Tunceli Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020 tarihinde sırra kadem basmasıyla başlayan süreç, 2026 yılında hukuk tarihine geçecek bir operasyonla yeni bir boyuta evirildi. Uzun süre "kayıp şahıs" olarak yürütülen dosya, elde edilen yeni bulgular ve teknik incelemeler neticesinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "cinayet" şüphesiyle yeniden açıldı. 7 ilde eş zamanlı düzenlenen dev operasyonlar kapsamında, dönemin Tunceli Valisi ve Mülkiye Başmüfettişi olan Tuncay Sonel, 17 Nisan 2026 tarihinde Elazığ’da emniyet güçlerince gözaltına alındı. Sağlık kontrollerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında Erzurum’a sevk edilen Sonel’in sorgusuna Asayiş Şube Müdürlüğü’nde devam ediliyor.

DELİLLERİ YOK ETME ŞÜPHESİ VE KRİTİK TUTUKLAMALAR

Dr. Beyza Nur Pürmüs kimdir? Neden öldü?
Dr. Beyza Nur Pürmüs kimdir? Neden öldü?
İçeriği Görüntüle

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından titizlikle yürütülen soruşturmada, Tuncay Sonel hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 281. maddesinde yer alan "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesi ve yeterli delil bulunduğu değerlendiriliyor. Dosyanın derinleşmesiyle birlikte daha önce dikkat çeken bir gelişme yaşanmış; eski Vali Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve valinin koruma polisi Ş.E.’nin de aralarında bulunduğu 10 kişilik bir grup tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Bu tutuklamalar, soruşturmanın seyrinin tamamen değiştiğini ve odak noktasının mülki idare kademelerine kadar uzandığını tescilledi.

ERZURUM ADLİYESİ’NDE SESSİZ BEKLEYİŞ VE YOĞUN GÜVENLİK

Halen Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde işlemleri devam eden Tuncay Sonel’in, sorgusunun tamamlanmasının ardından hakim karşısına çıkarılmak üzere Erzurum Adliyesi’ne sevk edilmesi bekleniyor. İçişleri Bakanlığı tarafından daha önce açığa alınan ve mülkiye müfettişliği görevinden uzaklaştırılan Sonel’in adliyeye sevk edileceği saatlerde, bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Mevzuat gereği bölgedeki ağır cezalık dosyalara bakan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, 2020 yılından bu yana karanlıkta kalan teknik verilerin ve tanık beyanlarının izini sürerek dosyadaki gizliliği koruyor.

TCK 281. MADDE VE KAMU GÖREVLİSİNİN SORUMLULUĞU

Gülistan Doku davası, Türkiye'de cezasızlık algısına karşı yürütülen en kritik hukuki mücadelelerden biri olarak görülüyor. Soruşturma kapsamında isnat edilen "suç delillerini yok etme" suçu, normal şartlarda altı aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörürken, suçun bir kamu görevlisi tarafından nüfuz kötüye kullanılarak işlenmesi durumunda ceza oranında ciddi artırımlar uygulanıyor. Dijital materyallerin yeniden incelenmesi ve saha araştırmalarından elde edilen 2026 tarihli yeni bulgular, 6 yıl sonra Gülistan Doku’nun akıbetine dair somut gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını hedefliyor. Eski valinin savcılık sorgusunun ardından dosyadaki kısıtlılık kararının devam edip etmeyeceği merak konusu.

Kaynak: İHA