Kahramanmaraş’ta yaklaşık 54 yıldır yorgancılık yapan 67 yaşındaki Kerim Kılıç, el emeğiyle sürdürülen geleneksel yorgancılığın teknoloji ve makineleşme karşısında giderek yok olduğunu söyledi. Kılıç, özellikle gençlerin mesleğe ilgi göstermemesi nedeniyle usta-çırak zincirinin kırıldığına dikkat çekti. 1972 yılında yorgancılığa başlayan Kerim Kılıç, yarım asrı aşkın süredir mesleğini aynı özenle sürdürüyor. El işçiliğiyle hazırlanan yün yorganların geçmişte evlerin ve çeyizlerin vazgeçilmezleri arasında yer aldığını belirten Kılıç, günümüzde ise hazır ürünlerin yaygınlaşmasıyla geleneksel yorgancılığa olan talebin ciddi şekilde azaldığını ifade etti.
“Bu mesleğin son demlerindeyiz”
Mesleğini büyük ölçüde el işçiliğiyle sürdüren Kılıç, yaptığı yorganlarda Kahramanmaraş’ın geleneksel sırma sanatını da yaşatmaya çalıştığını söyledi. Kılıç, mesleğin geleceğine ilişkin endişesini şu sözlerle dile getirdi:
“Bu mesleğin son demlerindeyiz. Benim dahi birkaç senem kaldı. Burada dört tane yorgancı arkadaşız, hepimiz aynı çarşıdayız. Bu mesleği sürdürmek istiyoruz. Eğer zevk ile, isteyerek yapmazsak zaten bu mesleği yapamayız. Bu iş zevk işi, gönül işi. Sağlığımız ne kadar verirse yapacağız. Arkadan eleman yetişmiyor.”
Yün yorganın doğal özelliğine dikkat çekti
Geleneksel yün yorganların yalnızca el emeği bakımından değil, kullanım özellikleri açısından da önemli olduğunu belirten Kılıç, yünün doğal yapısının farklı mevsimlerde avantaj sağladığını söyledi. Kılıç, “Yün yazın serin tutar, kışın sıcak tutar ve sağlıklıdır. Vücuttaki elektriği alır. Uzmanların araştırmaları da bunu göstermiştir. Kahramanmaraş’ın yün yorganları da meşhurdur” dedi. Kentte geçmişten bugüne devam eden yorgancılık geleneğinde yün, el işçiliği ve süsleme tekniklerinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kılıç, hazır ürünlerin yaygınlaşmasıyla bu kültürün günlük hayattaki yerinin giderek azaldığını kaydetti.
Bir dönem çeyizlerin vazgeçilmeziydi
Kılıç, yün ve sırmalı yorganların geçmişte evlilik hazırlığı yapan genç kızların çeyizlerinde mutlaka yer aldığını anlattı. “Eskiden kızlarımızın çeyizinde muhakkak bir sırıklı yorganımız olurdu. Olmazsa olmazdı. Çeyiz olarak bu yün yorgan ve sırıklı yorgan istenirdi. Her düğünde muhakkak bir tane yorganımız vardı. Şu an bu bitmiş vaziyette” ifadelerini kullandı. Geçmişte düğün ve çeyiz hazırlıklarının önemli parçalarından biri olan el yapımı yorganların bugün daha az tercih edilmesi, mesleğin geleceği açısından da önemli bir sorun olarak öne çıkıyor.
Kahramanmaraş’ın sırma geleneği de yorgancılıkla yaşatılıyor
Kılıç, yorganların üzerindeki geleneksel süslemelerde kullanılan sim sırma sanatının da Kahramanmaraş kültüründe önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Sim sırmanın tarihinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını ifade eden Kılıç, “Sim sırma Osmanlı’ya dayanan bir meslektir. O zamanlar saygı gören bir sanattı” diye konuştu. El emeğine dayanan bu sanatın yorgancılık mesleğiyle birlikte gelecek kuşaklara aktarılmasının giderek zorlaştığını söyleyen Kılıç, geleneksel üretimin devam edebilmesi için gençlerin mesleğe yönelmesi gerektiğini vurguladı.
“Bir türlü çırak bulamadık”
Yorgancılık mesleğinin geleceği açısından en büyük problemlerden birinin yetişmiş eleman eksikliği olduğunu anlatan Kılıç, yıllardır çırak aradıklarını ancak istedikleri sonucu alamadıklarını söyledi. Devlet tarafından mesleğin devamlılığı için çeşitli desteklerin sunulduğunu belirten Kılıç, buna rağmen gençlerin yorgancılığa yeterince ilgi göstermediğini ifade etti.
Kılıç, yaşadıkları sorunu şöyle anlattı:
“Bir türlü çırak bulamadık. Devletimiz dahi destek verdi. Bana dahi ‘aylığını, sigortasını yatıracak vaziyette yetiştirin’ dedi. Fakat gelecek kişiler aylık ve sigorta için gelmek istiyor.”
“Makineye ve teknolojiye yenik düştü”
Geleneksel yorgancılığın karşı karşıya kaldığı en büyük değişimin teknoloji olduğunu dile getiren Kılıç, fabrikasyon üretimin el emeği ürünlerin önüne geçtiğini söyledi. Kılıç, “Bu meslek makineye ve teknolojiye maalesef yenik düştü. El emeği, göz nuru mesleğimizi sürdürmeye çalışıyoruz” diyerek mesleğin yaşatılması için mücadele ettiklerini belirtti.
Yarım asırlık ustalık, gelecek kaygısıyla sürüyor
Yaklaşık 54 yıldır iğne, iplik, yün ve el emeğiyle çalışan Kerim Kılıç için yorgancılık yalnızca geçim kaynağı değil, aynı zamanda Kahramanmaraş’ın geleneksel kültürünün bir parçası. Ancak kentte aynı mesleği sürdüren usta sayısının azalması ve yeni çırakların yetişmemesi, yorgancılığın geleceğini belirsiz hale getiriyor. Kılıç’ın sözleri, bir dönem evlerin vazgeçilmez eşyalarından biri olan el yapımı yorganların artık ustalarının ömrüyle sınırlı kalabileceği endişesini gözler önüne seriyor.




