İstanbul Sarıyer’de yaşayan 65 yaşındaki Gülşen Şenol, evinde televizyon izlediği sırada aniden sağ gözünde görme kaybı yaşadı. Başta durumu gözlük problemi sanan Şenol, kısa süre içinde görme yetisinin ciddi şekilde azaldığını fark etti. Ailesinin yardımıyla hastaneye götürülen Şenol’un yapılan tetkiklerinde, göz damarını etkileyen ciddi bir tıkanıklık tespit edildi.
Hastanede yapılan incelemelerde Şenol’a, gözün retina tabakasını besleyen atardamarda pıhtı oluşması sonucu gelişen santral retinal arter tıkanıklığı teşhisi konuldu. Bu durum, ani ve ağrısız görme kaybının en önemli nedenlerinden biri olarak biliniyor. Uzmanlar, bu hastalıkta en kritik faktörün erken müdahale olduğunu belirtiyor.
10 Saat İçinde Başlayan Tedavi Hayat Kurtardı
Hızla farklı hastanelere sevk edilen Şenol, olaydan yaklaşık 10 saat sonra hiperbarik oksijen tedavisine alındı. Yüksek basınç altında yüzde 100 oksijen verilen tedavi, gözdeki oksijenlenmeyi artırarak dokunun yeniden beslenmesini sağladı.

Tedavi sürecinde her biri yaklaşık 2 saat süren seanslar uygulandı. Toplam 14 seanslık tedavi sonrasında Gülşen Şenol’un görme yetisinde belirgin iyileşme sağlandı. İlk etapta yalnızca ışık algısı bulunan göz, süreç ilerledikçe yeniden şekil ve hareketleri seçebilir hale geldi. Şenol, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
“Bir anda gözüm karardı. Önce anlam veremedim ama sonra tamamen görmemeye başladım. Tedavi sonrası yeniden görmeye başladım.”

Tedaviyi uygulayan uzmanlar, bu tür vakalarda erken müdahalenin hayati önem taşıdığını belirtti. Hiperbarik oksijen tedavisinin, özellikle ilk saatlerde uygulandığında görme kaybını büyük ölçüde geri çevirebildiği ifade edildi. Uzmanlara göre hipertansiyon, diyabet ve damar hastalığı olan kişiler bu riskle daha fazla karşı karşıya. Sigara kullanımı da önemli bir risk faktörü olarak öne çıkıyor.






