Türk medyasının tanıdık isimlerinden olan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş, “Uyuşturucu Madde Kullanımını Kolaylaştırmak” ve “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama” suçlamalarıyla hakim karşısına çıktı. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 40 yıla kadar hapis isteminin yer aldığı davanın ilk duruşmasında, tutuklu sanık Veyis Ateş avukatıyla birlikte hazır bulundu. Hakkındaki tüm suçlamaları reddeden Ateş, soruşturma sürecindeki çelişkilere dikkat çekti.

"9 AYDIR BU ÇELİŞKİYİ ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM"

Evliliğinizde sorun eşiniz değil, mizacınız olabilir! Uzmanı tek tek anlattı
Evliliğinizde sorun eşiniz değil, mizacınız olabilir! Uzmanı tek tek anlattı
İçeriği Görüntüle

Duruşmadaki savunmasında üzerine atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini belirten Veyis Ateş, yapılan raporlarda uyuşturucu kullanmadığının tespit edildiğini söyledi. Hiçbir yere kaçmadığını ve delil karartma şüphesi oluşturacak bir eylemde bulunmadığını ifade eden Ateş, şunları kaydetti: "11 gün sonra evimdeyken gözaltına alındım. Savcılığa verdiğim ifadeler bizzat bildiklerimden ibarettir. Savcının tutuklama talebinin gerekçesi ‘uyuşturucu kullanmak için yer temini’ iddiasıydı. 9 aydır bu çelişkiyi anlamaya çalışıyorum. Bana sorulan Mehmet Akif’in evine gidip gitmediğimdi. Bahsedilen ev benim değil. Benim olmayan bir evde, kullanmadığım maddeyi neden başkasına temin edeyim? Yıllarca uyuşturucu madde kullanımının zararlarını haberleştirmiş birisi olarak böyle bir suç işlemem asla mümkün değildir."

"CEZAEVİNDE BENDEN ÖZÜR DİLEDİ"

Davada en çok dikkat çeken iddialardan biri de gazeteci Mehmet Akif Ersoy ile ilgili kısım oldu. Tutuklandıktan sonra Mehmet Akif Ersoy’un kendisi hakkında ifade verdiğini belirten Ateş, cezaevinde yaşananları şu sözlerle aktardı: "Tutuklanmamdan 10 gün önce ifadesinde benden bahsetmeyen Mehmet Akif Ersoy, tutuklandığım haberini duyunca beni hatırlamış ve etkin pişmanlık kapsamında savcılığa verdiği ek ifadesinde ‘Uyuşturucu nedir bilmezdim. Beni Veyis Ateş başlattı’ diyerek beni suçladı. Silivri’de avukat görüşü esnasında karşılaştığımda bana ‘abi çok özür dilerim bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et’ dedi. Buna avukatım da taniktir."

MAĞDUR KADINLARIN İFADELERİNDEKİ ÇELİŞKİLERE DEĞİNDİ

Duruşmada iddianamede yer alan diğer tanık ve mağdur kadınların beyanlarını da tek tek inceleyen Ateş, ifadelerdeki çelişkileri masaya yatırdı. Dilara Yıldız, Serap Şeylan ve Ebru Güran’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunan Ateş, özellikle Serap Şeylan'ın kendisini Çengelköy'deki evine davet ettiği yönündeki ifadenin imkansız olduğunu, çünkü hayatı boyunca Çengelköy'de hiç ikamet etmediğini vurguladı. Evinde yapılan aramalarda da herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadığını yineleyen Ateş, tahliyesini talep etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ