İsrail işgal güçlerinin, Gazze’deki gayriinsani ablukayı kırmak ve açlığa mahkum edilen Filistin halkına tıbbi ile insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılan "Küresel Sumud Filosu’na" uluslararası sularda düzenlediği silahlı ve korsanvari saldırı, Anadolu’da büyük bir öfke ve protesto dalgasına yol açtı. Kahramanmaraş ve Adıyaman’da eş zamanlı olarak meydanlara inen sivil toplum kuruluşları ve binlerce vicdan sahibi vatandaş, siyonist rejimin devlet terörünü lanetledi. Kahramanmaraş’ta tarihi Abdülhamid Han Camisi avlusunda, Adıyaman’ın Kahta ilçesinde ise 100. Yıl Parkı’nda toplanan kitleler, 39 ülkeden 500’e yakın barış aktivistinin hukuksuzca alıkonulmasına tepki göstererek, Gazze’deki ambargonun derhal kaldırılması çağrısında bulundu ve Akdeniz’de esir alınan özgürlük elçileri ile Filistin halkı için tek yürek halinde dualar etti.
KAHRAMANMARAŞ ABDÜLHAMİD HAN CAMİSİ’NDE ÖFKE SELİ: "BU AÇIKÇA BİR KORSANLIKTIR"
Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çatı oluşumu olan Kahramanmaraş Platformu öncülüğünde, ikindi namazının ardından görkemli Abdülhamid Han Camisi’nin avlusunda dev bir protesto mitingi gerçekleştirildi. Namaz çıkışında ellerinde Filistin ve Türk bayraklarıyla avluyu hıncahınç dolduran yüzlerce vatandaş, İsrail aleyhine sloganlar atarak tekbirler getirdi.
Kahramanmaraş Platformu Dönem Sözcüsü Adnan Alagöz, grup adına yaptığı basın açıklamasında, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayarak saldırdığı Küresel Sumud Filosu'nun sadece un, ilaç veya mama taşımadığını vurguladı. Alagöz, bu filonun dünyanın 39 farklı ülkesinden, bambaşka din ve dillere mensup 500’e yakın vicdan sahibi sivil aktivistin zulme karşı ortak insani duruşunu temsil ettiğini belirterek, askeri müdahalenin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne göre açıkça bir deniz haydutluğu, korsanlık ve terör eylemi olduğunu ilan etti.

MAVİ MARMARA DEHŞETİNİ UNUTMADIK: "ENGELLENEN HER GEMİNİN YERİNE YENİSİNİ YAPACAĞIZ"
Siyonist rejim İsrail'in denizlerdeki bu vahşi ve hukuksuz müdahalelerinin ilk olmadığının altını çizen Platform Sözcüsü Adnan Alagöz, hafızalardan silinmeyen Mavi Marmara katliamını hatırlattı. Konuşmasında kararlılık mesajları veren Alagöz, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler 2010 yılında yine uluslararası sularda insani yardım götüren Mavi Marmara gemisine yapılan ve 10 canımızın, aktivist kardeşimizin şehit edilmesiyle sonuçlanan o kanlı saldırıyı unutmadık. Sumud ve Özgürlük Filosu girişimlerine, Vicdan ve Madleen gemilerine yapılan alçakça müdahaleleri de hafızamızda tutuyoruz. İsrail, Küresel Sumud Filosu'na saldırarak aslında Gazze'deki açlığın, soykırımın ve zulmün son bulmasını haykıran küresel vicdanı ve uluslararası dayanışmayı kelepçelemek istiyor. Sanıyorlar ki gemilere el koyunca, aktivistleri tutuklayınca umutlar tükenecek, Filistin yalnız kalacak. Ama çok büyük yanılıyorlar! Sumud Filosu’na yapılan her engelleme, Akdeniz’e açılacak yeni özgürlük filolarının habercisidir. Durmayacağız, geri adım atmayacağız; engellenen her bir geminin yerine yenilerini inşa edip Akdeniz'e salacağız."
Alagöz, uluslararası sularda korsanlıkla gözaltına alınan yabancı aktivistlerin acilen serbest bırakılması ve Gazze’deki ablukanın bütünüyle kaldırılması için dünyayı somut adım atmaya çağırdı. Açıklamanın ardından cami avlusunda eller semaya açılarak Gazze şehitleri için dualar okundu.
ADIYAMAN KAHTA’DA 19 MAYIS AKŞAMI "SUMUD" ÇIĞLIĞI: GECE KARANLIĞINDA SİLAHLA ÇÖKTÜLER
İsrail’in Akdeniz’deki haydutluğuna bir diğer sert ve gür ses de Adıyaman’ın Kahta ilçesinden yükseldi. Kahta Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nun çağrısıyla 100. Yıl Parkı’nda bir araya gelen yüzlerce Adıyamanlı, "Katil İsrail Akdeniz'den Defol", "Filistin Halkı Yalnız Değildir" sloganlarıyla parkı inletti.
Grup adına kitleye hitap eden Platform Sözcüsü Ahmet Özbey, sivil ve barışçıl bir inisiyatifle yola çıkan yardım gemilerine karşı yürütülen barbarlığı lanetledi. Özbey, İsrail ordusunun uluslararası sularda gece karanlığından faydalanarak; askeri dronlar, sinyal karıştırıcı jammer cihazları, zırhlı botlar ve otomatik silahlarla adeta bir savaş operasyonu gibi silahsız aktivistlerin üzerine çöktüğünü, gemileri zorla gasp ederek barış elçilerini bilinmeyen limanlara kaçırıp hukuksuzca alıkoyduğunu ifade etti.
"SESSİZ KALMAK SOYKIRIMA ORTAK OLMAKTIR"
Tüm dünya kamuoyuna ve uluslararası mekanizmalara Kahta meydanından seslenen Ahmet Özbey, sessiz kalan devletlerin ve liderlerin bu insanlık suçuna doğrudan ortak olacağını söyledi. Özbey, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Siyonist rejim insanlığı bir kez daha ayaklar altına almıştır. Buradan ilan ediyoruz: İsrail'in bu sınır tanımaz barbarlığı karşısında kafasını kuma gömenler, sessiz kalanlar bu soykırıma ve zulme ortaktır. Kahta STK Platformu ve Adıyaman halkı olarak; dualarımızla, sesimizle ve tüm lojistik gücümüzle Akdeniz'in hırçın dalgalarında özgürlük için çırpınan o gemilerin, mazlum Filistin halkının ve yiğit Sumud aktivistlerinin sonuna kadar yanındayız. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları, devletleri bu organize devlet terörüne karşı kınama mesajlarının ötesine geçerek derhal somut yaptırımlar uygulamaya ve alıkonulan esir kardeşlerimizi derhal serbest bıraktırmaya davet ediyoruz."
Büyük bir huşu içinde dinlenen basın açıklamasının ardından, meydanda toplanan kalabalık hep birlikte Filistin'in özgürlüğü ve esir aktivistlerin selameti için yapılan duaya "amin" diyerek dağıldı.



