tedbirleri ve önleyici mekanizmaların etkinliği konusunda yeni soru işaretleri doğurdu.
Kaynak: Haber merkezi




