Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki iki ayrı okulda yaşanan trajik saldırılar, ailelerde "Okullar güvenli mi?" sorusunu gündeme getirdi. Birleşik Klinik Psikologlar Derneği Başkanı Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, olayların ardından yükselen toplumsal kaygıyı değerlendirerek ebeveynlere yol haritası çizdi. Şiddet eylemlerinin tek bir nedenle, örneğin sadece bilgisayar oyunlarıyla açıklanmasının gerçeklikten uzak bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Adıgüzel, bu süreçte bireysel, ailesel, çevresel ve toplumsal faktörlerin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Özellikle travmatik yaşam deneyimleri ve dürtü kontrol becerilerinin şiddet eğiliminde belirleyici olduğunu ifade eden uzman isim, koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin önemine dikkat çekti.

Uzm. Dr. Demet Çetin'den oda spreyi ve kimyasal uyarısı
Uzm. Dr. Demet Çetin'den oda spreyi ve kimyasal uyarısı
İçeriği Görüntüle

KAYGIYLA YAPILAN İYİ NİYETLİ HATALAR ÇOCUĞU DAHA ÇOK SARSIYOR

Ebeveynlerin çocuklarını okula gönderirken aşırı tembihlerde bulunmasının veya okul kapısında beklemesinin "iyi niyetli hatalar" olduğunu belirten Adıgüzel, bu durumun çocuktaki tehlike algısını pekiştirdiğini söyledi. Adıgüzel, "Sürekli 'Her yer tehlikeli, kendini korumalısın' mesajı vermek çocukların kaygı düzeyini artırır. Oysa bu dönemde çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey güven duygusudur. Yetkililerin önlemlerine inanmalarına ve yetişkinlerin onları koruduğuna güven duymalarına ihtiyaçları var. Çocukları akranlarından koparmak yerine onlarla bir araya getirmek gerekir. Unutmayın ki çocuğun ilacı yine çocuktur" dedi.

Kahramanmaraş Okul Saldırısı Sonrası Psikologlardan Ebeveynlere Kritik Uyarı (1)

DİJİTAL İÇERİKLERDE ASIL TEHLİKE MARUZ KALMA SÜRESİ VE SOSYAL İZOLASYON

Şiddet içerikli dijital oyunlar ve medyanın etkisine de değinen Klinik Psikolog Cenk Adıgüzel, meselenin sadece içerik olmadığını savundu. En temiz içeriğe bile günde 7-8 saat maruz kalmanın çocuk doğasına aykırı olduğunu belirten Adıgüzel, asıl sorunun bu oyunların neyin yerine konulduğu olduğunu ifade etti. Çocukların parkta oynamak veya arkadaşlarıyla yüz yüze iletişim kurmak yerine dijital platformları tercih etmesinin toplumsal bir kriz olduğuna işaret eden uzman, bu durumun sadece ebeveynlerin çabasıyla değil, toplumsal bir hareketle çözülebileceğini vurguladı.

EĞİTSEL MÜFREDAT VE KORUYUCU SAĞLIK POLİTİKALARI ŞART

Güvenlik önlemlerinin sadece okul bahçesine görevli dikmekle sınırlı kalmaması gerektiğini hatırlatan Adıgüzel, kapsamlı bir çözüm için hukuki, eğitsel ve sağlık temelli politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi. Çocuğun doğasına uygun eğitsel müfredatların hazırlanması ve ebeveyn eğitimlerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Adıgüzel, "Koruyucu ve önleyici ruh sağlığı hizmetlerine erişim kolaylaştırılmalıdır. Toplum olarak çok üzüldük ve kaygılandık ancak olaylara verdiğimiz tepkiler, olayların kendisinden daha tahrip edici bir hal almamalıdır" uyarısında bulundu.

Kaynak: DHA