Gaziantep’in gastronomi mirası, Şehitkamil’in kalbi sayılan KÜSGET Sanayi Sitesi’nde bir kadının başarı öyküsüyle yeniden hayat buluyor. 7 yıl önce eşi Abdullah Kalkan’ın açtığı mütevazı dükkanda temizlik ve yemek hazırlığına yardım ederek işe başlayan Fatma Kalkan, kısa sürede mutfağın tek hakimi haline geldi. Erkek egemen bir çalışma ortamı olarak bilinen sanayi sitesinde, disiplini ve lezzetiyle fark yaratan Kalkan, ev hanımlığından iş dünyasına geçişin en somut örneklerinden birini sergiliyor. Firik pilavından yuvalamaya, içli köfteden Barak usulü dolmalara kadar geniş bir menüyle hizmet veren başarılı girişimci, 4 çocuğunu büyütürken bir yandan da restoranını Gaziantep’in marka duraklarından biri haline getirdi. İşte Fatma Kalkan’ın "başaramazsın" diyenlere karşı kazandığı zaferin hikayesi…

"9 AYLIK BEBEĞİMLE TEZGAH BAŞINA GEÇTİM"
Fatma Kalkan’ın ticaret yolculuğu büyük fedakarlıklarla başladı. Kendi iş yerlerini açmaya karar verdiklerinde en küçük kızının henüz 9 aylık olduğunu belirten Kalkan, "Eşim aşçılığı bıraktığında 'bana destek olur musun?' dedi. Hiç düşünmeden kabul ettim. Bebeğimi iş yerine getirip bir yandan onunla ilgilenirken bir yandan da stok hazırlığı yapıyordum. İçli köfte, yuvalama ve mantıları kendi ellerimle hazırlayıp satmaya başladım. Ev hanımlığından gelmenin verdiği pratiklikle sanayi ortamında ayakta kalmayı başardım" dedi.

ERKEK EGEMEN SEKTÖRDE "KADIN ZORBALIĞI"NA KARŞI DİRENDİ
İşe ilk başladığında çevresinden destek yerine engel gördüğünü ifade eden Kalkan, yaşadığı zorlukları şu sözlerle anlattı: "Bir kadın olduğum için 'yapamazsın, çok zorlanırsın' diyenler çok oldu. Hatta zorbalık yapanlarla bile karşılaştım. Ancak annem ve babamın desteğiyle yoluma devam ettim. 'Bu işte batmak da var yükselmek de' diyerek hırs ve azimle çalıştım. Bugün geldiğim noktada tüm ürünlerin kontrolü benim elimde. Salçamdan baharatıma, zeytinyağıma kadar her şeyi kendim yapıyorum ve dışarıdan hazır hiçbir ürün almıyorum."

BARAK KÜLTÜRÜNÜ SANAYİYE TAŞIDI
Aslen Baraklı olan Fatma Kalkan, restoranın menüsünü oluştururken kendi kültürel kökenlerinden beslendiğini vurguladı. Gaziantep’in sadece kebaptan ibaret olmadığını, ev yemeklerinin ve yöresel lezzetlerin tanıtılması gerektiğini söyleyen Kalkan, "Tezgahımızda kendi kültürümü yansıtmak istedim. Gaziantep’imizi en iyi şekilde temsil etmek için yöresel yemeklere ağırlık verdik. Sanayi esnafı ilk başta şaşırsa da yaptığım yemekler büyük ilgi gördü" ifadelerini kullandı.
"KENDİ PARASINI KAZANAN KADIN DAHA GÜÇLÜDÜR"
7 yıldır çalışma hayatının içerisinde olan ve bu süreçte eğitimini de tamamlayan Fatma Kalkan, hemcinslerine önemli bir mesaj veriyor. Kendi ayakları üzerinde durmanın verdiği özgüvenin paha biçilemez olduğunu belirten Kalkan, "Bir kadının kendi parasını kazanması, harcaması kadar güzel bir şey yok. Başkasından bir şey istemek yerine üretmek ve kazanmak sizi daha değerli kılıyor. Ev hanımlığını da yaşadım, patronluğu da. Güçlü bir kadın olmak için bu yola girdim ve başardım" diyerek tüm kadınlara hayallerinin peşinden gitmeleri çağrısında bulundu.





