İnsanların olaylar karşısındaki tepkileri neden birbirinden bu kadar farklı? Kimi en küçük olayda öfkelenirken kimi en büyük krizlerde bile sakinliğini koruyabiliyor. Peki, insanların davranışlarını belirleyen temel unsurlar neler? Gazeteci ve Yazar Meliha Küçüköner, bu soruların yanıtlarını mizaç ve fizyonomi uzmanı Kemal Çıtırık ile gerçekleştirdiği özel söyleşide aradı. Meliha Küçüköner’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide; mizaç, kişilik, karakter, 9 Mizaç Modeli, Enneagram, Türk mizacı, insan davranışları, meslek seçimi, aile ilişkileri ve evlilikte eş seçimi gibi pek çok konu masaya yatırıldı. Küçüköner’in yönelttiği soruları yanıtlayan Kemal Çıtırık, kişinin doğuştan getirdiği mizacın yaşam boyunca çeşitli faktörlerden etkilenebildiğini belirterek, insanın kendisini tanımasının hayatındaki birçok kararı daha bilinçli vermesine yardımcı olabileceğini ifade etti.

Ahmet Güryüz Ketenci kimdir, neden öldü? Kaç yaşındaydı?
Ahmet Güryüz Ketenci kimdir, neden öldü? Kaç yaşındaydı?
İçeriği Görüntüle

Meliha Küçüköner sordu: “Neden bazı insanlar hemen öfkeleniyor?”

Söyleşinin açılışında Gazeteci ve Yazar Meliha Küçüköner, insanların aynı olaylar karşısında neden farklı tepkiler verdiğini gündeme getirdi. Küçüköner, bazı insanların kriz anlarında hızlı şekilde tepki verirken bazılarının son derece sakin kalabildiğine dikkat çekerek, “Ben neden böyleyim?” sorusunun altında nasıl bir neden bulunduğunu Kemal Çıtırık’a sordu. Çıtırık ise bu farklılıkların anlaşılmasında mizaç kavramının önemli bir pencere sunduğunu belirtti.

“Başarısız insan yok, doğru alanda olmayan insan var”

Kendi mizaç yolculuğundan da söz eden Kemal Çıtırık, geçmişte bazı işlerde yaşadığı başarısızlıkları uzun süre kendi yetersizliği olarak değerlendirdiğini anlattı. Mizaç üzerine çalışmalar yapmaya başladıktan sonra ise kişinin kendi doğasına uygun alanı bulmasının önemini fark ettiğini belirten Çıtırık, insanların kendilerini tanımadan yaptıkları meslek seçimlerinin çeşitli sorunlara yol açabileceğini söyledi. Çıtırık, insanın kendi potansiyelini keşfetmesi gerektiğini vurgularken, başarısızlık olarak görülen bazı durumların aslında kişinin kendisine uygun olmayan bir alanda bulunmasından kaynaklanabileceğini dile getirdi.

Mizaç nedir?

Meliha Küçüköner’in “Mizaç nedir, insan doğduğu anda mizacı belli olur mu?” sorusu üzerine Çıtırık, mizaç kavramını farklı yönleriyle ele aldı. Çıtırık’ın söyleşide aktardığı yaklaşıma göre mizaç, kişinin doğuştan getirdiği temel eğilimleriyle ilişkilendiriliyor. Ancak kişinin yaşamı boyunca bulunduğu çevre, coğrafya, meslek ve alışkanlıkların bu eğilimlerin davranışlara yansıma biçimini etkileyebileceği belirtiliyor. Özellikle çocukların mizacının değerlendirilmesinde acele edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Çıtırık, gelişim sürecinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.

9 Mizaç Modeli ile insan davranışları nasıl okunuyor?

Söyleşinin önemli başlıklarından biri 9 Mizaç Modeli ve Enneagram oldu. Meliha Küçüköner’in sorularıyla açılan bölümde, insanların neden birbirinden farklı davrandığı ve kişilerin olaylara verdikleri tepkilerin nasıl yorumlanabileceği konuşuldu. Çıtırık, mizaç değerlendirmesinde yalnızca tek bir davranışa bakılmaması gerektiğini belirterek farklı özelliklerin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Her öfkelenen kişi ateş mizacı mı?

Küçüköner’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de öfke oldu. “Her öfkelenen ateş mizacı mıdır?” sorusunu yönelten Küçüköner’e Çıtırık, bunun tek başına yeterli bir ölçüt olmadığını belirterek yanıt verdi. Öfkenin ortaya çıkış şekli, kişinin davranış biçimi ve diğer özelliklerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Böylece bir kişinin yalnızca öfkeli olması üzerinden doğrudan bir mizaç tipine yerleştirilmesinin doğru olmayacağı vurgulandı.

Türk insanının mizacı nasıl?

Söyleşinin dikkat çeken başlıklarından biri de Türk insanının mizacı oldu. Meliha Küçüköner’in soruları üzerinden Türk toplumunun duygusal yapısı, kriz anlarındaki hızlı refleksleri, aile bağları ve toplumsal davranış kodları değerlendirildi. Coğrafyanın insan davranışları üzerindeki etkisine de değinilen söyleşide, kişinin yetiştiği bölgenin ve yaşam şartlarının mizaç özelliklerinin davranışlara yansıma biçimini değiştirebileceği ifade edildi. Bu kapsamda özellikle Anadolu coğrafyasının farklı bölgelerinde yetişen insanların benzer temel özelliklere sahip olsalar bile farklı davranış kalıpları geliştirebileceği görüşü ele alındı.

Evlilikte doğru eş nasıl seçilir?

Söyleşinin en dikkat çekici bölümlerinden biri evlilik ve eş seçimi oldu. Gazeteci ve Yazar Meliha Küçüköner, “Sağlıklı bir evlilik için kişi nasıl bir eş seçmeli?” sorusunu gündeme getirirken, mizaç uyumunun ilişkilerdeki rolünü sordu. Kemal Çıtırık ise mizaç yaklaşımında insanların bazı durumlarda kendilerini dengeleyebilecek özelliklere sahip kişilere yönelebileceğini ifade etti. Buna göre hızlı ve hareketli bir yapıya sahip kişi, daha sakin ve dengeli bir mizaca sahip biriyle ilişkisinde birbirini tamamlayan bir yapı oluşturabilir. Ancak aynı özelliklerin çok yoğun şekilde bir araya gelmesinin ilişkilerde çatışma ihtimalini artırabileceği de söyleşide dile getirildi.

“Eşiniz yanlış kişi olmayabilir, mizacınızı bilmiyor olabilirsiniz”

Söyleşinin dikkat çeken mesajlarından biri de ilişkilerde insanların birbirlerinin farklılıklarını anlaması gerektiği oldu. Aynı olay karşısında iki kişinin tamamen farklı tepkiler vermesinin doğal olabileceği belirtilirken, bunun her zaman sevgisizlik, ilgisizlik veya anlaşmazlık anlamına gelmeyebileceği değerlendirildi. Bu açıdan mizaç bilgisi, kişilerin hem kendilerini hem de karşılarındaki insanı anlamaları için bir bakış açısı olarak ele alındı.

Mizaç meslek seçimini de etkiliyor mu?

Meliha Küçüköner’in yönelttiği sorular arasında meslek seçimi de önemli bir yer tuttu. Kemal Çıtırık, kişinin doğasına uygun bir alanda çalışmasının kendisini daha rahat ifade etmesine yardımcı olabileceğini belirtti. Özellikle hareketli yapıya sahip kişilerin sürekli rutin içerisinde bulunmasının zorlayıcı olabileceği, daha fazla inisiyatif kullanabildikleri alanlarda ise kendilerini daha rahat hissedebilecekleri ifade edildi. Bu değerlendirmeler, çocukların meslek seçiminde ailelerin yaklaşımının önemini de gündeme getirdi.

Anne babalara önemli mesaj: Çocuğunuz sizin hayalinizi yaşamak zorunda değil

Söyleşide çocukların yönlendirilmesi konusu da ele alındı. Çıtırık, bazı anne babaların kendi gerçekleştiremedikleri hedefleri çocukları üzerinden gerçekleştirmeye çalışabildiğine dikkat çekti. Meliha Küçüköner’in soruları üzerinden değerlendirilen bu konuda, çocukların doğal eğilimlerinin gözlemlenmesi ve onların kendi potansiyellerini ortaya koyabilecekleri alanlara yönlendirilmesinin önemli olduğu vurgulandı.

Yüz hatlarından mizaç anlaşılır mı?

Söyleşinin bir diğer merak edilen konusu ise fizyonomi oldu. Meliha Küçüköner’in yüz hatlarının mizacı gösterip göstermediğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Çıtırık, yüzün yanı sıra kişinin davranışları, yaşam biçimi, mesleği ve bulunduğu çevre gibi farklı unsurların da değerlendirmeye alınabileceğini anlattı. Çocukluk döneminde yüz hatlarının gelişmeye devam ettiğine dikkat çekilirken, bebeklik döneminde kesin mizaç analizi yapılmasının doğru olmayacağı ifade edildi.

Beslenme alışkanlıkları mizacı gösterir mi?

Söyleşide ilgi çeken başlıklardan biri de beslenme tercihleri oldu. Küçüköner, kendi beslenme alışkanlıklarından örnek vererek yemek tercihlerinin mizaçla bağlantısının bulunup bulunmadığını sordu.Çıtırık ise mizaç değerlendirmesinde kişinin sıcak veya soğuk yiyeceklere yönelik eğilimlerinin de bazı ipuçları sağlayabileceğini belirtti. Ancak herhangi bir yiyecek tercihinin tek başına kesin mizaç tespiti anlamına gelmeyeceği, farklı özelliklerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği önem taşıyor.

Ateş mizacı nasıl tanınıyor?

Söyleşinin ilk bölümünde ayrıntılı olarak ele alınan mizaçlardan biri de ateş mizacı oldu. Çıtırık, ateş mizacını hızlı hareket etme, karar alma, çevresini harekete geçirme ve girişkenlikle ilişkilendirilen özellikler üzerinden anlattı. Bu yapıya sahip kişilerin uzun süre sabit kalmakta zorlanabileceği, hareket alanlarının daha geniş olduğu işlerde kendilerini daha rahat hissedebilecekleri belirtildi. Ateş mizacının dikkat çeken özelliklerinden biri de “Ben bilirim” yaklaşımı olarak tanımlandı.

Mizaç kendimizi anlamamıza yardımcı olabilir mi?

Söyleşinin genelinde Meliha Küçüköner’in yönelttiği sorular üzerinden şu temel soru da cevap aradı: “Kendimizi gerçekten ne kadar tanıyoruz?” İnsanların davranışlarının altında yatan nedenleri anlamaya çalışmasının, kendilerini ve çevrelerindeki insanları daha iyi tanımalarına katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Mizaç yaklaşımının; kişinin kendisini tanıması, ilişkilerindeki farklılıkları anlaması ve kendi güçlü yönlerini keşfetmesi açısından kullanılabilecek bir bakış açısı olduğu aktarıldı.

Meliha Küçüköner’den izleyicilere çağrı

Söyleşinin sonunda Gazeteci ve Yazar Meliha Küçüköner, izleyicilerden kendi mizaçlarıyla ilgili düşüncelerini yorumlarda paylaşmalarını istedi. Küçüköner, gelecek bölümlerde diğer mizaç tiplerinin de ele alınacağını belirterek izleyicilerden gelen soruların yeni söyleşilerde değerlendirilebileceğini ifade etti. Meliha Küçüköner ile Kemal Çıtırık’ın gerçekleştirdiği söyleşinin devam bölümlerinde farklı mizaç tiplerinin yanı sıra insan ilişkileri, aile, çocuk yetiştirme ve kişinin kendisini tanıması gibi konuların da daha ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor.

Not: Söyleşide yer verilen mizaç, fizyonomi ve beslenme bağlantılarına ilişkin değerlendirmeler konuşmacının yaklaşımını yansıtmaktadır. Bunlar tıbbi veya psikiyatrik tanı yerine geçmez.

Muhabir: SERPİL KARA