Türkiye’de yürütülen en kapsamlı uyuşturucu soruşturmalarından biriyle adı geniş kitlelerce duyulan Doğan Alagöz, yıllar sonra yeniden kamuoyunun gündemine girdi. “Uyuşturucu Doktoru” lakabıyla anılan Alagöz, sentetik uyuşturucu üretimi ve dağıtımıyla ilişkilendirilen organize suç dosyalarının merkezinde yer aldı. 2010’lu yıllarda İstanbul’da gerçekleştirilen operasyonlar, hem ele geçirilen yüksek miktardaki maddeler hem de dosyada geçen isimler nedeniyle uzun süre tartışıldı. En dikkat çekici başlık ise Alagöz’ün 2015 yılında cezaevinden sahte tahliye belgesiyle firar etmesi oldu. Peki, Doğan Alagöz kimdir, gerçekten firari mi? İşte ayrıntılar…

DOĞAN ALAGÖZ KİMDİR?

Doğan Alagöz, kamuoyunda “Uyuşturucu Doktoru” lakabıyla tanınan ve sentetik uyuşturucu üretimiyle bağlantılı dosyalarda adı geçen bir isimdir. Hakkındaki resmî biyografik bilgiler sınırlı olsa da, 2010 yılında İstanbul İkitelli’deki İSTOÇ bölgesinde gerçekleştirilen polis operasyonu ile geniş çapta tanındı.

Bu operasyonda Alagöz’ün kontrolünde olduğu belirtilen bir depoda, sentetik ecstasy üretimine yönelik kapsamlı bir düzenek tespit edildi. Güvenlik güçleri tarafından 47 bin adet ecstasy hap ile yaklaşık 100 kilogram uyuşturucu yapımında kullanılan kimyasal madde ele geçirildi. Soruşturma dosyasında, bu üretimin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmadığı, Avrupa bağlantılarının da bulunduğu iddiaları yer aldı. Dosyanın kamuoyunda ses getirmesinde, yargılama sürecinde geçen bazı isimlerin de etkisi oldu.

YARGILAMA SÜRECİ VE DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR

Kuraklıkla mücadele için yapay yağmur yağdırılacak
Kuraklıkla mücadele için yapay yağmur yağdırılacak
İçeriği Görüntüle

Doğan Alagöz hakkında açılan davada, “uyuşturucu madde imal etmek” suçlamasıyla yargılama yapıldı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 2013 yılında Alagöz’ü 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı. Bu karar, 2014’te Yargıtay tarafından onandı ve Alagöz cezasını çekmek üzere Silivri 4 No’lu Cezaevi’ne gönderildi.

Dava sürecinde, dosyada geçen bazı iddialar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Alagöz’ün savcılık ifadesinde, üretilen uyuşturucu hapların kimler adına yapıldığına dair ileri sürdüğü iddialar, tartışmaları büyüttü. Bu isimlerin bir kısmı ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakılırken, dosya uzun süre basında yer aldı ve “yüksek profilli” davalar arasında gösterildi.

SAHTE TAHLİYE BELGESİYLE FİRAR ETTİ, ŞU AN FİRARİ Mİ?

Doğan Alagöz’ün dosyasını benzersiz kılan en önemli gelişme, 16 Ocak 2015’te yaşandı. Silivri Cezaevi’ne, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi adına gönderildiği görülen bir faksla Alagöz’ün tahliye edildiği bildirildi. Belgedeki bilgiler, yapılan ilk kontrollerde doğru gibi değerlendirildi ve Alagöz aynı gün serbest bırakıldı.

Ancak yaklaşık bir ay sonra yapılan rutin incelemede, tahliye belgesinin tamamen sahte olduğu ortaya çıktı. Resmî kayıtlarda böyle bir mahkeme kararının bulunmadığının anlaşılması üzerine savcılık yakalama kararı çıkardı. Bu aşamadan sonra Alagöz’ün izine rastlanamadı.

Yetkili makamlarca yapılan açıklamalara göre Doğan Alagöz hâlen firari konumda bulunuyor. Firarın ardından yurt dışına çıktığı, bir süre Gürcistan’da görüldüğüne dair iddialar gündeme gelse de, bugüne kadar resmî bir yakalama veya iade süreci gerçekleşmedi. Dosya, uzun yıllardır Türkiye’nin en dikkat çeken firar vakalarından biri olarak kayıtlardaki yerini koruyor.

Muhabir: Yaşar Onur TÜRKÖN