Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan resmi ve son dakika açıklamasına göre, katil İsrail güçlerinin 2 Mart tarihinden bu yana sivil yerleşim yerlerini hedef alarak başlattığı feci bombardımanlar neticesinde hayatını kaybeden masum sivillerin sayısı ürkütücü bir seviyeye ulaşarak 3 bin 20'ye yükseldi. Adeta can pazarının yaşandığı Lübnan kentlerinde, saldırıların ilk gününden bu yana enkaz altından çıkarılan veya şarapnel parçalarıyla feci şekilde yaralananların sayısı ise 9 bin 273'e ulaştı. Uluslararası toplumun sessiz bakışları altında ilan edilen bu acı bilanço, bölgedeki insani dramın dehşet verici boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.
LÜBNAN SAĞLIK BAKANLIĞI KAN DONDURAN ACILAN BİLANÇOYU DÜNYAYA DUYURDU
İsrail ordusunun Lübnan genelindeki kentlere, kasabalara ve mülteci kamplarına yönelik acımasız harekatı durmaksızın devam ederken, resmi makamlardan gelen açıklamalar bölgedeki yıkımın büyüklüğünü tescilledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Birimi, İsrail'in 2 Mart tarihinden bu yana aralıksız olarak sürdürdüğü füze, jet ve topçu saldırılarına ilişkin ölü ve yaralı sayılarını içeren en son verileri dünya kamuoyuyla paylaştı. Bakanlığın kriz masasından aktarılan ürkütücü verilere göre; İsrail savaş uçaklarının bombardımanları sonucu yaşamını yitiren Lübnan vatandaşlarının ve göçmenlerin sayısı resmi olarak 3 bin 20'ye ulaştı. Hayatını kaybedenlerin çok büyük bir bölümünün kadınlar, yaşlılar ve kundaktaki bebekler dahil çocuklar olduğu bildirildi.
HASTANELERDE YER KALMADI! YARALI SAYISI 9 BİNİ FERSAH FERSAH AŞTI
Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı son dakika raporunda, katliam boyutuna ulaşan saldırılarda yaralanan sivil sayısının ise 9 bin 273'e ulaştığı açıklandı. Başkent Beyrut başta olmak üzere Güney Lübnan ve Bekaa Vadisi gibi bombardımanın merkez üssü konumundaki bölgelerde hastanelerin acil servisleri ve yoğun bakım üniteleri tamamen kilitlenme noktasına geldi. Tıbbi malzeme ve acil ilaç stoklarının tükenme noktasına geldiği Lübnan'da, doktorlar enkaz altından çıkarılan ağır yaralıları hayatta tutabilmek için adeta zamanla yarışıyor. Sağlık yetkilileri, İsrail'in doğrudan ambulansları, sağlık merkezlerini ve sivil savunma ekiplerini de hedef alması sebebiyle yaralılara müdahale edilmesinin imkansız hale geldiğini, bu sebeple ölü sayısının çok daha yukarılara tırmanmasından endişe duyduklarını ifade etti.
2 MART’TAN BU YANA SINIR TANIMAYAN BİR VAHŞET VE SOYKIRIM SÜRÜYOR
Bölgeyi ateş çemberine alan feci saldırıların kronolojisine bakıldığında, İsrail rejiminin 2 Mart tarihinden itibaren Lübnan'ın egemenlik haklarını ve uluslararası hukuku tamamen çiğneyerek topyekun bir imha stratejisi uyguladığı görülüyor. Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına ve insan hakları sözleşmelerine meydan okuyan katil ordunun, sivil altyapıları, enerji nakil hatlarını ve su şebekelerini de yerle bir ettiği öğrenildi. Lübnanlı yetkililer, uluslararası mahkemeleri ve küresel güçleri bu barbarlığı durdurmak üzere somut adımlar atmaya, acil ateşkes ilan edilmesini sağlamaya çağırıyor. Bölgedeki güvenlik kaynakları, enkaz kaldırma çalışmaları sürdükçe her geçen gün yeni bir facianın perdesinin aralandığını bildiriyor.



