İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Enes Murat Atasoyu, ilaç ve besin takviyelerinin böbrek sağlığı üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini açıkladı. Türkiye’de yaklaşık 9 milyon kişinin kronik böbrek hastalığı ile mücadele ettiğine dikkat çeken Atasoyu, özellikle aşırı C vitamini, D vitamini ve protein takviyelerinin risk oluşturabileceğini belirtti.
Böbrekler Günde 180 Litre Süzüntü Üretiyor
Doç. Dr. Atasoyu, sağlıklı bir yetişkinde böbreklerden her dakika 1,2–1,3 litre kan geçtiğini ve böbreklerin bu kanı süzerek atık maddeleri idrar yoluyla vücuttan attığını söyledi. “Gün içinde yaklaşık 180 litre süzüntü oluşur ve büyük bölümü geri alınır. Ancak farkında olunmadan kullanılan bazı ilaçlar ve besin destekleri böbreklerin işleyişini bozabilir. Örneğin aşırı C vitamini böbrek taşı riskini, aşırı D vitamini ise dehidratasyon ve taş oluşumunu artırabilir” dedi.
Protein Tozları ve Sporcu Takviyeleri Tehlikeli Olabilir
Besin takviyelerinin içeriği, dozları ve kullanım sürelerinin net olmaması sağlık açısından risk yaratıyor. Atasoyu, “Protein tozu ve kreatin gibi sporcu destekleri tek başına zararsız olsa da yeterli sıvı alınmadığında veya aşırı egzersizle birlikte kullanıldığında böbreklere ciddi zarar verebilir. Özellikle böbrek fonksiyonları zayıf veya risk altında olan kişilerde bu ürünler dikkatle kullanılmalı” diye uyardı.
Türkiye’de Tuz Tüketimi Önerilenin Üç Katı
Doç. Dr. Atasoyu, diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, obezite, ailede böbrek hastalığı öyküsü veya ileri yaş gibi risk faktörlerinin böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini vurguladı. Türkiye’de günlük tuz tüketiminin 16–18 gram civarında olduğunu, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerisinin ise 5 gram olduğunu belirten Atasoyu, “Tuz tüketimini azaltmak böbrek sağlığını korumada kritik bir adım” dedi.
Kahramanmaraş’ta Böbrek Sağlığına Dikkat
Kahramanmaraş’ta da besin takviyelerini bilinçsiz kullanan ve yeterince su içmeyen vatandaşlar için risk artıyor. Uzmanlar, böbrek hastalığının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini, bu nedenle idrar tahlili ve ultrason kontrollerinin düzenli yapılması gerektiğini hatırlatıyor.





