4 Mart Dünya Obezite Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Namık Özkan, obezitenin yalnızca fazla kilo sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Obezitenin kalp-damar hastalıklarından diyabete, solunum problemlerinden bazı kanser türlerine kadar pek çok ciddi sağlık sorununa zemin hazırladığını belirten Özkan, Türkiye’de yetişkin nüfusun yarısından fazlasının normal kilonun üzerinde olduğunu ifade etti. Özellikle kadınlarda obezite oranının erkeklere göre daha yüksek görüldüğüne dikkat çeken Özkan, obeziteyle mücadelenin yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.
KADINLARDA OBEZİTE ERKEKLERE GÖRE DAHA YÜKSEK
Memorial Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü ve Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi’nden Prof. Dr. Namık Özkan, obezitenin vücutta yağ oranının anormal derecede artmasıyla ortaya çıkan kronik ve ilerleyici bir hastalık olduğunu belirtti.
Özkan, erkeklerde vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 15-18’ini yağ dokusunun oluşturduğunu, kadınlarda ise bu oranın yüzde 20-25 seviyesinde olduğunu ifade etti. Erkeklerde yağ oranının yüzde 25’i, kadınlarda ise yüzde 35’i aşmasının obeziteye işaret ettiğini dile getirdi.
Türkiye’nin obezite oranları açısından Avrupa’da üst sıralarda yer aldığına dikkat çeken Özkan, yetişkin nüfusun yarısından fazlasının normal kilonun üzerinde olduğunu söyledi. Kadınlarda obezite oranının erkeklere göre daha yüksek görüldüğünü belirten Özkan, özellikle çocukluk çağı obezitesindeki artışın ilerleyen yıllarda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini ifade etti.
OBEZİTE KALP HASTALIKLARI VE DİYABET RİSKİNİ ARTIRIYOR
Obezitenin yalnızca estetik bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Namık Özkan, fazla kilonun kalp-damar sistemi üzerinde önemli riskler oluşturduğunu söyledi.
Fazla kilonun vücutta kronik inflamasyona yol açtığını belirten Özkan, bunun damar yapısını bozarak kalp hastalığı riskini artırdığını ifade etti. Vücut kitle indeksindeki her artışın koroner kalp hastalığı riskini anlamlı ölçüde yükselttiğini kaydetti.
Özkan ayrıca obez bireylerde kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ve hipertansiyon gibi rahatsızlıkların daha sık görüldüğünü belirtti. Pek çok kişinin ilk kez ciddi bir kalp sorunu yaşadıktan sonra kilo verme konusunda karar aldığını ifade eden Özkan, kardiyologların yaptığı uyarıların hastalar üzerinde güçlü bir motivasyon oluşturduğunu söyledi.
OBEZ BİREYLERDE TİP 2 DİYABET RİSKİ DAHA YÜKSEK
Prof. Dr. Namık Özkan, obezite ile Tip 2 diyabet arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu da vurguladı. Özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın insülin direncini tetiklediğini belirten Özkan, obez bireylerde Tip 2 diyabet riskinin normal kilolu bireylere göre çok daha yüksek olduğunu söyledi.
Diyabetin böbrek yetmezliği, görme kaybı, sinir hasarı ve kalp hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Özkan, vücut ağırlığında sağlanacak yüzde 5-10’luk bir azalmanın bile kan şekeri kontrolünde önemli iyileşme sağlayabileceğini ifade etti.
Bilimsel araştırmaların obezitenin en az 13 farklı kanser türü için bağımsız risk faktörü olduğunu ortaya koyduğunu belirten Özkan, özellikle meme, kolon, rahim, pankreas ve böbrek kanserlerinde risk artışının dikkat çektiğini söyledi.
OBEZİTE GÜNLÜK YAŞAM KALİTESİNİ DE DÜŞÜRÜYOR
Obezitenin kas ve iskelet sistemi üzerinde de önemli etkiler oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Namık Özkan, fazla kilonun diz ve kalça eklemlerine binen yükü artırdığını söyledi.
Her fazla kilonun özellikle diz eklemlerine yürüyüş sırasında katlanarak yük bindirdiğini belirten Özkan, bunun zamanla eklem aşınmasına ve kronik ağrılara yol açtığını dile getirdi. Bu durumun merdiven çıkmada zorlanma, çabuk yorulma ve hareket kısıtlılığı gibi sorunlara neden olabileceğini ifade etti.
Ayrıca obstrüktif uyku apnesinin de obez bireylerde sık görüldüğünü belirten Özkan, gece boyunca yaşanan nefes durmalarının kalp sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu vurguladı.
PSİKOLOJİK ETKİLER DE GÖZ ARDI EDİLMEMELİ
Obezitenin yalnızca fiziksel değil psikolojik etkileri de bulunduğunu belirten Prof. Dr. Namık Özkan, beden algısında bozulma, özgüven kaybı, depresyon ve anksiyete gibi sorunların ortaya çıkabileceğini söyledi.
Özkan, obezitenin çoğu zaman bireyin sosyal yaşamını da kısıtladığını belirterek suçlayıcı yaklaşımlar yerine destekleyici bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Obezitenin irade zayıflığı değil çok faktörlü bir hastalık olduğunu dile getiren Özkan, tedavide sürdürülebilir yaşam tarzı değişikliklerinin önemine dikkat çekti.
Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli uyku ve stres yönetiminin obeziteyle mücadelenin temel unsurları olduğunu ifade eden Özkan, küçük ama kararlı adımların sağlık açısından büyük fark yaratabileceğini söyledi.
Kaynak: DHA




